Şanlıurfa’da terzi dükkanından masal diyarına! Bir iğne, bir iplik, binbir hayal

Şanlıurfa’da terzi dükkanından masal diyarına! Bir iğne, bir iplik, binbir hayal

Şanlıurfa’da küçük atölyesinde 40 yıldır iğne iplikle üretim yapan Ali Ulak, padişah kostümlerinden masal kahramanlarına kadar 179 çeşit tasarıma imza attı. Meslekte çırak yetişmemesinden yakınan usta, geleneksel kıyafetlerin unutulmaması için de mücadele veriyor.

Şanlıurfa’da terzi dükkanından masal diyarına! Bir iğne, bir iplik, binbir hayal

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

ÖZEL HABER I Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Refahiye Mahallesi’ndeki küçük atölyesinde hizmet veren kostüm ustası Ali Ulak, el emeğiyle hazırladığı kostümlerle farklı etkinliklere renk katıyor. 

Yaklaşık 40 yıldır büyük emek veren Ulak, geleneksel ve modern tasarımları bir araya getiriyor. Padişah, sultan, halk oyunları karakterleri ve masal kahramanlarının kıyafetlerini diken usta, kente bu alanda öne çıkan isimlerden biri olarak biliniyor.

TERZİLİKTEN KOSTÜM TASARIMINA GEÇTİ

Gazeteipekyol.com’a konuşan Ali Ulak, 40 yıllık meslek hayatını, kostüm tasarımına nasıl yöneldiğini ve Şanlıurfa’da el emeğiyle sürdürdüğü çalışmalarını anlattı.

Yaklaşık 25 yıl önce terziliğe yoğun ilgi olduğunu belirten Ulak, son 15 yılda işlerin değiştiğini ve kendisinin de farklı bir alana yöneldiğini ifade etti.

Ulak, “40 yıldır bu sektörde çalışıyorum. 25 yıl önce terzilikte büyük bir istek vardı. Son 15 yıldır terzilik işi bitti, herkes farklı bir alana yöneldi. Biz de kostüm işine girdik. Şu anda birçok özel okulla çalışıyoruz. Sadece kostüm üzerine çalışmıyorum. Dükkana gelen vatandaşların tamirat, ütü, çarşaf, abiye ve diğer terzi işleriyle ilgili ihtiyaçlarını da karşılıyorum” dedi.

ATÖLYEDE 179 ÇEŞİT KOSTÜMÜ BULUNUYOR

Atölyesinde çok sayıda farklı kostüm bulunduğunu belirten Ulak, her tasarımın ayrı bir emek gerektirdiğini söyledi.

Pamuk Prenses’ten Nasrettin Hoca’ya kadar birçok karakterin kostümünü hazırladığını anlatan Ulak, bazen alışılmışın dışında taleplerle de karşılaştığını dile getirdi.

Ulak, “Kostüm olarak her türlü animasyon karakterini ve masal kahramanını yapıyoruz. Bazen farklı istekler de olabiliyor. Geçenlerde mikrop kostümü yapmam istendi, onu da yaptım. Şu anda elimizde 179 çeşit ürün var ve her birinin kendi serisi bulunuyor. Hepsi el emeği, göz nuru” diye konuştu.

HALK OYUNLARI KIYAFETLERİNE ÖZEL ÖNEM VERİYOR

Geleneksel kıyafetlerin yaşatılmasına özel önem veren Ulak, özellikle halk oyunları kostümleri üzerinde çalıştığını belirtti. Her gün yeni tasarımlar yapmaya çalıştığını söyleyen usta, geleneksel kıyafetlerin unutulmasından endişe duyduğunu ifade etti.

Ulak, “Halk oyunları için geleneksel kıyafetler yapıyorum. Bu alana biraz daha fazla değer veriyorum. Çünkü halk oyunları neredeyse kaybolmak üzere. Ben de elimden geldiğince yaptığım kostümlerle bunların unutulmamasına destek olmaya çalışıyorum. Devlet bize destek verirse bu konuda daha fazla çabalayabiliriz” ifadelerini kullandı.

ULAK: BU İŞİN ÇEKİRDEĞİNDEN YETİŞMEK LAZIM

Kostüm tasarımının dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını dile getiren Ulak, bu mesleğin deneyim ve ustalık gerektirdiğini söyledi.

Yaptığı işin zaman zaman çevresindekiler tarafından “deli işi” olarak görüldüğünü anlatan Ulak, “Bazen öyle kostümler yapıyorum ki gerçekten deli işi diyebilirsiniz. Benden başka yapan yok. Birkaç kişi bu işe girişti ama başarılı olamadı. Çünkü bu işte başarılı olmak için çekirdeğinden yetişmek lazım. Dışarıdan sipariş vererek yapılabilecek bir iş değil” dedi.

“ÇIRAK YETİŞMİYOR, BU MESLEKLER DAHA DA KIYMETLENECEK”

Meslekte çırak yetişmemesinin geleceğe ilişkin kaygılarını artırdığını belirten Ulak, gençlerin meslek öğrenmeye yönelmesi gerektiğini kaydetti. Son 15 yıldır çırak bulmakta zorlandığını söyleyen Ulak, meslek liselerine daha fazla önem verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Ailelere de seslenen Ulak, çocukların eğitimlerinin yanında bir meslek öğrenmelerinin önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Çırak artık yetişmiyor. Son 15 yıldır çırak göremiyoruz bile. Ben kendi çocuğumu bu işe getirmediysem başkası da çocuğunu kolay kolay getirmez. Ancak ilerleyen yıllarda bu tür meslekler daha da kıymetlenecek çünkü yapan kalmıyor. Herkes çocuğum okusun, doktor ya da avukat olsun diyor. Peki o zaman kim fırıncı, kasap, terzi olacak? İnsanlarımızın bu konuda girişimci olması, meslek liselerine önem verilmesi lazım. Çocuklarınız yine okusun, doktor ya da avukat olsun ama ellerinde bir altın bilezik de bulunsun. Bir meslek öğrensinler ki gün gelir o meslek onlara ekmek yedirsin.”

Şanlıurfa’da terzi dükkanından masal diyarına! Bir iğne, bir iplik, binbir hayal
reklam alanı

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.