EMANET VE HAK

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsanadır tüm manalar. Bütün mesajlar, tüm kâinat, insanın beşeriyetine hizmet ve itimat adına var olmuştur. Her şey insana emanet edilmiştir. Dağlar, taşlar, denizler, kuşlar tek değil insanlık, merhamet, kardeşlik, sevgi, saygı ve muhabbet dahi insana emanet edilmiştir. 

Emanet “Emin” yani “güven veren güvenilen, şüphe olunmayan şey” manalarına gelmektedir. İnsan, her işini emanet manasıyla meydana getirseydi ne kavgalar olurdu ne cinayetler ne haksızlıklar ne de saygısızlıklar. Çünkü insana ait her türlü işlem ve iletişim emanet kavramı üzerinden meydana gelmektedir. Dostluğun emaneti dostluk kavramını kavramakla meydana gelmektedir. Saygının emaneti saygılı olmakla, hakkın emanet kavramı hakka girmemekledir. Emanet yalnızca bir şeye göz kulak olarak anlamlandırılmamalıdır. Şayet anlam yüklenilmişse de her şeyin bir emanet manasının olduğunu hesaba katarak bir zemine oturtulmalıdır.

Toplumumuzun en büyük sorunlarından birisi de hak kavramının altında yatan emanet manasını anlayamamaktadır. Başkasının hakkı bizlere emanettir. Eğer bizler başkasının hakkına girmişsek demek ki o hakka ihanet etmişiz ve emanete riayet edememişizdir. Karı koca arasındaki ilişkilerden başlayıp küçük bir esnaf ile yapılan alışverişte dahi bir emanet mantığı ve manası yatmaktadır. Esnaf, ölçüde ve tartıda hile yapmayarak kendisine emanet edilen satış ahdine riayet ederek güvenilirlik kimliği adındaki emanetine dikkat edecektir. Karı koca birbirlerine yol arkadaşı manasıyla akıl yürütüp birbirlerine karşı var olan haklarına emanet mantığı ile dikkat etmek zorundadırlar. Özellikle erkekler kendilerine Allah’ın Resulünün veda hutbesinde bizlere emanet olarak bıraktığı kadınların yani eşlerinin haklarına dikkat edip emanetlerine ihtimam göstermek zorundadırlar. 

Bir toplumda güven sarsılırsa herkeste hilebazlık meydana gelir. Bu yüzden toplumun güveninin zedelenmesinin önüne geçerek birbirimizle iç içe yaşarken birbirimizin haklarına önem gösterip birbirimizin üzerindeki hakların bizler için birer emanet olduğunu aklımıza getirmemiz bizler için büyük bir görev olmaktadır. Toplum ancak bu manayla birbirine karşı daha dikkatli davranıp daha çok emanetlerine riayet edeceklerdir. Emin olmanın verdiği rahatlık ve konfor insana ayrı bir haz vermektedir. Düşününüz günlük işlerinizin hepsinde şüphe olmadan acabalar yatmadan hayatınızı idame ettiğinizi hayat o zaman yaşanması mümkün bir cennet olacaktır. Çünkü şüpheye açık her dava iç huzursuzluk adındaki müebbetti doğurur. Bundan mütevelli emin olmanın verdiği konfor dört çeyrek asrı geçmeyen ömürlerimiz ve yaşantılarımızı daha mümtaz ve değerli kılacaktır. Hain olmamak emanete sadık kalmaktır. Hain olmak emaneti hiçe saymaktır. Başkasının hakkı, komşuluk hakkı, karı koca hakkı, helal haram hakkı, kanaat ve şükür hakkı üzerine binlerce emanete ev sahipliği yaptığımız için bunlara da riayet edip dikkat etmemiz elzem olacaktır. Nasıl ki Allah’ın bizlere birer emanet olarak vermiş olduğu bedenlerimize bakımlar edip bir ucunda bir çizik çıkınca yaygaralar basıyorsak başkasının bizlere emanet edilmiş olan haklarının zedelenmesinde de dikkat edip omurgalı bir duruş sergilemek insanlık görevlerimizin başlarında gelecektir.

EMANET VE HAK

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.