Şanlıurfa’ya ömrünü adayan adam! 41 yıl önce aramızdan ayrıldı

Şanlıurfa’nın gelişmesi için verdiği mücadele, yaptığı fedakarlıklar ve yaşadığı büyük acılarla hafızalarda yer edinen Mustafa Dişli, 41 yıl önce aramızdan ayrıldı.

Şanlıurfa’ya ömrünü adayan adam! 41 yıl önce aramızdan ayrıldı

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Şanlıurfa’nın yetiştirdiği en önemli kültür ve sanat insanlarından şair, yazar, oyuncu ve spor adamı Mustafa Dişli’nin vefatının üzerinden 41 yıl geçti. 

Hayatını memleketinin gelişmesine adayan Dişli, eğitimden spora, kültürden altyapıya kadar birçok alanda Şanlıurfa için mücadele etti. Bu uğurda maddi imkansızlıklar yaşadı, evlat acısıyla sarsıldı, ailesiyle birlikte büyük sıkıntılar çekti. Ancak bütün bunlara rağmen Urfa sevdasından vazgeçmedi.

1 Kasım 1985’te hayata gözlerini yuman Mustafa Dişli, geride yalnızca eserlerini değil, bir şehrin gelişmesi için verilen mücadelenin unutulmaz örneklerinden birini bıraktı. Araştırmacı-yazar Yusuf Sabri Dişli’nin babası olan Mustafa Dişli’nin hayatı, Şanlıurfa için yapılan fedakarlıklarla dolu bir mücadeleye dönüştü.

URFA’NIN SUYU İÇİN TEK GEÇİM KAYNAĞINI SATTI

Mustafa Dişli’nin memleketine bağlılığı, sözlerle sınırlı değildi. Şanlıurfa’nın yıllarca yaşadığı içme suyu sıkıntısına çözüm bulunması için büyük bir mücadele verdi.

O dönem geçimini terzilik yaparak sağlayan Dişli, evinin tek geçim kaynağı olan dikiş makinesini satarak Ankara’nın yolunu tuttu. Amacı, Şanlıurfa’nın su sorununu dönemin yöneticilerine duyurmaktı.

Dönemin Başbakanı ile görüşmeyi başaran Dişli’nin, yanında götürdüğü bulanık çeşme suyunu masaya koyarak kentin yaşadığı sıkıntıları anlattığı aktarılıyor. Şanlıurfa’da kadınların ve çocukların bir kap su bulabilmek için yaşadığı zorlukları anlatan Dişli, memleketinin suya kavuşması için sesini en üst makamlara duyurmaya çalıştı.

BİR PANKARTLA URFA'YA LİSE İSTEDİ

Mustafa Dişli’nin mücadele ettiği bir diğer konu ise eğitimdi. 1940’lı yıllarda Şanlıurfa’da lise bulunmaması nedeniyle eğitimine devam etmek isteyen gençler başka şehirlere gitmek zorunda kalıyordu.

Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in Şanlıurfa’ya geleceğini öğrenen Dişli, arkadaşlarıyla birlikte hazırladığı “Urfa Lise İstiyor!” pankartıyla dikkatleri üzerine çekti.

Genç yaşına rağmen şehrinin eğitim ihtiyacını dile getirmekten çekinmeyen Dişli’nin girişimleri, Şanlıurfa’nın ilk lisesine kavuşması için verilen mücadelenin önemli parçalarından biri oldu. 1946 yılında açılan lise, kentin eğitim hayatında yeni bir dönemin kapısını araladı.

URFA İÇİN MÜCADELE EDERKEN EVLAT ACISI YAŞADI

Mustafa Dişli’nin hayatındaki en ağır sınavlardan biri ise ailesiyle yaşadığı büyük acılar oldu. 11 Nisan Şanlıurfa’nın kurtuluş törenleri sırasında yaşanan olay, onun hayatında derin bir iz bıraktı. Anlatılanlara göre, ateşler içinde yanan henüz 4 yaşındaki oğlunu evde bırakmak zorunda kalan Dişli, törenlerdeki sunum görevini yerine getirmek için alana gitti. Görevinin ardından eve döndüğünde ise küçük oğlunun hayatını kaybettiğini öğrendi.

Memleketi için görevini aksatmamak adına büyük fedakarlık yapan Dişli’nin yaşadığı bu acının ardından kısa sürede saçlarının ağardığı ifade edildi.

