Şanlıurfa’da arazi anlaşmazlığı kabusa döndü! “Hapis hayatı yaşıyoruz”

Şanlıurfa’da arazi anlaşmazlığı kabusa döndü! “Hapis hayatı yaşıyoruz”

Hilvan’da yaklaşık 1,5 yıl önce arazi anlaşmazlığıyla başlayan husumet, Edip- Melike Özağaçhanlı çiftinin hayatını adeta kabusa çevirdi. İki akraba grup arasında çıkan silahlı kavganın ardından sular durulmazken, Özağaçhanlı çifti evlerinin kurşunladığını öne sürerek can güvenliklerinin tehlike altında olduğunu öne sürdü.

Şanlıurfa’da arazi anlaşmazlığı kabusa döndü! “Hapis hayatı yaşıyoruz”

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

HİLVAN- Olay, Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesine bağlı Kepirkucak Mahallesinde yaklaşık 1 buçuk yıl önce başladı. İddiaya göre, amca çocukları arasında başlayan arazi anlaşmazlığı zamanla büyüyerek ciddi bir husumete dönüştü.

Yaklaşık 15 dönümlük arazisi bulunan Edip Özağaçhanlı, amcasının oğlunun geçici talebi üzerine arazisinin tapusunu kuzenine verdi. Ancak ekin zamanı geldiğinde arazisini geri istemesiyle birlikte taraflar arasındaki gerginlik arttı. 

Aile büyüklerinin araya girmesiyle arazi geri verilse de, bu süreçten sonra Özağaçhanlı’nın iddiasına göre ailesine yönelik tehdit, baskı ve tahriklerin arttığı belirtildi.

İddiaya göre amcanın oğlu, kardeşi ve iki oğlu birlikte Özağaçhanlı’nın yaşadığı eve silahlı saldırı düzenledi. Saldırı sırasında evin kurşun yağmuruna tutulduğu, olay yerinde yapılan incelemelerde yaklaşık 100’ün üzerinde mermi kovanının tespit edildiği belirtildi.

Aile, silahlı saldırıya rağmen olayla ilgili herhangi bir gözaltı ya da tutuklama işlemi yapılmadığını öne sürdü. 

Gazeteipekyol.com’a konuşan Edip- Melike Özağaçhanlı çifti saldırıyı gerçekleştirdiğini iddia ettikleri kişiler tarafından hâlâ baskı ve tehditlere maruz kaldıklarını belirtti. Özağaçhanlı çifti, can güvenliği endişesi nedeniyle evlerinden çıkamaz hale geldiklerini ve adeta hapis hayatı yaşadıklarını ifade etti.

ÖZAĞAÇHANLI: VERMİYORUM, ALABİLİYORSAN AL DEDİLER 

Ekin zamanı geldiğinde tarlasını geri istediklerinde, “Vermiyorum, alabiliyorsan al” şeklinde söylemlerde bulunulduğunu belirten Edip Özağaçhanlı, şunları kaydetti:

“2024 yılının ortalarında, yani yaklaşık bir buçuk yıl önce, yaklaşık 15 dönüm büyüklüğündeki arazimin tapusunu amcamın oğluna verdim. Kendisi, yaz aylarında bana farklı bir yerden arazi vereceğini söylemişti. Ancak ekin zamanı geldiğinde tarlamızı geri istediğimizde, “Vermiyorum, alabiliyorsan al” şeklinde söylemlerde bulunmaya başladı. Aile büyüklerimizin araya girmesiyle, haksız olduğunu kabul ederek araziyi tekrar geri verdi. Ancak bu olaydan sonra tarafımıza karşı açıkça cephe aldı. Süreç içerisinde bana ve aileme yönelik çok ağır sözlü ve fiziksel tahriklerde bulundu, asılsız iftiralar attı. Bu olayların devamında; amcamın oğlu, kardeşi ve iki oğlu ile birlikte evime silahlı saldırı düzenledi. Yapılan incelemelerde yaklaşık 100’ün üzerinde mermi kovanı bulunmasına rağmen, olayla ilgili herhangi bir tutuklama yapılmadı. “

“YA ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKERSİN YA DA SENİ VE ÇOCUKLARINI ÖLDÜRÜRÜZ”

