Şanlıurfa Tabip Odası: Bu sağlık sistemini kabul etmiyoruz

Şanlıurfa Tabip Odası, Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıl dönümünde yaptığı açıklamada sağlıkta şiddetin geldiği noktaya dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu.

Şanlıurfa Tabip Odası: Bu sağlık sistemini kabul etmiyoruz

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şanlıurfa Tabip Odası, Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıl dönümü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. 

Açıklamada sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin giderek arttığına dikkat çekilirken, mevcut sağlık sisteminin bu durumu beslediği ifade edildi. Hekimlerin maruz kaldığı şiddetin boyutuna ilişkin veriler paylaşılırken, çözüm için somut adımlar atılması gerektiği vurgulandı.

Basın açıklamasını oda adına Tabip Odası Genel Sekreteri Uzm. Dr. Derya Bulgur okudu. Açıklamada öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“ŞİDDETSİZ BİR SAĞLIK SİSTEMİ MÜMKÜN VE ZORUNLUDUR”

Yaşamının baharında, mesleğinin başında genç bir hekimin, Dr. Ersin Arslan’ın ailesinden, sevdiklerinden, hastalarından, hayallerinden acımasızca koparılmasının üzerinden tam 14 yıl geçti.

Türk Tabipleri Birliği olarak, Dr. Ersin Arslan’ın aramızdan ayrıldığı 17 Nisan’ı “Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü” ilan ederken; sağlık emek-meslek örgütleri ile birlikte her yıl düzenlediğimiz anma etkinliklerinde ve basın açıklamalarında hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik tırmanan şiddete dikkat çekmeye çalıştık.

“SAĞLIKTA ŞİDDET DAHA DA TIRMANDI”

Siyasi iktidar ise çağrılarımız ve çığlıklarımız karşısında üç maymunu oynamak bir yana hem sağlık alanında hekimler ve sağlık çalışanları ile hastaları karşı karşıya getiren hem de toplumsal alanda gerilimi tırmandırıp şiddet eğilimini besleyen politikalara yenilerini ekledi.

Nihayetinde sağlıkta şiddet daha da tırmandı, “Artık doktor dövebiliyoruz” sözü bir övünç kaynağına dönüştü, katledilen hekimlere ve sağlık çalışanlarına yenileri eklendi.

“HEKİMLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU ŞİDDETE MARUZ KALDI”

Türk Tabipleri Birliği Şiddet Çalışma Grubu yürütücülüğünde 3-20 Mart 2026 tarihleri arasında ülkemizin 69 ilinden 1105 hekimin katılımıyla gerçekleştirilen, ayrıntıları ayrıca açıklanacak araştırmaya göre:

Hekimlerin yüzde 59,3’ü (648 hekim) bugüne kadar çalışma yerinde şiddete uğradığını ifade etmiştir.

Hekimlerin yüzde 57,7’si (638 hekim) psikolojik şiddete (sözlü taciz, zorbalık, taciz ve tehditler); yüzde 21,7’si (240 hekim) fiziksel şiddete (dayak, tekme, tokat, bıçaklama, ateş etme, itme, ısırma vb.) maruz kaldığını belirtmiştir. Her iki şiddet türünde de hastalar ve hasta yakınlarının en sık fail; acil servis ve polikliniklerin ise en sık şiddet ortamları olduğu saptanmıştır.

“SAĞLIK KURUMLARINDA GÜVENLİK YETERSİZ”

İş yerlerinde şiddetin önlenmesi kapsamında: Hekimlerin yüzde 66,2’si (732 hekim) güvenlik önlemlerinin (ör. Kapılara X-ray cihazı, güvenlik görevlileri, metal dedektörler, kameralar, panik butonları, alarmlar) mevcut olmadığını; yüzde 70,1’i (775 hekim) çevrenin iyileştirilmesine yönelik (ör. Aydınlatma, mahremiyet) düzenlemelerin olmadığını; yüzde 82,8’i (915 hekim) genel erişim kısıtlamasının (ör. ziyaretçi kontrolü) olmadığını; yüzde 94,3’ü (1042 hekim) daha önce agresif davranışlar gösteren şiddet eğilimli veya faili hasta/başvuranların farkında olmak için sistemde bir kayıt mekanizması olmadığını; yüzde 80,1’i (885 hekim) iletişim/çatışma yönetimi gibi konularda personel eğitimi düzenlenmediğini belirtmiştir.

