kaynak olarak ekleyin
Şanlıurfalı Abdülaziz Kutluay, kabri başında anıldı.
Adıyaman Güzergah Derneği Kurucu Başkanı Dr. Hüseyin Ali Tamer, Kutluay’ın hayatından örnekler paylaşarak onun yalnızca Şanlıurfa için değil, bütün bölge için önemli bir isim olduğunu ifade etti.
Abdülaziz Kutluay’ın sahabeler üzerine önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Tamer, özellikle Hazreti Safvan ile ilgili araştırmalarını hatırlattı. Kutluay’ın bölgenin tarihî ve dinî değerlerinin tanıtılması için de çaba gösterdiğini dile getiren Tamer, Bozova ile Samsat arasında feribot seferlerinin düzenlenmesini istediğini, böylece Şanlıurfa ile Adıyaman arasındaki ulaşımın kolaylaşmasını amaçladığını aktardı.
“İHLAS, İMAN VE CESARETLE YOLA ÇIKMALIYIZ”
Konuşmasında Kutluay’ın mücadelesinden çıkarılması gereken derslere değinen Tamer, ihlas, iman ve cesaretin önemine şu sözlerle dikkati çekti:
“Birincisi ihlas, cesaret ve imanla yola çıkmak. Ne yapabileceğimize bakacağız, yola çıkacağız ve yürümeye devam edeceğiz. Bakalım Allah bize ne nasip edecek. İkincisi ihlastır. Ne yaparsak yapalım Allah için yapacağız. Nefsimiz için, başka bir beklentiyle, alkışlanmak, takdir edilmek ya da makam ve mevki sahibi olmak için değil; tamamen Allah’ın rızasını kazanmak için çalışacağız. O zaman Allah bize istikamet nasip eder. Üçüncüsü ise cesarettir. Cesaret herkese yakışır ama müminlere, özellikle de ilim sahibi ve mücadele eden insanlara daha çok yakışır. Allah Abdülaziz Hoca’ya rahmetiyle muamele etsin. Kendisi yalnızca Şanlıurfa için değil, bütün bölge için önemli bir isimdi. Sahabe üzerine önemli çalışmaları vardı. Yıllarca bu alanda emek verdi. Son dönemlerinde Hazreti Safvan ile ilgili çalışmaları olduğunu da hatırlıyorum. Bozova ile Samsat arasında feribot seferleri düzenlenmesini, böylece Urfa’ya ve Adıyaman’a gelenlerin iki şehir arasında daha rahat ulaşım sağlamasını isterdi.”
“İNSANIN İMANI VARSA YAPABİLECEĞİ DE VARDIR”
İlim sahibi ve mücadele eden insanların cesaretli olması gerektiğini de vurgulayan Tamer, Abdülaziz Kutluay’ın bu yönüyle örnek bir isim olduğunu şu sözlerle ifade etti:
Bölgede, İslam ordusunun konakladığı yerlerden biri olduğuna inandığı bir tepeyle ilgili de çok konuşur, bu konuda mücadele ederdi. Ancak ne yazık ki bu çalışmalar istenilen aşamaya ulaşamadı. Allah rahmet eylesin, inşallah bizleri de onun yolundan ayırmasın. Abdülaziz Hocamızın hayatından gördüğüm bir hususu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendisiyle uzun süre birlikte çalışma imkânımız olmadı. Ancak son dönemlerde gördüklerim ve bana anlattığı hayat hikâyesi, onun mücadelesini anlamamız açısından oldukça önemliydi. Kendisi aslında bir torna ustasıydı. Hatta bir gün cuma namazına gittiğinde camide imamın bulunmadığını anlatmıştı. İnsanlar kendisinde bu yönde bir yeterlilik görmüş olmalı ki ona cübbe giydirmişler. Kendi ifadesiyle, yağlı tornacı kıyafetlerinin üzerine imam cübbesini giymiş, cuma namazını kıldırmış ve hutbesini irat etmiş. Sonrasında da bu yolda ilerlemeye devam etmiş. Bazen şeytan vesvese verir, nefsimiz bizi geri çeker ve kendi kendimize şöyle deriz: “Ben ne yapabilirim ki? Benim mesleğim ilahiyat değil. İslami ilimler okumadım. Din adına ne söyleyebilirim, nasıl bir mücadele verebilirim?”
TORNACILIKTAN İLİM VE MÜCADELE YOLUNA
Abdülaziz Kutluay’ın hayat hikâyesinden bir kesit de paylaşan Tamer, Kutluay’ın aslında torna ustası olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“İşte bu, insanın önüne çıkan ciddi bir engeldir. İslam’da ruhbanlık yoktur. Bazı dinî geleneklerde dinle ilgilenen ayrı bir sınıf bulunurken diğer insanlar günlük hayatlarını sürdürür. Ancak İslam böyle bir ayrım yapmaz. İslam, ona iman eden herkesin hayatında yer alması ve yaşanması gereken bir inançtır. İnsan, inandığı değerleri yaşamak ve onları güzellikle anlatmak için mutlaka din görevlisi olmak zorunda değildir. Abdülaziz Hocamızın hayatı da bize bunu gösteriyor. Kendisi bir torna ustası olmasına rağmen “Benim mesleğim bu, ben ne yapabilirim ki?” demedi. İman etti, sorumluluk aldı ve yola çıktı. Çünkü insanın imanı varsa, imkanları ölçüsünde yapabileceği de vardır.”
Tamer, konuşmasının sonunda Abdülaziz Kutluay’a Allah’tan rahmet dileyerek, kendilerinin de onun izinden ayrılmamaları temennisinde bulundu.


0 Yorum