Şanlıurfa’da dededen toruna aktarılan geleneksel bıçakçılık zanaatı, el işçiliği ve özenli imalatla yaşatılmaya devam ediyor.
Eyyübiye’de tarihi çarşılar bölgesinde Bıçakçı Pazarında yaklaşık 30 yıldır mesleğin içinde olan Mustafa Kamacı, ailesinden devraldığı üç kuşaklık mirası ilk günkü heyecanla sürdürüyor.
Kaliteli bir bıçağın sadece malzemeden ibaret olmadığını vurgulayan Kamacı, üretimin her aşamasında büyük bir titizlik gerektiğine dikkat çekti.
Çeliğin kalitesinden su verme (sulama) işlemine kadar her detay üzerinde durduklarını belirten tecrübeli usta, "Bıçağın kalitesini sadece çeliği belirlemez. Sulamasından işçiliğine, en ince detayından en kör noktasına kadar her aşamayı tek tek kontrol etmek zorundayız. Gerçek anlamda iyi olanı ayırt etmek mesleğin temelidir" dedi.
KAMACI: 30 YIL ÖNCE ALDIĞI BIÇAKLA GELEN MÜŞTERİMİZ VAR
El emeği göz nuru ile ürettikleri bıçakların uzun yıllar ilk günkü performansını koruduğunu ifade eden Kamacı, unutamadığı müşteri diyaloglarını şu sözlerle aktardı:
"Kendi imalatımız olan bıçakları teslim ettiğimiz müşterilerimiz yıllar sonra yanımıza geliyor. 'Ben bu bıçağı senden 30 yıl önce aldım, hala sorunsuz kullanıyorum' diyenler var. Tabii kullanım alışkanlığı kişiden kişiye değişiyor; bıçağı evladiyelik kullanan da var, iki yılda bir değiştirip yenisini alan da..."
YANLIŞ BİLEME BIÇAĞI ÇÖPE ATAR
Bıçağın kullanım ömrünü belirleyen en kritik etkenin doğru bileme olduğunu altını çizen Mustafa Kamacı, acemi ellerde yapılan işlemlerin bıçağa büyük zarar verdiğini söyledi. Müşterilerine uyarılarda bulunan usta zanaatkar, "Bıçağın ömründe evdeki kullanım şekli kadar bileme de belirleyicidir. İşini bilen iyi bir bilemeciye götürürseniz o bıçağın ömrü uzar. Ancak sıradan, ehil olmayan birine teslim ederseniz, üçüncü bilemeden sonra o güzelim bıçak maalesef çöp olur" ifadelerini kullandı.
Ata mesleğini tecrübe ve usta işçilikle sürdüren Kamacı, kaliteli imalatın yanı sıra doğru kullanım ve bakımla geleneksel bıçakların nesilden nesile aktarılabileceğini vurguladı.


0 Yorum