Yapılan yazılı açıklamada, tek amaçlarının usulsüzlük iddialarının bağımsız yargı tarafından değerlendirilmesi ve adaletin sağlanması olduğu belirtildi.
Açıklamada, delege olmayan kişilerin kongre salonuna alındığı, divan yönetiminin tarafsızlığına dair soru işaretleri bulunduğu ve bazı delegeler üzerinde baskı ile tehdit iddialarının kendilerine ulaştığı belirtilerek, bu nedenle kongrenin meşru kabul edilmediğine dikkat çekildi.
“KURUL SÜRECİNE İLİŞKİN HUKUKİ İTİRAZLARIMIZ DEVAM ETMEKTEDİR”
Kulübün önceki yönetiminden yapılan açıklamada, “31 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul sürecine ilişkin hukuki itirazlarımız devam etmektedir. Öncelikle bir kez daha açıkça ifade etmek isteriz ki; bizim kayyum talebimiz yoktur. Bizim mücadelemiz makam, mevki veya koltuk mücadelesi değildir. Tek talebimiz adaletin yerini bulması, ortaya koyduğumuz usulsüzlük iddialarının bağımsız yargı tarafından değerlendirilmesi ve hukukun gereğinin yerine getirilmesidir. Delege olmayan kişilerin genel kurul salonuna alınması, divan yönetiminin tarafsızlığına ilişkin ciddi soru işaretleri, delegeler üzerinde baskı kurulduğuna yönelik iddialar ve bazı üyelerin kongreye katılmamaları yönünde tehdit edildiklerine dair tarafımıza ulaşan bilgiler ortadayken, bu kongreyi meşru ve tartışmasız kabul etmemiz beklenemez.” ifadelerine yer verildi.
“KAMUOYUNDA SÜREKLİ MAĞDURİYET ALGISI OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILMAKTADIR”
Açıklamada, “Ne yazık ki tüm bu iddialara cevap vermek yerine kamuoyunda sürekli mağduriyet algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Oysa transfer dönemi 22 Haziran’da başlayacaktır ve önümüzde yeterli süre bulunmaktadır. Şanlıurfaspor’un zarar görmesini isteyen taraf hiçbir zaman biz olmadık. Aksine, kulübün önünü açmak adına kongre kararını kendi irademizle alan, seçim tarihini transfer dönemi öncesine koyan taraf biziz. Bugün ortaya koyduğumuz usulsüzlük iddialarına cevap veremeyenlerin, algı operasyonlarıyla gündemi değiştirmeye çalıştığını üzülerek takip ediyoruz. Ancak bilinmelidir ki gerçekler algılarla değişmez. Görev süremiz boyunca Şanlıurfaspor’un bir kuruşunu dahi şahsi menfaatimiz için kullanmadık. Geldikleri günden bu yana yaptıkları tüm araştırmalara ve incelemelere rağmen herhangi bir usulsüzlük ortaya koyamamış olmalarının sebebi de budur. Çünkü Şanlıurfaspor’un bir lirası dahi boğazımızdan geçmemiştir.” denildi
“ŞANLIURFASPOR BİRKAÇ KİŞİNİN DEĞİL, TÜM ŞANLIURFALILARIN ORTAK DEĞERİDİR”
Yapılan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Bugün yaşananların temel sebeplerinden biri de kulübü gerçek sahipleriyle, yani halkla buluşturma irademizdir. İnanıyoruz ki Şanlıurfaspor birkaç kişinin değil, tüm Şanlıurfalıların ortak değeridir. Şanlıurfaspor hiçbir şahsın, grubun veya zümrenin malı değildir. Bu kulüp esnafın, çiftçinin, öğrencinin, emeklinin, gencin, yaşlının; kısacası tüm Şanlıurfalıların kulübüdür. Hiç kimsenin "Bu takım benim" deme hakkı yoktur. Bizim davamız şahıslar değil, Şanlıurfaspor’dur. Bizim mücadelemiz kayyum için değil, adalet içindir. Bizim mücadelemiz koltuk için değil, Şanlıurfaspor’un geleceği içindir.Usulsüz olduğunu düşündüğümüz bu kongreyi kabul etmiyoruz. Hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi ve Şanlıurfaspor’u gerçek sahipleri olan halkla buluşturma mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz. Şanlıurfaspor halkındır, Şanlıurfaspor Şanlıurfalılarındır.”

0 Yorum