kaynak olarak ekleyin
İSAR Dijital YouTube kanalında konuşan Prof. Dr. Şinasi Gündüz, Balıklıgöl’ün üzerinde bulunan yükseltinin kadim dönemlerde kraliyet sarayının bulunduğu alan olduğunu öne sürdü. Gündüz, Balıklıgöl olarak bilinen yerin de saray kompleksinin bir parçası olabileceğini iddiasında bulundu.
Bölgedeki iki dikitin yerel halk tarafından “mancınık” olarak adlandırıldığını kaydeden Gündüz, bu yapılarla Hz. İbrahim’in göle atıldığına ilişkin anlatıların da ilişkilendirildiğini ileri sürdü.
Dikitlerden birinin üzerinde günümüze kadar ulaşan Süryanice bir kitabe bulunduğunu belirten Gündüz, kitabede yapının Kraliçe Şalma adına dikildiğine ilişkin bilginin yer aldığını savundu.
“MANCINIK” OLARAK BİLİNEN DİKİT KRALİÇE ŞALMA ADINA DİKİLDİĞİ İDDİASI
Gündüz, Kraliçe Şalma’nın Urfa’nın pagan dönemindeki kraliçelerinden biri olarak değerlendirildiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Balıklıgöl’ün hemen üzerinde kale denilen bir yükselti var. Burası, kadim devirlerde kraliyet sarayının bulunduğu mekan. Aşağıda Balıklıgöl olarak bildiğimiz yer de muhtemelen bu kraliyet sarayının müştemilatı içerisinde yer alan bir mekan. Buranın önünde iki dikit bulunuyor. Yerel halkın bugün ‘mancınık’ dediği bu dikitlerle ilgili, Hazreti İbrahim’in buradan aşağıdaki sulara atıldığı yönünde anlatılar da var. Ancak dikitlerden birinin üzerinde Süryanice bir kitabe günümüze kadar ulaşmış durumda. Bu kitabe, dikitin neden yapıldığını ve kimin anısına dikildiğini anlatıyor. Söz konusu dikit, Kraliçe Şalma adına dikilmiş. Kraliçe Şalma da Urfa’nın pagan döneminde yaşamış bir kraliçe olarak karşımıza çıkıyor.”
“DESTEKLEYEN TARİHSEL HİÇBİR VERİ YOK”
Balıklıgöl’ün oluşumuna ilişkin anlatıları da değerlendiren Gündüz, Hz. İbrahim’in Urfa’ya gelerek burada yaşadığı, bir kralla mücadele ettiği ve ardından göle atıldığı yönündeki anlatıyı destekleyen tarihsel bir veri bulunmadığını öne sürdü.
Gündüz, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Aslında Hazreti İbrahim’in Urfa’ya gelip burada yaşadığı, bir kralla mücadele ettiği ve ardından göle atıldığı, bu olay üzerine gölün mucizevi bir şekilde Balıklıgöl’e dönüştüğü yönündeki anlatıyı destekleyen tarihsel hiçbir veri yok.”


0 Yorum