ÖZEL HABER | Türkiye genelinde olduğu gibi Şanlıurfa’da da sanal kumar bağımlılığı giderek yayılıyor. On binlerce kişinin bu alışkanlığın etkisi altına girdiği belirtilirken, özellikle gençler arasında ciddi bir risk oluşturuyor. Her geçen gün bu bağımlılık nedeniyle hayatına son vermeye kalkışan ya da telafisi zor hatalar yapan kişilerin sayısında artış yaşandığı ifade ediliyor.
Vatandaşları borç batağına sürükleyen ve ardından psikolojik çöküntüye neden olan bu bağımlılık, zamanla bireyin hem kendisine hem de çevresine zarar vermesine yol açıyor. Şanlıurfa’da son günlerde artış gösteren hırsızlık ve intihar vakalarının da bu durumla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlar ise sanal kumar bağımlılığıyla mücadelede en önemli adımın profesyonel destek almak olduğuna dikkat çekiyor. Psikologlar, gerekli destek alınmadığı takdirde kişilerin geri dönüşü olmayan yollara sürüklenebileceği uyarısında bulunuyor.
Şanlıurfa’da psikolog olarak hizmet veren Nursena As, Gazeteipekyol.com’a konuşarak, sanal kumar bağımlılığı hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
AS: SANAL KUMAR BAĞIMLILIĞI TEDAVİ EDİLMESİ GEREKEN RUHSAL SAĞLIK SORUNUDUR
Sanal kumar bağımlılığının ahlaki bir kusur olmadığını belirten As, “Bugün Türkiye’de on binlerce insanımızı, ailemizi ve gençlerimizi içine çeken "sanal kumar bağımlılığına" dair mesleki bir sorumlulukla konuşmak istiyorum. Bir psikolog olarak şunu net bir şekilde ifade etmeliyim: Kumar bağımlılığı bir irade zayıflığı veya ahlaki bir kusur değil; beyindeki ödül sistemini bozan, tedavi edilmesi gereken ruhsal sağlık sorunudur.” dedi.

“MADDE BAĞIMLILIĞINDAN FARKI YOKTUR”
As, sanal kumar bağımlılığının madde bağımlılığından farksız olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Toplumda genellikle bağımlılık dendiğinde akla alkol veya uyuşturucu gibi maddeler gelir. Ancak sanal kumar, "davranışsal bağımlılıklar" sınıfına girer ve beynimiz üzerindeki etkisi madde bağımlılığından farksızdır. Bir madde bağımlısı vücuduna dışarıdan kimyasal bir madde aldığında beyni nasıl kontrolsüzce dopamin (haz hormonu) salgılıyorsa, kumar bağımlısı da o bahis düğmesine bastığında veya sonucunu beklediği o saniyelerde aynı kimyasal patlamayı yaşar. Sanal kumarın en sinsi yönü ise fiziksel bir kanıt bırakmamasıdır; sarhoşluk yaratmaz, kokusu yoktur ama ruhu ve sosyal hayatı en az bir madde kadar hızlı çürütür.”
“BU BATAKLIKTAN ÇIKMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?”
Kumar bataklığından kurtulmak için önemli adımları açıklayan As, sözlerine şöyle devam etti:
“Sanal kumarla mücadelede en büyük engel, "kaybettiğimi geri alırsam bırakırım" yanılgısıdır. Kumar oynamak bir para kazanma yöntemi değil, bir para kaybetme mekanizmasıdır. Eğer bu döngünün içindeyseniz, şu adımları kararlılıkla atmalısınız:
Finansal kanalların kapatılması: Bağımlılığın en büyük yakıtı paradır. Bu süreçte banka hesaplarınızın kontrolünü güvendiğiniz bir aile üyesine devredin, kredi kartlarınızı iptal edin ve günlük harcama limitlerinizi en alt seviyeye çekin.
Dijital bariyerler oluşturun: Kumar sitelerine erişimi tamamen engelleyen yazılımlar kullanın. Sosyal medyada karşınıza çıkan bahis reklamlarını ve tetikleyici hesapları engelleyerek dijital çevrenizi temizleyin.
Dürüstlük çemberi kurun: Bağımlılık yalanla beslenir. Durumunuzu ailenizle veya bir yakınınızla dürüstçe paylaşın. Gizlilik ortadan kalktığında, bağımlılığın üzerinizdeki baskısı da hafiflemeye başlayacaktır.”
İZLENECEK YOL HARİTASI
Kumarı bıraktıktan sonra izlenecek yol haritasının çok önemli olduğunu belirten As, “Bu süreç sadece kumarı bırakmak değil, yaşam tarzını yeniden inşa etmektir. Kumarın bıraktığı o devasa zaman ve enerji boşluğunu; sporla, sosyal sorumlulukla veya yeni bir meşguliyetle doldurmak zorundasınız. Tetikleyicilerinizi tanıyın; hangi duygu (stres, yalnızlık, can sıkıntısı) sizi ekrana yönlendiriyorsa o duyguyu yönetmeyi öğrenmelisiniz.” ifadelerini kullandı
“PSİKOLOJİK DESTEK ALMAK HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR”
Sanal kumar bağımlılığından kurtulmak isteyen bireylerin mutlaka psikolojik destek alması gerektiğini ifade eden As, son olarak şunları kaydetti:
“Pek çok danışanım "kendi başıma halledebilirim" diyerek yola çıksa da, kumar bağımlılığı çoğu zaman tek başına yenilemeyecek kadar karmaşık bir bilişsel süreçtir. Biz psikologlar olarak bu süreçte sadece "oynama" demiyoruz; biz şunları yapıyoruz:
Düşünce hatalarını düzeltiyoruz: Bağımlının beynindeki "bu sefer kesin gelecek" gibi hatalı inançları Bilişsel Davranışçı Terapi ile yeniden yapılandırıyoruz.
İlaç tedavisi: Bazı durumlarda, bağımlılığı kontrol altına almak için antidepresanlar ve dopamin düzenleyici ilaçlar kullanılabilir.
Unutmayın; sanal kumar bir kader değil, tedavi edilebilir bir hastalıktır. Profesyonel bir destek almak, sadece paranızı değil, kaybettiğiniz huzuru ve özsaygınızı da geri kazanmanın en güvenli yoludur.”

0 Yorum