kaynak olarak ekleyin
Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Dönemin siyasi baskılarına ve darbe zihniyetine direnen önemli şahsiyetler bir kez daha anılıyor.
1977 yılında zorlu şartlar altında Şanlıurfa Belediye Başkanı seçilen ve 12 Eylül darbesiyle görevinden alınarak 3 yıl hapis cezasına çarptırılan eski belediye başkanı ve siyasetçi Feridun Yazar’ın anlatımları, dönemin karanlık atmosferini ve demokrasi mücadelesini bir kez daha gözler önüne serdi.
Darbe yönetimi tarafından ağır mağduriyetlere uğrayan isimlerden biri olan, Şanlıurfa’da halkın oylarıyla seçilmesine rağmen darbe sonrası görevinden alınarak hapse atılan merhum Belediye Başkanı Feridun Yazar’ın hayatı ve demokrasi mücadelesi yeniden hafızalarda yerini aldı.
Akciğer kanseri hastalığı nedeniyle 2016 yılında Ankara’da Özel Güven Hastanesinde hayatını kaybeden merhum Yazar, 2013 yılının ekim ayında başkanlığı döneminde yaşananları İpekyol Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Arısüt’e anlatmıştı.
"BİZİ KURŞUN YAĞMURUNA TUTTULAR"
1977 yerel seçimlerinde CHP’den aday olma sürecinde parti içindeki ve dışındaki engellemelerle mücadele ettiğini belirten Feridun Yazar, o günkü seçim atmosferini şu sözlerle aktarmıştı:
"77 seçimlerinde çok zor şartlar altında seçime girdik. MHP’li bakanlık döneminde yüzlerce militan devlet kadrolarına yerleştirilmişti. Bellerinde silah, arkalarında devletin gücüyle aleyhimize çalışıyorlardı. Sarayönü’nde bizi kurşun yağmuruna tuttular. Bu ağır baskı, silahlı tehdit ve kurşunlanma olaylarına rağmen halkın ve aydınların büyük desteğiyle seçimi kazandık."
1977 ile 1980 yılları arasında seçilmiş belediye başkanı olarak görev yapan Feridun Yazar, 12 Eylül öncesindeki siyasi hareketliliği ve Abdullah Öcalan ile ilk karşılaşma anını ilişkin ise, "Maraş'ta üç kişi yakalanmıştı. O zaman Apocu, PKK ismi falan yok. Üç genç partiye gelip bu iki gencin (Kemal Pir ve Halil Çavgun) serbest bırakılmasını istedi. Ondan sonra öğrendim ki, partiye gelen o üç gençten birisi Apo'ymuş." İfadesini kullanmıştı.
Merhum Yazar, 1993 yılında HEP Genel Başkanlığı döneminde ateşkes görüşmeleri için gerçekleştirdikleri temasa ilişkin de "93'te Beka'ya gittik. Ateşkesin uzatılmasını sağlamak için elimizden geleni yaptık, Abdullah Öcalan ile görüştük. Biz oraya gizli değil, açıkça gittik. Türkiye Büyükelçiliği bizi karşıladı ve misafir etmek istedi." diye konuşmuştu.
SUİKASTIN ARDINDAN GELEN 12 EYLÜL VE HAPİS YILLARI
Belediye başkanlığı döneminde uğradığı silahlı suikast sonucu ağır yaralanan Yazar, henüz saldırının etkilerinden yeni kurtulmaya çalışırken 12 Eylül 1980 askeri darbesi gerçekleşti. Askeri yönetim tarafından görevinden el çektirilen Yazar, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Darbe sürecinde yaşadıklarını özetleyen Yazar, "12 Eylül’de bizi tekrar içeri aldılar. Bir yılı hücrede olmak üzere üç yıla mahkûm edildik. Seçilmiş bir belediye başkanı olarak halkın iradesi gasp edildi" diyerek askeri vesayetin sivil siyasete vurduğu darbeyi dile getirmişti.
DARBELERE VE VESAYETE KARŞI BİR ÖMÜR MÜCADELE
12 Eylül askeri darbesiyle cezaevine konulmasına rağmen mücadelesinden vazgeçmeyen Yazar; sonraki yıllarda SHP İl Başkanlığı, HEP Genel Başkanlığı, DEP, HADEP ve DEHAP gibi yapılarda aktif görevler alarak Türkiye siyasetinde derin izler bıraktı.
12 Eylül darbesinin yıl dönümünde, halkın iradesiyle seçilmesine rağmen darbeciler tarafından hapsedilen merhum Feridun Yazar’ı saygı ve rahmetle anıyoruz.


0 Yorum