Bugün diğer cumalardan farklı olarak içimizi yakan bir durumu huzurunuzda eni ve boyuyla ele alacağız.
14 Nisan Salı günü Şanlıurfa Siverek ilçesindeki bir Meslek Lisemizde, 15 Nisan Çarşamba günü Kahramanmaraş’ta bir ortaokulumuzda gerçekleştirilen saldırılarda kırktan fazla vatandaşımız yaralanmış olup belirlenen ilk bilgilere göre dokuz vatandaşımızda hakka yürümüştü. Bu iki olayda eğitim hanelere savaşta bile zarar verilememesi gereken ibadethanelerle eşit tutulan eğitim hanelerimize olması vahşiliğin ve şiddetin farklı bir boyutunu hepimize göstermiştir. Burada gösterilen eylemlerde belli bir kitleye bariz şekilde silah kalemi döver ve yener mantığı ile suça teşvik durumunu sırf aciz kalmamak için tetikleyenler bile olacaktır.
Peki gelelim olayları gerçekleştiren şahısların kimlik ve durumlarına!
Siverek’te olayı gerçekleştiren şahıs birkaç gün öncesinden okulun sosyal medya hesabının paylaşımlarının altına yorumlar yapıp tehdit ederek gerçekleştireceği saldırıyı daha önceden haber vermekte. Bunu gören okul müdürü vatandaşımız olayı kulak arkası etmeyerek direkt savcılığa gidip suç duyurusunda bulunmasına rağmen maalesef ki son dönemlerde devlet makamlarımızda görülen işi ciddiye almayıp umursamayarak belki de buna benzer birçok olay yani yorum yapıp tehdit eden olmuştur hepsi de sadece lafla kalmıştır düşüncesi ile olayın ardına düşmemiş olması da bir bakış açısıdır. Ancak ne kadar olursa olsun vahşeti önleyen ve ölümleri depremlerde olduğu gibi önleyen her daim tedbirdir. Tedbir alınmış olsaydı tehditlerden sonra yetkili makamlar işi ciddiye alıp okulun önüne güvenlik önlemi olarak emniyet personel sayısını bir süre de olsa artırmış olsaydı belki de bu durumlar yaşanmayacaktı. Tabi ki kaderde yazılı olanlar müstesna! Ancak kaderin üzerinde de bir kader vardır.
Öncelikle bütün yaralı kardeşlerimize Allah’tan şifa dilerim. Geçmiş olsun.
Şahsa tekrar dönelim.
Şahıs, birkaç oyun platformların paylaşımlarının altına yaptığı yorumlardan yola çıkarak bu şahsı bu duruma iten en büyük faktörün oynadığı oyunlar olduğu veyahut bir kitle tarafından oyun mantığı ile gönderildiği barizdir. Bir dönemler ülkemizde Mavi Balina adıyla bilenen oyununda buna benzer görevler verip kişilerin kendilerine zarar vermelerini görev olarak iletmeleri ve bu durumdaki gençlerin zihinlerinin zaten oynamış oldukları oyunlara bağımlı hale gelmesinden meydana gelecek olan kötü olaylarda kaçınılmaz olmaktadır. Kahramanmaraş saldırısı ise yine aynı şekilde bir oyundan ve grup tarafından gönderilip bu eylemi gerçekleştirdiği ortaya çıkmıştır. Maraş’taki olay maalesef ki dokuz vatandaşımızın ölümüyle sonuçlanmış olması bizleri daha da derinden üzmüştür.
Dikkatinizi birkaç hususa çekmek istiyorum.
Birincisi iki katilin ortak yani çocuk olmuş olmaları ve ikincisi ikisinin de oyun bağımlısı olması.
Şimdi, bakın kıymetli dostlar çocuklarımızı kendimizden uzak, iletişimden yoksun, Allah’ı tanıtmadan sırf para kazanmak formatlı, sırf itibar ve makam için büyütürsek maalesef ki içinde büyütemediği çocuk bir gün kötü bir çocukla meydana çıkıp ne yaparsam yapayım çocuğum zaten diyerek farkında veya farkında olmadan büyük suçlara karışabilir. Ve yaşanan olaylar bunu bize açıkça göstermiş vaziyettedir.
Olaylara geri dönüp baktığımızda bir husus daha var ki iki olayında art arda günlerde farklı okullara yapılması kesinlikle ve kesinlikle birileri tarafından yönlendirilip yaptırıldığı ortaya çıkmaktadır.
