KILIÇDAROĞLU GERÇEĞİ

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ülke siyasetinin son yıllarına olumsuz anlamda damga vuran isimlerin başında, rakiplerinin ‘Bay Kemal’ dedikleri Kemal Kılıçdaroğlu geliyor. Aslında geliyormuş demek daha doğru. Çünkü bir ara ülkenin kurtarıcısı, gençlerin geleceği Kemal dedeydi. Milyonlarca insan ona ve çıkmış olduğu yola inanmıştı. Her yerde mitingler yürüyüşler düzenleniyor ve Kemal dede umudun baş aktörü olarak görünüyordu.

Oysa ki öyle olmadığı çok geçmeden anlaşıldı. Siyaseti ve Türkiye toplumunu bilenler Kılıçdaroğlu’nun bu durumuna çok şaşırmadı aslında. Anayasaya aykırı ama yine de evet diyeceğiz deyip dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek olmuştu. Ümit Özdağ gibi insanlık düşmanı bir liderle gizli anlaşma yaparak kendisine destek istemişti. Yumuşak muhalefet ile AKP’nin yoluna taşları dizmişti. Ekmelettin İhsanoğlu gibi düşük profilli birini gündeme getirip cumhurbaşkanı adayı yapmıştı. Bana göre en karışık olan Muharrem İnce’nin aday yapıldığı dönemdi. Mitinglerinde yüzbinler vardı ve sonuç ortada. Adama gece yarısında birkaç saat ulaşılmamıştı ve sonuç ortada. Bunlar bir çırpıda aklımıza gelenler. 

Kürt ve Alevi olmasına rağmen bunu hemen hemen hiçbir zaman dile getirmemişti. Düzenin makul gördüğü Kürt Alevi profili çerçevesinde bir memur gibi idare ettirdi CHP’yi. Bugün gelinen noktada tüm taşlar yerine oturuyor aslında. Bugün genel merkezdeki konuşması iktidara yakın televizyonlarda canlı yayınlanıyor. Bu durum bile başlı başına açıklıyor her şeyi. 

İktidar elinde bulundurduğu gücü kaybetmemek adına tüm tuşlara basıyor. DEM parti ile sonu bir türlü gelmeyen çözüm süreci görüşmeleri, mutlak butlan ile CHP’yi bölüp olası seçimde hazırlıksız yakalama durumu. Önce DEM, sonrada CHP’li belediyelere kayyum atama. En ufak bir açık yakaladığı belediyeleri kendi yanına çekme. Yani iktidarının devamı için her yol mübah ne yazık ki. 

Böyle durumlarda kolu kanadı olmayan muhalefetin doğal olarak da dayanma gücü kalmıyor. Karşısında devletin tüm imkanlarını şuursuzca kullanan bir iktidar var. Gazeteler, televizyonlar, kamu kuruluşları, dernekler, valiler, kaymakamlar adeta birer AKP üyesi gibiler her bulundukları yerde. Yani demem o ki; mücadele bile hiç adil değil. Hal böyle olunca da Kılıçdaroğlu gibi düzenin yandaşları bitmiyor.  Burada Özgür Özel’in hakkını teslim etmek gerekiyor. Kendisinden beklenmeyecek bir performansla başkanlığı yürüttü ve yürütmeye devam ediyor. 

Türkiye’de her şey ama her şey mümkün. Çünkü ne kadar da kabul etmezsek üçüncü dünya ülkesiyiz. Yıllardır ezberlediğimiz bir söz ile bitirelim. Bu daha iyi günlerimiz.

KILIÇDAROĞLU GERÇEĞİ

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.