kaynak olarak ekleyin
Şanlıurfa’nın binlerce yıllık tarım kültürünün simgelerinden biri olan ve kökleri Göbeklitepe dönemine kadar uzanan "tat karpuzu", günümüzde üretiminin durma noktasına gelmesiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Bölgenin kadim tarım geçmişine ışık tutan Tat Karpuzu, geçmişte kentin dört bir yanında yetiştirilirken, bugün yalnızca Karaköprü ilçesine bağlı Tatburç ve Yoğunburç mahallelerinde kısıtlı sayıda çiftçi tarafından ekiliyor.
VERİM VE KOLAYLIK YILLIK MİRASIN ÖNÜNE GEÇTİ
Tarihi kadar lezzetiyle de bilinen bu özel türün unutulmaya başlanmasının arkasında ise değişen üretim tercihleri yatıyor. Şanlıurfalı çiftçilerin, ekimi ve bakımı daha zahmetsiz olan, yanı sıra daha yüksek verim sağlayan Adana ve Diyarbakır karpuzlarına yönelmesi, tat karpuzunun ekim alanlarını daralttı. Geleneksel üretimi sürdüren sadece birkaç emektar çiftçi kalmış durumda.
5 AY BOYUNCA TAZELİĞİNİ KORUYOR
Tat karpuzunu diğer türlerden ayıran en büyük özelliği ise olağanüstü dayanıklılığı. Kendine has aroması ve renginin yanı sıra, oldukça kalın bir kabuk yapısına sahip olan meyve, hasat edildikten sonra 5 ay boyunca bozulmadan muhafaza edilebiliyor. Geçmiş yıllarda kış aylarında tüketilebilmesi için samanların arasında saklanan tat karpuzu, bu özelliğiyle kentin geleneksel mutfak ve depolama kültüründe de stratejik bir yer tutuyor.
YEREL EKONOMİ VE KÜLTÜREL MİRAS İÇİN ÇAĞRI
Uzmanlar ve yerel üreticiler, tat karpuzunun yeniden canlandırılmasının hem bölge ekonomisine katma değer sağlayacağını hem de Şanlıurfa’nın gen kaynağını koruyacağını vurguluyor. Kadim kentin tarihine ve biyolojik çeşitliliğine sahip çıkılması adına, tat karpuzu üretiminin teşvik edilerek markalaştırılması gerektiği ifade ediliyor.
Kaynak: RIDVAN DERİN


0 Yorum