Devlet makamlarımız bu hususta özellikle Discord, Telegram gibi uygulamalardaki çeşitli grupları kendi markajına alıp bunun önüne geçmesi artık elzemdir.
RTÜK özellikle şiddeti, cinayetleri, fuhşu, uyuşturucuyu, çeteciliği, ahlaksızlığı tetikleyen ne kadar dizi, film ve kuruluş varsa hepsine yasak getirip önüne geçmelidir. Bakın üst makamlardaki yöneticilerimize şunu ifade etmek istiyorum: evlatlarınız yüksek korunaklı okullarda eğitim görebilir, ardından özel okullara gidebilirler ama bu değil ki bu olaylar onların da başına gelmeyecektir.
Allah bütün evlatlarımızı muhafaza edip korusun.
Şiddeti tetikleyen oyunlara kısıtlamalar getirilip kontrol ve markaja alınmasının talimatının verilmesi gerektiğini ifade etmek gerekir.
Gençler, bizim gençliğimiz!
Yarınki geleceğimiz, savunma sanayimizi onlar için geliştirip ancak zehrin büyüğü ile sırf büyük kazanç getirdiği için bazı uygulamalara müsaade edip ateşe attığımız geleceklerini yaktığımız gençlerimiz.
Bir neslin yok olduğunu görmekteyiz. Ülkemiz gelecek nesiller bakımından Asım’ın nesli içerisinde kaybolacak bir nesle doğru gitmektedir. Bunun sebebi de maalesef ki Asım’ın nesli diye başlayıp şehri imar edip nesli imar ve ihyasıyla ilgilenmeden bizim olan bizimdir, gençler ve toplumda siyasi ayrıştırma ile torpil, adam kayırmalarla birçok gencin fikrilerine set çektirip gençlerin yozlaşıp dinden soğumalarına sebebiyet verenler de Asım’ın nesli diye söze başlayan tayfa, imar edilen şehrin ihya edilmemiş nesil tarafından yakılıp yıkılmasına sebep olduğunu görmekteyiz.
Ebeveynlerimiz, özellikle ebeveynlerimiz, evlatlarınızın telefonlarını kontrol edip neler yaptığını kimlerle takıldıklarını öğrenip kadrajınıza almayı unutmayınız. En çok da Allah’ı tanıtıp Allah sevgisini, merhameti, kardeşliği, iyiliği aşılayınız. Şiddete başvurmamak gerektiğini şiddetin çözüm olmayacağını ifade etmelisiniz. Öğretmen kardeşlerimizse ben dahil, öğrencilerimize iyiliği, dini, Allah’ı, merhameti, kardeşliği, sevgiyi, şiddetin kötülüğünü anlatacağız.
Yaşanmış olaylarda suçlular bu çocuklar kadar bu çocukların çevresidir de. Çevresindeki insanlar çocukların eksik ve ihtiyaçları nelerdir sordular mı? Çanta sırtına verip okula ya da parasını bol, bilgisayara telefonunu eline sıkıştırıp görevlerini yaptıklarını mı sandılar? Bakın sevgiden mahrum büyümüş her çocuk şiddete daha el verişli olup birileri tarafından da yönlendirilmişse bu saldırıları yapacak profile erişmeleri zor olmamaktadır.
Son olarak okul durumuna gelirsek güvenlik zafiyeti diyeceğim ama doğru dürüst güvenlik yok.
Kamera kayıtları diyeceğim de birçok okulda kameralar bozuk. Daha ne diyeyim ki?
Eğitim ve Hukuk bir ülkenin temel taşıyken bu ikisinin de ülkemizde maalesef hainler tarafından çöp hale getirilmiş olması ülkemizin temelden çöktüğünü göstermektedir. Yazacak o kadar çok şey var ki susmakta içimizden gelmemekte olsa da yazımızı burada noktalıyız. Allah’tan temennimiz yaralılarımızın tez zamanda şifa bulup okullarımız ve ülkemizin eğitim ve genel açıdan güvenli olduğu günlere dönüp gençlerimizin Allah’ı tanıyıp vatan, millet, bayrak ve iyiliği şiar edindikleri bir gelecektir. Büyük geçmiş olsun. Rabbim bir daha yaşatmasın.
VATAN SAĞ OLSUN.