Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine özgü, coğrafi işaret tescilli geleneksel lezzet şelengonun hasat mevsimi başladı. Görünümüyle karpuzu, iç yapısıyla kavunu, tadıyla ise salatalığı andıran bu sıra dışı meyve, tezgahlara iner inmez büyük ilgi gördü. Üreticiler, mart ayında toprakla buluşan tohumların haziran ortası itibarıyla meyveye durduğunu belirterek, bu yılki rekolte ve kaliteden memnun olduklarını dile getirdi.
"NE İLAÇ VAR NE KİMYASAL GÜBRE, SADECE EMEK VE TOPRAK"
Viranşehir’in kavurucu güneşi altında, tamamen susuz ve doğal yöntemlerle yetiştirilen şelengo, seralarda üretilen muadillerinden lezzet ve aroma olarak ayrılıyor. Yıllardır geleneksel yöntemlerle üretim yapan bölge çiftçisi, “Asıl şelengo, susuz tarlada yetişendir. Bizim ürünlerimizde ne ilaç var ne de kimyasal gübre... Yalnızca emek ve toprak var. Tüketicilerimiz bunu serada suyla şişirilmiş ürünlerle karıştırmasın. Yörenin iklimi ve toprağı bu meyvenin asıl lezzetini ortaya çıkarıyor” diyerek doğal üretimin önemine dikkat çekti.
"EN FAZLA ÜÇ GÜN İÇİNDE TÜKETİLMELİ"
Hasat sürecinin büyük bir titizlikle yürütüldüğünü belirten üreticiler, ürünün tazeliğini koruması için zamanla yarıştıklarını belirtti. Bir üretici, şunlar kaydetti:
"Her sabah güneş doğmadan tarlaya gidiyoruz. Şelengoları sıcağa kalmadan erkenden toplayıp aynı gün Viranşehir’e getiriyoruz. Toptancıya teslim ettiğimiz ürün, birkaç saat içinde manavlara ve sokak satıcılarına ulaşıyor. Şelengo, yapısı gereği dalından koparıldıktan sonra en fazla üç gün içinde tüketilmelidir. Tazeliği ve o ferahlatıcı aroması bu süre zarfında gizlidir."
KAHVALTI SOFRALARININ VAZGEÇİLMEZİ
Kendine has ferahlatıcı aromasıyla yaz aylarının serinletici lezzeti olan şelengo, Viranşehir’de günün her saati tüketilebiliyor. Özellikle kahvaltı sofralarında biber, domates ve ayran eşliğinde kendine yer bulan meyve; kimileri tarafından tuzlanarak çerez gibi tüketiliyor, kimileri tarafından ise salatalara doğranarak sofralara özgün bir lezzet katıyor.
Dışı karpuz, içi kavun, tadı ise salatalık olan bu gizemli meyve, hem şifa kaynağı hem de serinletici özelliğiyle yaz boyunca tezgahlarda yer almaya devam edecek.

0 Yorum