Son ustaların 50 yıllık mirası: Urfa ağbanisi

Son ustaların 50 yıllık mirası: Urfa ağbanisi

Tarihi 12 bin yıla uzanan Şanlıurfa’da, çeyizlerin vazgeçilmezi olan el dokuması "ağbani" ve ipek şallar, usta yetersizliği ve yüksek maliyetler nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Pazarda satılan 40-50 yıllık nadide parçalar ise meraklılarını bekliyor.

Son ustaların 50 yıllık mirası: Urfa ağbanisi

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Göbeklitepe, Balıklıgöl ve Harran gibi simgeleriyle dünya kültür turizminin önemli merkezlerinden biri olan Şanlıurfa’da, tarihi taş çarşılar ve geleneksel el sanatları zamana direniyor. 

Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde Haşimiye Meydanı civarında yer alan tarihi çarşılar bölgesindeki esnaf, bölgenin köklü dokuma kültürünü yaşatmaya çalışıyor.

Tarihi çarşı esnaflarından Mehmet Taşkın, bölgeye özgü el dokuması şalların ve "ağbani" örtülerinin geçmişten günümüze geçirdiği değişimi anlattı.

TAŞKIN: SIKTIĞINIZDA KIRIŞMAZ

Hakiki ipeğin anlama yöntemlerine değinen Taşkın, "İpeğin kalitesini dokunduğunuzda hemen anlayabilirsiniz. Kaliteli ipek kumaş avuçlarınızın arasında sıkıp bırakıldığında kırışmaz, buruşmaz ve üzerinde hiçbir iz kalmaz. Dış ülkeden gelen ipeklerin orijinalliğini de elimize alıp sıktığımızda açılıp açılmadığına bakarak ayırt edebiliriz. Yüzde yüz ipek şallarımızı Hindistan'dan getirmekteyiz" dedi.

Eskiden Şanlıurfa'daki Kazaz Pazarında bünyesinde yoğun bir el işçiliği üretimi olduğunu hatırlatan Taşkın, "Şu anda işçilik pahalı olduğu için ürünlerimizi aynı kalitede yurt dışında ürettirip halkımıza sunuyoruz. Tabii ki Urfa'ya ait özel dokumalarımız da halen mevcut" ifadelerini kullandı.

"URFA AĞBANİSİNİN İÇİ DOLU, ANTEP AHMEDİYESİNİN ORTASI BOŞ"

Şanlıurfa yöresine ait "şer", "hittik" ve "ağbani" isimli şalların en büyük özelliğinin el tezgahlarında işlenmesi olduğunu belirten Taşkın, Antep puşisi ile Urfa ağbanisi arasındaki farkı şöyle anlattı:

"Antep'te bu puşilere 'ahmediye' denilir. Ahmediye ile ağbaninin farkı; aynı dokuda işlenmiş olmalarına rağmen Urfa ağbanisinin içinin motifle dolu, ahmediyenin işlemesinin ise ortasının boş olmasıdır. Bunlar Urfamıza ait yerli el yapımı puşilerdir. Özellikle ağbaniler, Urfa, Adıyaman, Siverek, Viranşehir ve Diyarbakır bölgelerimizde gelin kızların çeyizlerinin olmazsa olmazıdır."

"USTALAR VEFAT ETTİ, ELDEKİ PARÇALAR 50 YILLIK MİRAS"

Geleneksel dokuma ustalarının zamanla vefat ettiğini ve yüksek maliyetler nedeniyle yeni ustaların yetişmediğini vurgulayan Mehmet Taşkın, ellerindeki ürünlerin tarihi değer taşıdığını belirtti:

"Elimizdeki ürünler, 90 yaşındaki Fethi Suveren amcamızın tezgahında ve deposunda kalan, neredeyse 40-50 yıllık nadide parçalardır. Değerine göre 1000 TL ile 3000 TL arasında değişen fiyatlarla halkımızın beğenisine sunuyoruz. Piyasada satılan sentetik polyester puşiler 300 TL ile 500 TL arasında değişirken, tarihi el dokuması ürünlerimiz sunduğu kalite ve kültürel değere göre oldukça uygun kalıyor."

Son ustaların 50 yıllık mirası: Urfa ağbanisi
reklam alanı

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.