Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve bugün ülke genelindeki camilerde okutulan Cuma hutbesi, “Din İstismarı” başlığıyla yayımlandı.
Hutbede, İslam’ın aşırılığı kesin bir dille reddettiği vurgulanırken, sahih dini bilginin bireysel ve toplumsal hayat açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.
SAHİH BİLGİ VURGUSU
Hutbede, insanın yaratılış gayesine işaret edilerek, “İnsanın yaratılış hikmetlerinden biri, yeryüzünü imar etmektir. İnsan; sahih dini bilgiye ulaştığı ölçüde hikmet üzere bir hayat inşa eder” ifadelerine yer verildi. Sahih dini bilgiden uzaklaşılması halinde ise “imar yerini ifsada, ıslah yerini bozgunculuğa bırakır” denildi.
AŞIRILIĞA KARŞI UYARI
İslam’ın aşırılığı reddettiği hatırlatılan hutbede, Hz. Muhammed’in, “Ey insanlar, dinde aşırılıktan sakının. Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılık helâk etti” hadisi aktarıldı. Kur’an-ı Kerim’de Müslümanların “aşırılıklardan uzak bir ümmet” olarak nitelendirildiği vurgulandı.
DİN İSTİSMARI ELEŞTİRİSİ
Hutbede, din istismarında bulunan kişilerin amaçlarının “din kisvesi altında İslam toplumu içinde fitne ve fesat çıkarmak, Müslümanları birbirine düşürmek” olduğu ifade edildi. Bu kişilerin, “Kur’an-ı Kerim’i ve sünnet-i seniyyeyi gerçek anlamından koparıp keyfi yorumlara yöneldikleri” belirtilerek, ayrıştırıcı ve dışlayıcı bir dil kullandıkları kaydedildi.
“HİÇ KİMSE DİNİN ASIL TEMSİLCİSİ OLAMAZ”
Dinin sahibinin Allah olduğu vurgulanan hutbede, “Hiç kimse, dinin asıl temsilcisi olarak kendini göremez. Mutlak doğrunun sadece kendisine ait olduğunu iddia edemez” denildi.
Dijital mecralarda gençleri hedef alan yapılara karşı uyarıda bulunulan hutbe, “Gençlerimizin sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden almalarına özen göstermeliyiz” çağrısıyla sona erdi.

0 Yorum