Ailesinin yaşadığı acılar bununla da sınırlı kalmadı. 1978 yılında evine düzenlenen bombalı saldırıda oğlu Yusuf Sabri Dişli yaralandı. Saldırının ardından Yusuf Sabri Dişli bir daha eskisi gibi yürüyemedi.

Hayatı boyunca birçok zorlukla karşılaşan Mustafa Dişli, yaşadığı bütün bu acılara rağmen Şanlıurfa için çalışmaktan geri durmadı.

GAP'TAN DEMİRYOLUNA KADAR ŞEHRİN GELECEĞİNİ DÜŞÜNDÜ

Mustafa Dişli yalnızca yaşadığı dönemin sorunlarıyla ilgilenmedi. Şanlıurfa’nın geleceğine yönelik fikirler de geliştirdi.

Fırat’ın suyunun Harran Ovası ile buluşması, kentin tarımsal potansiyelinin değerlendirilmesi, fabrikaların kurulması, demiryolunun Şanlıurfa’ya ulaşması ve üniversite kurulması gibi konuları sürekli gündeme getirdi.

Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) henüz hayata geçirilmediği yıllarda Fırat’ın sularının Harran topraklarına ulaştırılmasının önemini anlatan Dişli, Şanlıurfa’nın tarım ve sanayi alanında gelişmesi için yazılar yazdı, girişimlerde bulundu.

Bugün kentin gelişimi açısından büyük önem taşıyan birçok konuyu yıllar öncesinden gündeme getirmesi, onun Şanlıurfa’nın geleceğine yönelik düşüncelerini ortaya koydu.

SANATTAN SPORA KADAR HER ALANDA İZ BIRAKTI

Mustafa Dişli’nin Şanlıurfa’ya katkıları yalnızca altyapı ve eğitim çalışmalarıyla sınırlı değildi. Şair, yazar ve oyuncu kimliğiyle kentin kültür hayatında da önemli bir yer edindi.

“Asfalt Yolda Şaşırmışam” ve “11 Nisan Urfa’nın Kurtuluşu” gibi oyunlar kaleme alan Dişli, tiyatro çalışmalarıyla halkın bilinçlenmesine katkı sundu. Daha sonra Yeşilçam’a uzanan sanat yolculuğunda, Yılmaz Güney’in başrolünde yer aldığı “Hudutların Kanunu” ve “Erkek Ali” başta olmak üzere çok sayıda filmde rol aldı.

Müzik dünyasında da iz bırakan Dişli, genç İbrahim Tatlıses’in sanat hayatına adım atmasında rol oynayan isimler arasında gösterildi. İbrahim Tatlıses’in Ankara’ya götürülmesi ve sanat dünyasıyla tanışmasında katkısı olduğu, ona “Tatlıses” soyadının verilmesinde de etkili isimlerden biri olduğu anlatılıyor.

Spor alanında ise 1969 yılında kurulan Şanlıurfaspor’un kurucu yönetiminde yer aldı. Kulübün bugün de kullanılan sarı-yeşil renklerini seçen ve ilk logosunu çizen isim olarak anıldı. Futbol müsabakalarının yanı sıra Balıklıgöl’de düzenlenen su topu karşılaşmalarında da hakemlik yaptı.

ARDINDAN BİR ŞEHİR VE BÜYÜK BİR MİRAS BIRAKTI

Mustafa Dişli, 1 Kasım 1985’te hayata veda ettiğinde arkasında yalnızca bir aile değil, uğruna yıllarca mücadele ettiği bir şehir bıraktı.

Şanlıurfa’nın dağlarını, taşlarını, insanlarını ve memleket sevgisini şiirlerine taşıyan Dişli, “Dumanlı Dağlar” adlı eseriyle de edebiyat dünyasında iz bıraktı.

Hayatının son dönemlerinde maddi sıkıntılar yaşadığı bilinen Mustafa Dişli, buna rağmen memleketi için verdiği mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmedi.

Aradan 41 yıl geçmesine rağmen onun hikayesi, Şanlıurfa için yapılan fedakarlıkların, verilen emeklerin ve bir şehre duyulan karşılıksız sevginin örneklerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor. 

Şanlıurfa’ya ömrünü adayan adam! 41 yıl önce aramızdan ayrıldı
reklam alanı

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.