Özağaçhanlı, ailesiyle birlikte karşı tarafın baskılarına maruz kaldıklarını, şikâyetini geri çekmemesi halinde ise ölümle tehdit edildiğini belirterek, “Oysa bu kadar ağır silahların kullanılması başlı başına suç olduğu gibi, kasten ailemin yaşadığı eve yönelik gerçekleştirilen bu saldırıya rağmen hiçbir şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmedi. Olayla ilgili yargı süreci halen devam etmektedir ve yaklaşık iki ay sonra mahkememiz başlayacaktır. Ancak bu süre zarfında tehditler kesintisiz şekilde devam ediyor. Ben ve ailem ciddi bir korku ve baskı altındayız. Evden dışarı çıkamaz hale geldik; adeta ev hapsinde yaşıyoruz. Sadece zorunlu ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyoruz. Bu durum nedeniyle işlerim tamamen aksadı, ekonomik olarak ciddi zarara uğradım. Köye gidip hayvanlarıma ve ekinlerime bakamıyorum. Eşimi ve çocuklarımı yalnız bırakamıyorum. Tüm bunlara rağmen tarafıma, “Ya şikâyetini geri çekersin ya da seni ve çocuklarını öldürürüz” şeklinde son derece ağır ve açık tehditler yöneltilmektedir. Bu tehdit ve baskı süreci halen devam etmektedir. Devlet büyüklüklerinden isteğim iki taraftan da kan dökülmeden bu işin halledilmesi.” İfadelerine yer verdi. 

MELİKE ÖZAĞAÇHANLI: ADETA HAPİS HAYATI YAŞAYAN BİZİZ

Edip Özağaçhanlı’nın eşi Mülkiye Özağaçhanlı ise aile olarak son derece ağır ve travmatik bir süreçten geçtiklerini belirterek, “Eşim ve çocuklarım ile birlikte son derece ağır ve travmatik bir süreçten geçiyoruz. Evimize silahlı saldırı düzenlenmesine rağmen tek bir kişi dahi tutuklanmadı. Adeta hapis hayatı yaşayan biziz; sanki suçlu olan taraf bizmişiz gibi. Karşı taraf dışarıda serbestçe dolaşırken, biz evimizin içine hapsedilmiş durumdayız. O silahlı saldırı sırasında çocuklarım hayatını kaybedebilirdi. Eşim ya da ben şans eseri hayatta kaldık. Yapılan saldırıyı karşı taraf, “Ölmüş mü?” diyecek kadar pişkin bir şekilde başkalarına anlatmaktadır. Bu durum, tehditlerin ne kadar ciddi ve gerçek olduğunu açıkça gösteriyor. Ben eşimi ve çocuklarımı asla yalnız bırakamıyorum. Hayvanlarımız olduğu için zaman zaman köye gitmek zorunda kalıyoruz. Ancak köy içerisinde dahi evimizin önüne gelerek bizi tahrik etmeye devam ediyorlar “dedi.

“BİZ BU OLAYIN MAĞDURU OLMAMIZA RAĞMEN,  SANIK KONUMUNA İTİLMİŞ DURUMDAYIZ”

Karşı tarafın bu tutumuyla adeta kan dökmek istercesine hareket ettiğini hissettiklerini ifade eden Özağaçhanlı şu ifadelere yer verdi:

“Açıkça korku içindeyim. Bu şekilde davranarak illa ki kan dökmek istedikleri hissini veriyorlar. Biz bunu istemiyoruz. Ne kendi ailemin ne de karşı tarafın canının yanmasını istiyoruz. Defalarca “Kapımıza gelmeyin” dememize rağmen bu baskı ve taciz devam etmektedir. Silahlı saldırının gerçekleştiği gün dahi, saldırıdan kısa süre önce eşimi arayarak “Geliyorum, bekle” dedi. Yaklaşık 20 dakika sonra evimiz kurşun yağmuruna tutuldu. “Geleceğim, hepinizi öldüreceğim” şeklinde açık tehditlerde bulundular ve bu tehditlerini gerçekleştirdiler. Yetkililerden tek talebimiz, adaletin yerini bulmasıdır. Biz bu olayın açıkça mağduru olmamıza rağmen, adeta sanık konumuna itilmiş durumdayız. Oysa can güvenliğimiz ciddi bir şekilde tehlike altında. Yaşadığımız bu süreçte devletin gerekli önlemleri almasını talep ediyoruz."

Şanlıurfa’da arazi anlaşmazlığı kabusa döndü! “Hapis hayatı yaşıyoruz”

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.