kaynak olarak ekleyin
Diyarbakır’da hayatını kaybeden 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin dosyanın yeniden ele alınması talebiyle Ankara’ya yürüyen baba Arif Güran, yürüyüşünün 12’nci gününde Şanlıurfa’ya ulaştı. Güran, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle Şanlıurfa’daki özel bir hastanede tedavi altına alındı.
Narin Güran’ın ölümüne ilişkin yargı sürecinin yeniden değerlendirilmesini isteyen baba Arif Güran, 19 Eylül’de Diyarbakır’dan Ankara’ya başlattığı adalet yürüyüşünü sürdürüyor.
Yürüyüşünün 12’nci gününde Şanlıurfa’ya ulaşan Güran, uzun süredir yürümesi nedeniyle ayaklarında oluşan sağlık sorunları üzerine kentteki özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
Gazeteipekyol.com’a konuşan Arif Güran, kızının hakkının ve hakikatinin ortaya çıkarılması için yürüyüş başlattığını belirterek adalet çağrısında bulundu.
Güran, 12 gündür yürüdüğünü ve bu süreçte vatandaşların desteğini hissettiğini belirterek, “12 gündür Diyarbakır’dan Ankara’ya adalet yürüyüşü başlattım. 12 gündür yol yürüdüğüm için ayaklarımdan rahatsızlandım ve bu yüzden hastaneye yatırıldım. Kızım Narin Güran’ın hakkı ve hakikati yerde kaldığı için bir yürüyüş başlattım” dedi.
“ADİL BİR YARGILAMA OLSAYDI, BENİM KIZIMIN HAKKI YERDE KALMIŞ OLMAYACAKTI”
Yargılama sürecine ilişkin eleştirilerde bulunan Güran, adil bir yargılama yapılması halinde kızının hakkının yerde kalmayacağını şu sözlerle savundu:
“12 gündür Diyarbakır’dan Ankara’ya adalet yürüyüşü başlattım. 12 gündür yol yürüdüğüm için ayaklarımdan rahatsızlandım ve bu yüzden hastaneye yatırıldım. Kızım Narin Güran’ın hakkı ve hakikati yerde kaldığı için bir yürüyüş başlattım. Bu 12 gün içerisinde vatandaşlarımızın desteğini Diyarbakır il sınırından Şanlıurfa il sınırına kadar hep hissettim. Ailecek herkes bana başsağlığı diledi. Eğer ki adil bir yargılama olsaydı, benim kızımın hakkı yerde kalmış olmayacaktı. Bir yılda üç mahkeme yapıldı; elle tutulur bazı deliller olmasına rağmen bunlar dikkate alınmadı. En önemlisi, kızımın avucunun içinde iki tane köklü kıl vardı ve bunlar araştırılmadı.”
“CUMHURBAŞKANIMIZIN KAPISINA GİDİYORUM”
Güran, adalet talebini Cumhurbaşkanlığı makamına iletmek amacıyla Ankara’ya yürüdüğünü belirterek, “
“Bir baba olarak Yargıtay’ın şu anda vermiş olduğu kanaat üzerinden verilen kararı ben kabul etmiyorum. Eğer ki gerekli teşvikler yapılsaydı, delil ve tespitler üzerinden bir karar verilecekti. Hepimiz bu devletin bir evladıyız; sonsuz güvenimizin olması lazım. Yargıya, hakime ve savcıya inanıyoruz. Ama bugün 8 defa ifade değiştiren bir insanın ifadesi kayda alınıyorsa sebebi nedir ki keşif yapılmıyor? Bir buçuk yıl içerisinde 170.000 kilometre yol yürüdüm. Çalmadığım siyasetçi kapısı, İslami cemaat, çalmadığım kapı kalmadı; kanaat önderleri kalmadı. Çaldığım kapılardan bana verilen cevap ise “Allah sana yardım etsin” oldu. Rabbim bana yardım ediyor ki ben bu yolları yürüyorum. Bu devletin, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Külliye'nin kapısına gidiyorum. Kızımın hakkının ve hakikatinin yerde kalmamasını sağlayacak kişi Cumhurbaşkanımızdır. Çünkü aile değerine, aile kavramına değer veren kişi yalnızca odur. Cumhurbaşkanımızın birkaç gün önce Amerika’da yaptığı konuşması vardı: “Bizim önceliğimiz aile değerleridir. Ayağım birkaç yerden patlamış, doktorum ne derse ona göre hareket edeceğim. İyi olursam yarın sabah yoluma devam edeceğim.” dedi.


0 Yorum