ACI ÇEKEN ÜLKEM

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçenlerde sosyal medyada bir siyasetçi miydi, bürokrat mı olduğunu bilmediğim bir şahsın paylaştığı bir yazıyla karşılaştım. Üzerinde bir saatten fazla düşündüm. “Dünya’da üç çeşit ülke vardır; gelişmiş olan ülkeler, gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye”

Dediği sanırım çok doğruydu. Çünkü ülkemiz, cennet vatanımız acı çekmektedir. Ne gelişen bir ülkenin oranlarına yakınlaşabilmekte ne de gelişmekte olan bir ülkenin kıyas edilecek sistemine uygun bir sisteme sahip olmaktadır.

Eski bakanlarından bazıları garibanın cebinden çıkan paraları cebine atarak hac vazifesini yerine getirmesinden tutun, sokak çetelerin kendi adaletini sağlamaya çalışmalarıyla devletin büyük bir buhrana girmesinin açık örnekleri bahsedeceklerimizden bazılarıdır. 

Asgari ücretle geçinmeye çalışan bir toplumdan her gelen bir şeyler tırtıkladı. 

Çiftlik Bank, Jet Fadıl, Thodex Fatih, Katılımevim dolandırıcılığı bilindik örneklerden. 

Olan hep fakir fukaraya olmakta. Bir ev, bir araba sahibi olabilmek için müracaat ettiği ve dişinden tırnağından sakındığı emeğini kaptırdığı bu haysiyetsizleri mi söylesem! Ya da borsada meydana getirilen manipülasyonları ve bunlara müsaade edilmelerini mi söylesem! 

Gerçekten ülkemiz acı çekmektedir.

Nüfus müdürlüklerine gittiğimizde yaşları ve fiziksel oranlarıyla bir işlemin gerçekleştirilmesi için bayağı aksaklığa sebep olan şahısların devletin sırtından geçinmesinden mi bahsedilmeli ya da Milli Eğitim müdürlüklerinde iş bilmez şahısların öğretmenlerin işlerini hal etmeye çalışırken kendi menfi duygularını öncelik sayarak adam kayırma, rant, rüşvet işlerinin yaygınlaşmasını mı desem, belediye başkanlarının kendi yakınlarıyla aile ve akraba merkezine dönüştürülen belediyeleri mi söylesem!

Verdiğim örnekler benim şahit olduğum bazı örneklerdir. Daha nicesi olduğunu da tahmin etmekteyim. 

Ey Anadolu’nun irfan sahibi milleti ve bayrağına, vatanına canı gönülden bağlı olan bu toprakların şahsiyetli üst makamlarda yer alan evladı: Ülkemiz acı çekmektedir!

Memurluk sınavları olur o da iki yılda bir gerçekleştirilir, iki yılda bir yapılan sınavda binlerce şaibe meydana gelmesini mi desem! 

Adaleti mafya babalarına medette arayan bir sistemi mi desem! Ya da Cumhurbaşkanının gücünü ardına alıp babasının çiftliği gibi istediğini öldürüp üstünü kapatan vali ve rektörü mü desem! Normalde Vali’nin yazılışı büyük harfle başladığını bilirim. Ancak oradaki valiyi örnek vermek adına küçük harfle yazdım.

Acı verici değil mi? 

Hindistan’dan farkımız nedir? 

Bence artık farkımız kalmadı Hindistan’dan. Hatta Hindistan’ın bile ekonomik ve teknoloji olarak gerisinde kaldığımızı da söyleyebiliriz. Ülkemiz acı çekmiyor mu sizce de?

Biri gider biri gelir. Gelen hep kendi sistemini oluşturur. Ancak mağdur olan tek bir merci var o da vatandaş. Ekonomik olarak krizi önlemek için Hazine ve Maliye Bakanı getirilir bakanın gerçekleştirmiş olduğu ve sunmuş olduğu proje vatandaşın cebinden vergi almakla açığı kapatmaktır. Oysa binlerce zengin iş adamı milyonlarca lira vergi kaçırmasıyla gündemlere getirilmeye çalışılmasına rağmen neden gereken birçok yerde yerine getirilmediğini mi söylesek! 

Herkesin arama motorunda araştırdığında basitçe ulaşabileceği vergi muhabbetti üzerinden Gemini yapay zekasından elde ettiğim verileri aynısıyla bırakıyorum:

OECD'nin raporuna göre, Türkiye'de bekar ve çocuksuz bir çalışanın maaşından kesilen vergi ve sosyal güvenlik primlerinin toplam payı %40,3'e yükselmiştir.

• Genel Sıralama: Türkiye bu oranla 38 OECD ülkesi arasında 14. sırada yer almaktadır ve %35,1 olan OECD ortalamasının üzerindedir.

• Çocuklu Aileler İçin Durum: "Eşi çalışmayan ve 2 çocuklu ortalama bir çalışan" baz alındığında, Türkiye %40,3'lük oranla tüm OECD ülkeleri arasında en yüksek vergi yüküne sahip 1. ülke konumundadır. (Diğer OECD ülkeleri çocuklu ailelere yüksek vergi indirimi veya nakit yardımı yaparken, Türkiye'de bu farkın yansımaması ülkeyi zirveye taşımaktadır)

Bu yalnızca kurucularından olduğumuz Ekonomi İş birliği ve Kalkınma Teşkilatının listesindeki yerimiz. Dünyanın diğer ülkeleriyle gerçekleştirilen bir kıyasa girmek beni korkuttuğu için bununla yetinmek yeterlidir.

Daha nicesi var…

Anayasa Mahkemesinin önünde kendini yakarak hayatına kıyan emekli polisi mi söylesek! 

Birine yaptığının yanlış olduğunu söylerken tehditlere uğrayacağınızı ve kara listelerde yer alacağınızın sizlere iletileceğini mi söylesem! 

Üsttekilerin her türlü isteğini yerine getirmeye çalıştıklarında hiçbir kural ve kanuna dikkat etmeye çalışmaması ve kamera önünde de kimisinin Atatürk’ü kimisi de dini kullanarak kendi yaptıklarının üstünü toplumun gözünde bir mindere oturtmasını mı söylesek!

Üst makamlarda yaşanan yanlışlar toplumda da gerçekleşen bir gediğe sebep olmuştur.

Tavan neyse tabanda artık ona benzemeye başladı. Toplumumuzda artık üsttekilerine bakarak her türlü en basit işini bile rant, torpil, adam kayırma ile gerçekleştirme yoluna gitmesi ülkemizin çektiği acının ızdırabını daha nasıl gösterecektir ki? 

Bayraktar var ülkemizde Elhamdülillah! Ona da damat diye her gün bir yafta atılmasından önünün kesilmesine çalışılmasını mı söylesem! Ülkede güzel işler yapanların ömrünün uzun olmamasını mı söylesem! 

Dört tarafımızda yangın olmasına rağmen savaş hazırlığı yaparken içimizdeki hainleri mi söylesem! 

Ne söylesem eksik olacaktır. Velhasıl güzelim memleketimiz hiçbir zaman bu kadar acı çekmediğini söyleyebilirim. Kimin parmağı varsa Rabbim tez zamanda gerekeni onun için yapsın. 

Devletimizin içinde başta Sayın Cumhurbaşkanımız daha sonra da bayrağa, vatana canı gönülden bağlı üst makamdaki kim varsa artık bunlara bir dur demesinin gerektiğini yoksa ülkemizi kan kaybından kaybedeceğimizi ifade etmek elzem olacaktır.

ACI ÇEKEN ÜLKEM

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.