kaynak olarak ekleyin
Dünyada Hristiyanlığın resmi din olarak kabul edildiği ilk merkez olan ve dinler tarihinin en önemli uğrak noktaları arasında gösterilen Şanlıurfa (tarihi adıyla Edessa), yüzyıllardır anlatılan "Kutsal Mendil ve Kral Abgar" efsanesiyle dikkat çekiyor.
Arşiv verilerine ve inanç tarihine damga vuran anlatılara göre, 5. yüzyılda Urfa’yı ziyaret eden Hristiyanların "hacı" kabul edildiği bu kadim kent, ilk Hristiyan Krallığına ev sahipliği yapmasıyla öne çıkıyor.
CÜZZAM HASTALIĞINA ŞİFA ARAYAN KRAL VE İLK MEKTUP
Efsaneye göre Edessa Kralı V. Abgar Ukkama, yakalandığı cüzzam hastalığı nedeniyle büyük acılar çekerken Hz. İsa’nın mucizelerini duyar. Kudüs’e gidemeyecek kadar hasta olan Kral V. Abgar, Hannan adındaki elçisini bir mektupla Kudüs’e göndererek Hz. İsa’yı Edessa’ya davet eder ve yeni dini kabul edeceğini bildirir. Aynı zamanda yetenekli bir ressam olan elçi Hannan, Hz. İsa’nın portresini çizmeye çalışsa da başarılı olamaz.
Bunun üzerine Hz. İsa, yüzünü yıkayıp kendisine uzatılan bir mendile siler. Yüzünün silueti mucizevi bir şekilde mendile işlenir. Hz. İsa, elçi vasıtasıyla Kral Abgar’a gönderdiği cevabi mektupta şu ifadelere yer verir:
“Ne mutlu sana Abgar ve Edessa adındaki kentine! Ne mutlu, beni görmeden bana inanmış olan sana! Çünkü sana devamlı sağlık bahşedilecektir. Senin yanına gelmem hususunda bana yazdıklarına gelince, bilesin ki, görevlendirilmiş olduğum herşeyi burada tamamlamak ve bu işi bitirdikten sonra beni göndermiş olana, Baba’ya dönmem gereklidir. Sana ızdıraplarını (hastalıklarını) iyileştirmek, sana ve seninle beraber olanlara ebedi yaşam ve barış bahşetmek, ayrıca senin kentine dünyanın sonuna kadar düşmanlar tarafından boyun eğdirilmemeyi sağlamak üzere havarilerimden birisini, Thomas da denilen Adday’ı göndereceğim. Amin. Efendimiz İsa’nın mektubu.”
HAGİON MANDYLİON: BİZANS VE İSLAM TARİHİNE YÖN VEREN NESNE
Hz. İsa’nın yüzünün silueti çıkan ve "Hagion Mandylion" olarak adlandırılan kutsal mendil Urfa’da Kral Abgar’ın yüzüne sürülünce, Kral mucizevi bir şekilde sağlığına kavuşur. Şehrin giriş kapısına yerleştirilen ve yüzyıllar boyunca mucizelerin sembolü sayılan kutsal mendil, Orta Çağ boyunca Bizans-İslam ilişkilerinde de kilit bir rol oynar.
Bölgeye İslam hakimiyetinin girmesiyle Müslümanların eline geçen mendil, Bizans ile yapılan bir savaşın ardından Müslüman esirlerin serbest bırakılması karşılığında şart olarak öne sürülmüş ve esir takasında kullanılarak Bizans’a teslim edilmiştir.
KUTSAL KUYU VE MANCINIK SÜTUNLARI EFSANESİ
Mendilin düştüğüne inanılan kuyu ise bölgedeki inanç kültürünün merkez noktalarından biri haline gelmiştir. Paskalya Yortusu’nun 20. gününe denk gelen yıldönümlerinde, inananların yalnayak ziyaret edip adaklar adadığı bu kuyu, günümüzde de gizemini koruyor.
Öte yandan, bugün Şanlıurfa Kalesi'nde yer alan ve kamuoyunda Hz. İbrahim'in ateşe atıldığı mancınıklar olarak bilinen tarihi sütunlara dair bölgede ilginç bir iddia daha yaşatılıyor. Efsaneye göre bu sütunlar, kuyunun ve kutsal mendilin anısına dikilmiş olup birinin altında "bitmeyen altın", diğerinin altında ise "bitmeyen su" hazinesi bulunmaktadır. İnanışa göre sütunlardan biri yıkılırsa kentin suya, diğeri yıkılırsa altına boğulacağına inanılmaktadır.
Tarih boyunca muska şeklinde kopyalanan Hz. İsa’nın mektubuyla hacı olmak isteyen Hristiyanların akınına uğrayan Urfa, taşıdığı bu zengin kültürel mirasla dinler tarihindeki görkemli yerini muhafaza etmeye devam ediyor.
Kaynak: Sinan ÖZDEMİR


0 Yorum