İNSAN VE BORÇLAR

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsan dünyaya geldiği ilk günden ruhunu teslim edeceği son güne kadar haklar ve borçlara sahip olur. Hakları kapsamında nasıl ki yaşama, eğitim, özgür ve hür bir hayat varsa unutmamalıdır ki borçlar kapsamında da sorumlulukları vardır. İlk doğduğumuzda annemiz ve babamıza borçlanırız. 

Sabahlara kadar başımızda uykusuz kalıp kendileri yemeyip bizlere yediren kılımıza bir zarar geldiğinde içleri cız edip birer aslana dönüşen anne ve babalarımıza karşı borçlarımız asla bitmez.

Borçların hayatımızdaki yerlerini farklı bakış açılarıyla ele alalım.

Biraz büyüdüğümüzde okula başlayıp öğretmenlerimize borçlanırız. 

Büyüdükçe ders aldığımız her şeye borçlanmış birer birey oluruz. 

Borcun edimi ne olursa olsun insan unutmamalıdır ki borç insana yüklenmiş bir eşikte geçmenin mükafatıdır. 

Her borcun hakkını vermek gerekir. 

Örneğin: aklı olan insanın borcu ilk başta aklını güzel şeylere yorup daha sonra güzel şeyler için aklını çalıştırması bir borçtur. 

Bir dile sahip olup gerektiğinde konuşup gerektiğinde susturmaya özen göstermek dile karşı yüklenmiş olduğumuz borcun edimidir. Haksızlık karşısında dilimizin görevini yerine getirmememiz bizlere yüklenmiş büyük bir borçtur. İnsan, eşrafi mahlukat özelliğini edinmiş olduğu borçları yerine getirerek kanıtlamak zorundadır. İlk görevi kulluk ve kullukta var olan borçları bilip ona göre yaşamak borcun kişi üzerindeki hassasiyeti bilip kendini şekillendirmesi karakterinin oluşmasında büyük bir örnek teşkil edecektir. 

Bedenimizin her uzvuna karşı bir borç karşılığında sorumluluklara bindirildiğimizi her daim zihnimizde diri tutmalıyız. 

Her şeye karşı borçludur insan. Dağlara, taşlara, ağaçlara, denizlere, toprağa özellikle de kendisine karşı borçludur. 

İnsan aslında en çok kendisine borçludur. Geçirmiş olduğu zor dönemlerde göstermiş olduğu dik duruş ve pes etmeyişle kendinize bir takdir borcunuz oluşur. O zor dönemlerde yalnızca yanınızda bulunanlara borçlu olursunuz. Ve işte, kıymetinizi en çok bileceğiniz dönemde o dönemlerdir. Karakteriniz bir çizgiye oturur. Veyahut o çizgiden sapar. 

Hayat boyu çeşitli imtihanlardan geçip çeşitli badirelere göğüs geren kendinize karşı borçlu olduğunuzu hatırlamanız sizi kendinizin kıymetini bilmeniz konusunda daha da bilinçli bir hale getirecektir. 

Her şeye borçlanan bir varlık olduğumuzu söylemiştik. 

Her şeyden kastımız en fazla yüce Allah’a borçlanırız. Bize her türlü nimeti bahşeden her türlü duyguya erişmemize müsamaha gösteren kudret sahibi yüce Allah’a borcumuz nadide bir kullukla ödenmeye çalışılır. Ödenilir mi o da yüce Allah’a kalmıştır. 

Konu arasında farklı başlıklara gidip farklı konularla aynı çatı altında ifade etmemdeki maksat olayın pekişmesidir. 

Sizlere birkaç soru yönlendireyim:

Evinizde kaç tane kitap var?

Kaç defa ölümden döndünüz?

Kaç defa dilediğiniz şeylere eriştiniz?

Sevdikleriniz hala yanınızda mı?

Bu sorulara vereceğiniz cevaplar sizler için birer borç olduğunu unutmayınız. Kişinin evinde bulunan her kitap, kişiye okunmadığı sürece bir borç yükler. Ve bu borç ödenmediği sürece insana bir vebal bırakır. Başınızdan ciddi olaylar geçtikten sonra o olaydan büyük zararlara uğramadan sıyrılmışsanız ve şükrünüz eksikse boynunuzda bir borç olduğunu unutmayınız. 

Gece gündüz yalvarıp veyahut çalışıp Allah tarafından dileğinize eriştiğinizde yüce Allah’a teşekkür etmeyi, geçtiğiniz yolları unutmanız boynunuza yüklenmiş birer borçtur. 

Aile bireyleriniz, dostlarınız, sevdiklerinizle hala aynı çatı altında yaşayıp huzurlu bir iletişiminiz varsa veyahut hala görüşüyorsanız bu da bu imkanları elinde bulunmayan insanlara kıyasla bu hususta da borçlu olduğunuzu hatırlamalısınız.

Günümüzde para konusundaki borçlar maalesef ki insanın sosyal çürüme örneklerini teşkil edecek vaziyettedir. Bu husustaki borçlar insan ilişkilerini zedelediği gibi insanların birbirlerine zarar vermelerine kadar gitmektedir. Borcu olan borcuna sadık, alacağı olan borçlusuna iyi davranmadıkça sosyal çürümenin gediği bu hususta genişleyecektir. 

İNSAN VE BORÇLAR

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.