kaynak olarak ekleyin
ÖZEL HABER l Şanlıurfa kültürünün ve sosyal yaşamının en köklü simgelerinden biri olan, adı Arapça "acı" anlamına gelen "murdan" kelimesinden türeyen mırraya ilgi her geçen gün artıyor. Düğünlerden taziyelere kadar kentin önemli buluşmalarında başköşede yer alan geleneksel acı kahve mırra; özel hazırlanış metodu, sağlık üzerindeki olumlu etkileri ve asırlardır yaşatılan ikram ritüelleriyle dikkat çekiyor.
SAATLERCE SÜREN EMEK: MIRRA NASIL YAPILIR?
İncecik dövülmüş özel kahve çekirdeklerinin suyla bir araya getirilerek uzun süre kaynatılmasıyla elde edilen mırra, yoğun aroması ve sert tadıyla klasik kahvelerden ayrılıyor. Kıvamını ve rengini alana kadar defalarca kaynatılan içecek, kulpsuz küçük fincanlarda ve tek yudumluk miktarlarda servis ediliyor. İçerdiği zengin mineraller sayesinde çeşitli rahatsızlıklara da iyi geldiği belirtilen mırra, bölge halkı için yalnızca bir içecek değil, aynı zamanda şifa kaynağı olarak kabul görüyor.
BİR BÜYÜĞE HÜRMET, BİR MİSAFİRPERVERLİK SİMGESİ
Bölgede saygınlığın ve misafirperverliğin sembolü olarak görülen mırra servisinin kendisi de sıkı kurallara bağlı. Bakır ve işlemeli ibriklerle sunulan mırra, meclisteki yaşça en büyük kişiden başlanarak küçüğe doğru ikram edilir. Kahveyi sunan kişi, konuk kahvesini bitirip fincanı geri verdikten sonra fincanı silerek bir sonraki konuğa aynı fincanla ikramı sürdürür.Geleneklere göre fincanı yere veya masaya koymak büyük bir nezaketsizlik sayılır. Fincanı masaya bırakan kişinin; fincanı altınla doldurması, kahveyi servis eden kişiyle evlenmesi ya da servis edeni evlendirmesi gerektiğine inanılır.
KÖROĞLU KAHVEHANESİNDEN GÜNÜMÜZE: MIRRANIN İSMİ NEREDEN GELİYOR?
Mırranın isim kökenine ilişkin bilinen en popüler hikâyeyi Kültürel Miras Araştırmacısı S. Sabri Kürkçüoğlu, 1999 yılında Halil Binbaşıoğlu’ndan derlediği anıyla şöyle aktarıyor:
Kahvenin Urfa’ya yeni geldiği dönemde, kahvehanelerde böyle bir içecek olduğunu duyan bir vatandaş tarihi Köroğlu Kahvehanesi’ne gider ve Arapça "Bana bir batman kahve getir" der. Kahvecinin durumu anlayıp küçük bir kapla kahveyi sunması üzerine adam şaşırır. İlk yudumu aldığında yüzü buruşan adam, kahvecinin nasıl bulduğunu sorması üzerine Arapça şu tarihi sözleri söyler:
"Ye lon mi hi şerıp tel ırcel le çen gılıt mırra" (Eğer bunu yiğit/er kişiler içiyor olmasaydı, ben buna acı [mırra] derdim.)
İçenlere ve kahveciye nezaketsizlik etmemek adına kullanılan bu ifadeden sonra, "acı kahve" kelimesi yörede gelenekselleşerek günümüze kadar "mırra" adıyla ulaşmış durumda.


0 Yorum