kaynak olarak ekleyin
Tarih boyunca su kaynakları ve yeşil alanlarıyla öne çıkan Şanlıurfa, günümüzde bu özelliğinden büyük ölçüde uzaklaştı. Tarih boyunca “Daysan” adıyla anılan Karakoyun Deresinin yanı sıra kent genelinde bulunan çok sayıda pınar ve su kaynağı, geçmişte bölgenin yaşamında önemli rol oynadı.
Ancak yıllar içinde artan tarımsal sulama ihtiyacı, yeraltı sularının yoğun kullanımı, yağış rejimindeki değişiklikler ve kentleşme, bölgedeki su kaynaklarının azalmasında etkili oldu.
YERALTI SULARI ÜZERİNDEKİ BASKI ARTTI
Özellikle tarımsal sulamada kullanılan yeraltı suyunun artmasıyla birlikte açılan çok sayıdaki derin kuyu, su seviyelerinin düşmesine neden oldu. Bunun yanı sıra kentleşmeyle birlikte doğal su beslenme alanlarının yapılaşmaya açılması, yağmur sularının toprağa ulaşmasını zorlaştırdı.
Yağışların yetersiz kaldığı dönemlerde akarsuların debisi de düşerken, bazı dere yatakları zamanla işlevini kaybetti. Üzeri kapatılan, yönü değiştirilen veya kanal haline getirilen bazı su yolları ise doğal görünümünden uzaklaştı.
SU KAYNAKLARININ İZLERİ İSİMLERDE YAŞIYOR
Şanlıurfa’da geçmişte su kaynaklarıyla özdeşleşen Bamyasuyu, Kehrizsuyu, Cavsak, Germuş, Açıksu, Süleymanpınarı, Direkli, Mecrihan, Devteşti, Sancak, Yukarı Koymat, Gölpınar, Anzeli Pınarı, Çamurlu, Belih, Tülmen, Tatarhöyük, Yarımtepe, Cülmen, Esemkulu ve Kırkpınar gibi isimler gibi isimler bugün daha çok mahalle, cadde ve durak adlarında karşımıza çıkıyor.
Bir dönem kentin doğal yaşamının önemli parçalarından olan bu kaynakların büyük bölümü artık eski görünümünü koruyamıyor. Şanlıurfa’nın suyla anılan geçmişinden geriye ise büyük ölçüde bu isimler ve kent hafızasında yer eden anlatılar kalıyor.
Kaynak: MUSTAFA EKİNCİ


0 Yorum