ÜÇ BÜYÜK GÜNAH

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Okuyunca oradan klişe ve bilindik günahlar ya da bilindik olumsuzluklar aklınıza gelecektir. Ancak çok farklı üç büyük günaha değineceğiz. Aslında dikkatlice odaklandığımızda gerçek manada da ilk beşe girecek günahlardandır. 

Birincisi kuşkusuz hırsızlıktır. Ancak bu hırsızlık somut bir şeyi çalmak değil aksine soyut olup birçok somut durumu da kendisiyle meydana getiren yaşama umudunun çalınmasıdır. İnsana yapılacak en büyük günah ve haksızlık onun hayata bağlanma sebebini ortadan kaldırmaktır. İnsan hayata umut ile bağlanır. Yaşamak hep bir neden bir umuda bağlıdır. İşte, insanı yaşama bağlayan nedenin ortadan kaldırılması insana yapılacak en büyük günahlardan birisidir. Bunun özrü ve affı da yoktur. Günümüz yapısıyla bağlayalım. 

Örneğin: Bir şey için gece gündüz mücadele edip ondan sonra mücadele ettiği şeyin o insana ikram edilmemesi insanda bir dönem büyük yıkıma yol açar. Bu yüzden burada insanın dikkat etmesi gereken şeyse hiçbir şeye fazla değer ve umut bağlamamasıdır.

Örneğe örnekle; memuriyet sınavlarına hazırlanan adayların, gece gündüz çalışıp sonucunda bir noktaya erişememesi o insanlarda büyük gedikler açmaktadır. Bu da o insanlara yapılmış en büyük günahların başında gelir. Bu günah emek verip karşılığının imkanlı olmasına rağmen imkânsız hale getirilmesidir. 

Diğer ikinci günahsa insanların haklarını kendi menfi duygu ve yaşayışları için ne de olsa beni tanımıyor, herkes yapıyor ben yapmışım çok mu? İtirafı ile çalınmasıdır. O insanın malını mülkünü çalmanız geleceğe umutla bakan yarınlarındaki hayallerini çalmanızdan daha günahsız kalacaktır. 

O konunun ucu referans ve iltimasa dayanmaktadır. Referans adı altında meşru hale gelmiş olan torpil, birçok insanın emeğinin çalınıp sırf tanıdığı aracılığıyla pozitif ayrımcılık olarak görülüp hak ihlallerini meydana getirmektedir. Anayasa’da yer alan kanun önünde nasıl ki herkes eşitse emek bakımından da herkes eşittir. Sırf rant, oy ve karşılıklı menfaat adına başkalarının haklarını kısacası kendi çıkarı için hiçe sayanlar Allah’ın adaletinin onları ensesinden er ya da geç kavrayacağını unutmamalıdır. Emeği çalınıp hakkı yenilen birçok aday psikolojisi bozulmuş olup intihara teşebbüs eden binlerce kişi bulunmaktadır. Bu insanların vebali yanınıza kalacağını düşünüyorsanız aklınızın büyük tuzağına düşmüşsünüz demektir. 

En büyük günah nedir sizce?

Daha büyük günahlar elbette ki vardır. Ama umudu çalınan hayalleri kaybolan daha doğrusu hayal çalmak, umut kırmakta büyük günahların içerisinde yer almaz mı? 

İnsan her şekilde yaşar da başkasının ahıyla huzur içinde yaşayamaz. Er ya da geç başkasının hakkı yakanıza yapışır. 

Üçüncü ve en ciddi günahlardan birisi de ilk günaha kavram olarak benzer olup manaca farklı olan umut vermektir. Bir insana umut verip ardından o insanı yüz üstü bırakmak o insana yapmış olacağınız en büyük günahlardan bir tanesidir. Ne yaparsanız yapın bir gönle umut aşılayıp sonra da o gönle aşılamış olduğunuz ağacı kökten kesmeyin. Kırılan dallar ilk başta sizin yanmanız için üst üste biriktirilir. 

İnsanı umuduyla, emeğiyle, hayalleriyle vurmak insana yapılacak en büyük günah ve kötülüklerinden başında gelir. Bu yüzden kimseyi ne umuduyla ne hayaliyle ne de emeğiyle yıpratın.

ÜÇ BÜYÜK GÜNAH

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.