Şanlıurfa basınının yarım asırlık çınarı: Müslüm Abacıoğlu

Şanlıurfalı gazeteci, yazar ve emekli öğretmen Müslüm Abacıoğlu’nun yarım asrı aşan gazetecilik yolculuğu ile Şanlıurfa’nın basın ve kültür hayatına yaptığı katkılar, eczacı Bakır Yegenoğlu’nun kaleme aldığı yazıda ele alındı. Yegenoğlu, Abacıoğlu’nun arşiv çalışmaları, eserleri ve habercilik anlayışıyla kentin hafızasında önemli bir iz bıraktığını vurguladı.

Şanlıurfa basınının yarım asırlık çınarı: Müslüm Abacıoğlu

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Aktürk Haber’de eczacı Bakır Yegenoğlu, halen Gazete İpekyol’da köşe yazıları kaleme alan gazeteci, yazar ve emekli öğretmen Müslüm Abacıoğlu’nun 50 yılı aşkın gazetecilik yolculuğunu ve Şanlıurfa’nın kültürel birikimine yaptığı değerli katkıları ele aldığı yazısıyla okuyuculara aktardı.

Yegenoğlu, Abacıoğlu'nun yalnızca gazetecilik mesleğinde değil, eğitim, araştırma ve yazarlık alanlarında da önemli hizmetler verdiğini belirterek, yarım asrı aşan meslek yaşamının Şanlıurfa'nın yakın dönem basın ve kültür tarihine ışık tuttuğunu ifade etti.

Yazıda, Abacıoğlu'nun lise yıllarında fotoğrafçılıkla başladığı gazetecilik yolculuğunun, ulusal ve yerel basında uzun yıllar süren başarılı bir kariyere dönüştüğü aktarıldı. Öğretmenlik görevini sürdürürken gazeteciliği de bırakmayan Abacıoğlu'nun, kamu yararını önceleyen habercilik anlayışıyla halkın sorunlarını gündeme taşıdığı vurgulandı.

Anadolu Ajansı, İhlas Haber Ajansı, Türkiye Gazetesi, Akşam Gazetesi başta olmak üzere birçok ulusal medya kuruluşunda görev yapan Abacıoğlu'nun, Şanlıurfa'da Güneydoğu Gazetesi, Yenidoğuş Gazetesi, Urfa Hayat Gazetesi ve Güneydoğu Hakikat Gazetesi gibi yerel yayın organlarının gelişiminde de önemli rol üstlendiği ifade edildi.

“İLETİŞİM TEKNOLOJİSİNİN GEÇİRDİĞİ BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜN DE CANLI TANIĞIDIR”

Yegenoğlu, Abacıoğlu'nun yıllar boyunca oluşturduğu fotoğraf arşivi ile kullandığı fotoğraf makinelerini Şanlıurfa Basın Müzesi'ne bağışlayarak kentin basın hafızasına önemli katkı sunduğunu da belirerek şunları kaydetti: 

“Müslüm Abacıoğlu Hocamızın gazetecilik hayatı, iletişim teknolojisinin geçirdiği büyük dönüşümün de canlı bir tanıklığıdır. Gazeteciliğe başladığı yıllarda Kodak, Agfa, Yashica ve Lubitel gibi makineler kullanılıyor; siyah-beyaz filmler karanlık odalarda banyo ediliyor ve fotoğraflar kâğıda basılıyordu. Haberler daktiloyla yazılıyor; fotoğraf ve haber metinleri PTT aracılığıyla veya şehirlerarası otobüslerle İstanbul’daki gazete merkezlerine gönderiliyordu. Acil haberler için PTT’ye gidiliyor, gazetenin yurt haberler servisi ödemeli olarak aranıyor ve haber telefondaki görevliye kelime kelime yazdırılıyordu. Ses kayıt cihazlarının yaygın olmadığı dönemlerde gazeteciler konuşulanları not alıyor, daha sonraki yıllarda ise önce büyük, ardından daha küçük teypler kullanılıyordu. Siyah-beyaz filmlerin ardından renkli filmler, slaytlar ve nihayet dijital fotoğraf makineleri kullanılmaya başlandı. Müslüm Abacıoğlu Hocamız, geçmiş yıllarda kullandığı fotoğraf makinelerinin önemli bir bölümünü, yayımladığı ve görev yaptığı gazetelere ait arşivlerle birlikte Şanlıurfa Basın Müzesine bağışladı.”

“ŞANLIURFA’NIN TARİHİ VE MANEVİ DEĞERLERİ İÇİN KALICI ESERLER MEYDANA GETİRDİ”

Abacıoğlu'nun gazetecilik çalışmalarının yanı sıra Şanlıurfa'nın tarihi ve manevi değerlerini konu alan kitaplara da imza attığına dikkati çeken Yeğenoğlu, 

“Müslüm Abacıoğlu Hocamız, yıllar içerisinde edindiği bilgi, belge, fotoğraf ve hatıraları yalnızca gazete sayfalarında bırakmadı. Şanlıurfa’nın tarihî ve manevi değerlerini kitaplaştırarak kalıcı eserler meydana getirdi. Kaleme aldığı eserlerden bazıları şunlardır: Hayat Bin Kays El Harrani ve Harran Hayat Bin Kays El Harrani ve Şeyh İmam Muhammed Bakır Evliyalar, Enbiyalar ve Şanlıurfa İsmi Urfa ile Anılan Peygamberler Bu eserlerinde Şanlıurfa’nın peygamberler, evliyalar ve gönül insanlarıyla şekillenen manevi dünyasını araştırdı; yıllar boyunca topladığı belge, bilgi, hatıra ve fotoğrafları okuyucularıyla paylaştı. Kitaplarında çok sayıda tarihî fotoğrafa yer vermesi, onun lise yıllarında başlayan fotoğraf tutkusunun yıllar sonra nasıl büyük bir kültür hizmetine dönüştüğünü göstermektedir.

Eserlerini maddi bir beklentiden ziyade insanların faydalanması ve hayır duası almak düşüncesiyle hazırladı. Onun şu sözü, hayat anlayışını en güzel şekilde özetlemektedir: “Bir dua alabilirsek ne mutlu bize…” dedi.

Yegenoğlu’nun kaleme aldığı yazının tamamı için tıklayınız.

Şanlıurfa basınının yarım asırlık çınarı: Müslüm Abacıoğlu
reklam alanı

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.