ABD Adalet Bakanlığı’nın, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin yayımladığı 3 milyon sayfalık yeni belgelerde, Türkiye’den isimlerin de farklı şekillerde yer aldığı iddia edildi.
Belgelerde bazı isimler mail zincirlerinde yer alırken, bazıları yalnızca adlarıyla geçiyor. Dosyada adı geçen kişi ve kurumların açıklama yapması beklenirken, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Epstein suç ağında mağdur olan Türk çocukların bulunup bulunmadığı iddialarının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) araştırılmasını talep etti
ABD Adalet Bakanlığı, çocuklara yönelik tecavüz ve fuhuş ağı kurmak suçlamasıyla tutuklanan ve cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein davasına ilişkin milyonlarca yeni belge yayımladı.
Epstein’in, yıllarca reşit olmayan çocukların sistematik olarak istismar edildiği, uluslararası bağlantılara sahip bir ağın merkezinde bulunduğu iddia edilmişti. 2019’da tutuklu bulunduğu cezaevinde ölen Epstein’in ölümü resmî kayıtlarda “intihar” olarak geçse de soruşturmalar ve davalar halen devam ediyor.
2026 başında ABD’de açıklanan yeni belgeler, Epstein’in suç ağının yalnızca bireysel bir suç zinciri olmadığını, siyaset, diplomasi ve sermaye çevrelerine uzanan çok katmanlı bir yapı barındırdığı yönünde iddiaları ortaya çıkarmıştı. Belgelerde çocukların farklı ülkelerden temin edilerek farklı coğrafyalara taşındığı ve elit çevrelere sunulduğu yönünde ağır iddialar yer alıyor.
Bu kapsamda DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Türkiye’nin de adı geçen ülkeler arasında yer aldığını belirterek, TBMM’ye sunduğu önerge ile Meclis bünyesinde araştırma komisyonu kurulması talebinde bulundu.
Milletvekili Ayan, TBMM’ye sunduğu önergede bazı belgelerde Türkiye’den veya Türkiye’de bulunan çocukların suç ağına dâhil edilmiş olabileceğinin öne sürüldüğünü belirtti. Ayan, bazı Epstein mağdurlarının Antalya’daki bir otele getirildiği ve yazışmalarda yer alan ifadelerin çocukların cinsel sömürüye hazırlanmasına ilişkin iddialar içerdiğini ifade etti.
Ayan, iddiaların henüz yargı kararıyla kesinleşmemiş olmasına rağmen bağımsız ve şeffaf bir soruşturmanın zorunlu olduğunu belirterek, çocukların korunmasının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle devletin yükümlülüğü olduğunu hatırlattı.
TBMM’nin denetim görevini yerine getirmesi için Meclis Araştırması açılmasının şart olduğunu ifade eden Ayan, ilgili önergesini TBMM’ye sundu.

0 Yorum