“HEKİMLER ENDİŞELİ VE YASAL DÜZENLEMELER YETERSİZ”

Hekimlerin %88,5’i (970 hekim) çalışma yerinde şiddet konusunda endişeli olduğunu ifade etmiştir.

Hekimlerin %91,4’ü sağlıkta şiddetle ilgili yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı kanaatindedir. Araştırmaya katılan hekimlerin neredeyse tümü caydırıcı yasal düzenlemeleri ivedilikle talep etmektedir.

“BU SAĞLIK SİSTEMİNİ KABUL ETMİYORUZ”

17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde bir kez daha söylüyoruz:

• Sağlığın meta, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının köle, hastaların müşteri haline getirildiği;

• Birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık politikalarından uzaklaşıldığı, aile sağlığı merkezlerinde sağlıklı ve güvenli koşulların sağlanamadığı;

• Şehirlerin merkezlerindeki hastaneler birer birer kapatılırken, uzak noktalara konumlandırdıkları şehir/şirket hastaneleri ile tüm yurttaşların geleceğinin çalındığı;

• Üniversite hastanelerinin ve tıp eğitiminin her anlamda niteliksizleştirildiği;

• Randevuların alınamadığı, alınabildiğinde ise muayenelerin beş dakikaya sıkıştırıldığı, ameliyatların yapılamadığı, hastalıkların önlenemediği, sağlık hakkının yok sayıldığı;

• Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvencesiz-güvensiz çalışma koşullarıyla ve mesleki özerkliğe yapılan müdahalelerle kuşatıldığı, tükenmişliğe itildiği, istifaya ve göçe zorlandığı;

• Şiddetin doğrudan ve dolaylı yollarla körüklendiği ve olağanlaştırıldığı

“CAYDIRICI DÜZENLEMELER HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları olarak; mesleğimizin şiddetle kuşatılan değil karşılıklı güven içeren bir sağlık ortamında yürütülebileceğini, “Sağlıkta şiddet sona Ersin!” sloganının ancak örgütlü mücadele ve dayanışma ile hayata geçebileceğini biliyoruz. Bu nedenle sağlıkta şiddetin sebeplerini sorgulamaya, anlamaya, anlatmaya ve çözüm politikalarımızın hayata geçirilmesi için mücadeleye devam ediyoruz.

• Performans sisteminin kaldırıldığı, ekip çalışmasının odağa alındığı, nitelikli bir çalışma düzeninin hakim olduğu;

• Randevuların her hastaya yeterli süre ayrılacak şekilde düzenlendiği;

• Sağlık kurumlarında yeterli sayıda, güvenceli sağlık çalışanının görevlendirildiği;

• Sağlık kurumlarında güvenli çalışma koşullarının sağlandığı;

• Merkezi şikayet hatlarının kaldırıldığı;

• Acil servislerde sadece acil hastalara hizmet verildiği;

• Sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik TTB’nin hazırlayıp Meclis’e sunduğu ve caydırıcı düzenlemelerin olduğu yasa teklifinin hayata geçirildiği

Bir Sağlık Sistemi İstiyoruz!

Şiddetsiz bir sağlık sistemi, şiddetsiz bir hekimlik ortamı, şiddetsiz bir ülke mümkün ve zorunludur!”

Şanlıurfa Tabip Odası: Bu sağlık sistemini kabul etmiyoruz

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.