Şanlıurfa'nın Harran ilçesine bağlı Yukarıyakınyol Mahallesinde faaliyet gösteren Seyyid Abdulbasit El Güseyri Dergahı, bölgedeki manevi ve kültürel gelenekleri sürdürüyor.
Gazeteci İbrahim Taş, yöre halkının ve çevre illerden gelen vatandaşların ziyaret ettiği dergâhı yerinde görüntüledi.
Uzun yıllar boyunca bölgede dini ve ilmi çalışmalar yürüten Seyyid Salih Karakuş’un vefatının ardından dergahın yönetimi, oğlu Seyyid Abdulbasit Karakuş’a devroldu. Babasının vefatından sonra manevi sorumluluğu üstlenen Karakuş, dergahtaki geleneksel faaliyetleri yürütmeye devam ediyor.
Harran başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan dergahta, düzenli olarak dini sohbetler ve zikir programları gerçekleştiriliyor. Mahallede bulunan mütevazı yapısıyla dikkat çeken dergah, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir merkez olarak faaliyetlerini sürdürüyor.
TAŞ: İLİM, İHLAS VE MUHABBETLE GÖNÜLLERİ FETHEDEN BİR EREN İDİ
Taş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Harran’ın Kutlu Işığı: Seyyid Abdulbasit El Güseyri Dergahı
Harran’ın bereketli topraklarında, Yukarıyakınyol Mahallesi’nde, Seyyid Abdulbasit Karakuş’un manevi himmetiyle yükselen tekke, asırlık bir davanın bugün de kalbinin attığı yerdir. Burada gökyüzü ile yeryüzü arasında ince bir perdenin aralandığına, duaların daha bir içten yükseldiğine inanılır.Seyyid Salih Karakuş, ömrü boyunca bu kutlu davayı omuzlarında taşıyan, ilim, ihlas ve muhabbetle gönülleri fetheden bir eren idi.
Vefatına kadar mürşidlik vazifesini büyük bir sadakatle yürüttü. Onun ahirete irtihalinden sonra, emanet oğlu Seyyid Abdulbasit Karakuş’a geçti. Babasının izinde yürüyen Abdulbasit Karakuş, aynı aşk ve şevkle bu manevi mirası sürdürmekte, tekkesini hem Harran’ın bağrından hem de yurdun dört bir yanından gelen binlerce müridine kucak açmaktadır.
Burası sadece bir tekke değil; kalplerin arındığı, ruhların beslendiği, kardeşlik ve muhabbet bağlarının güçlendiği bir dergâhtır. Her köşesinden ‘Allah’ nidaları yükselen, zikirlerin, sohbetlerin ve duaların hiç eksik olmadığı bu mübarek mekân, Seyyid Abdulbasit Karakuş’un himmetiyle adeta bir manevi fener gibi etrafına ışık saçmaktadır.
Harran’ın bu mütevazı köşesinde, asırlık bir silsilenin bereketi hâlâ canlıdır. Gönül erleri burada hem geçmişin mirasını yaşatmakta, hem de gelecek nesillere ilahi aşkı taşımaktadır.”

0 Yorum