kaynak olarak ekleyin
ANKARA- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
Kabine Toplantısında ele alınan konulara ve gündeme dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon meselesi üzerine gerçekleştirilen çalışmalara dair bilgi vererek hazırlanan Kanun Teklifinin meclisten geçmesinin ardından Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacağını açıkladı.
Fon meselesinin süratle çözülmesi amacıyla yoğun bir gayret içerisinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önceki kabine toplantımızdan bu yana; Devlet Denetleme Kurulumuzun görevlendirilmesinden Fon Koordinasyon Kurulumuzun teşkiline. Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bilgilendirilmesinden kanuni düzenleme gerektiren hususlarda yasa teklifinin Meclisimizin takdirine sunulmasına. Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın Emlak-Katılıma devrinin başlamasından, Merkezi Kayıt Kuruluşu işlemleri tamamlanan fonların ödemelerinin başlamasına kadar pek çok müspet adım atıldı. Meselenin yargı tarafında soruşturmalar titizlikle ve derinleştirilerek devam ediyor. Fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de içinde olduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı. Bunlardan 84’ü tutukluklarınken, 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartıldı, 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun Teklifinin Meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin Ekim ayı içinde yapılmasını müteakip, yatırımcıların kaydadeğer bölümü ‘ara ödemelerini’ almış olacak" ifadelerini kullandı.
“HAKSIZ KAZANÇ SAĞLAMIŞ HER KİM VARSA, BEDELİNİ ÖDEYECEK"
Fon meselesi üzerinden kendilerinin ‘çamur at izi kalsın’ mantığıyla hedef alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:
"Bizim şu anda birinci önceliğimiz; siyasette tek sermayesi polemik olanlara laf yetiştirmek değil, kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf, adil, hızlı biçimde yönetilmesidir. Bir kere daha şunu herkesin bilmesini, herkesin anlamasını isterim: Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş getiriler elde etmiş; spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa, bunun bedelini mutlaka ödeyecektir. Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere, sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir; onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Biz onlara benzemeyiz. Bizim ne siyaset tarzımızda ne de devlet yönetim anlayışımızda asla böyle bir durum olamaz. Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun, hesabını sorarız ve soruyoruz. Yine bu dönemde, ülkemizi benzer bir sıkıntıyla karşı karşıya bırakmamak için gereken neyse, hayata geçirmekte kararlıyız. Ek düzenlemelerle sermaye piyasalarımızın bünyesini bu tür mikroplara karşı güçlendirecek, işleyişini inşallah çok daha sağlıklı hale getireceğiz. Elbette bu adımları atarken; boğazlarına kadar çamura batmış olanların, tamamen ‘çamur at izi kalsın’ mantığıyla haysiyet cellatlığı yapmasına müsaade etmeyeceğiz. Bakın Türkiye’de, şahsım dahil hiç kimse eleştirilemez değildir. Ama hiç kimsenin unvanı, mesleği, konumu da; ona, FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez. Eleştiri hakkı, yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir. Aynı şekilde ifade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı; insanların onuruyla, haysiyetiyle oymamalıdır."
Kaynak: İHA

0 Yorum