Şanlıurfa’daki dünyada eşi benzeri olmayan cami! Tabanındaki detay görenleri büyülüyor

Şanlıurfa’nın simgesi Halil-ür Rahman (Döşeme) Camii, günümüze uzanan tarihi dokusu, Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı makam kabul edilen kutsal atmosferi ve balıkları doğrudan görme imkanı sunan cam zemin mimarisiyle ziyaretçilerini büyülüyor.

Şanlıurfa’daki dünyada eşi benzeri olmayan cami! Tabanındaki detay görenleri büyülüyor

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde yer alan tarihi Balıklıgöl Platosu, inanç turizminin ve köklü medeniyet mirasının en önemli merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. Kentin simge yapılarından biri olan ve yerel halk tarafından "Döşeme Camii" olarak anılan Halil-ür Rahman Camii, hem tarihi dokusu hem de taşıdığı manevi değerle her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.

Halil-ür Rahman Camii’ni dünyadaki diğer ibadethanelerden ayıran en dikkat çekici özelliklerden biri, taban yapısında kullanılan cam zemin mimarisidir. Ziyaretçiler, cam zeminden aşağı baktıklarında doğrudan ayaklarının altında yüzen balıkları görebilmekte ve bu sayede Hz. İbrahim’in yaşadığı mucizevi atmosferi yakından hissetme fırsatı bulmaktadır.

ATEŞİN SUYA, ODUNLARIN BALIĞA DÖNÜŞTÜĞÜ MAKAM

Dini rivayetlere göre Hz. İbrahim, Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele ederek onları kırıp parçaladı. Bu durum üzerine Nemrut’un emriyle bugünkü Urfa Kalesi’nin bulunduğu tepeden dev bir ateşe atıldı. O anda Yüce Allah’ın "Ey ateş, İbrahim üzerine serin ve selamet ol" emriyle ateş suya, odunlar ise balıklara dönüştü; Hz. İbrahim ise salimen bir gül bahçesinin içine düştü. İşte Halil-ür Rahman Camii, tam da bu mucizenin gerçekleştiği ve Hz. İbrahim'in düştüğü makam olarak kabul edilmektedir.

KİTABEDE ENBİYÂ SURESİ VE HZ. İBRAHİM MUCİZESİ

Caminin batı cephesinde yer alan altı satırlık tarihi kitabede de bu mucizevi olay açıkça aktarılmaktadır. Kitabede, Hz. İbrahim’in putlarla mücadelesinden Nemrut tarafından ateşe atılmasına ve Kur’an-ı Kerim’in Enbiyâ Suresi 69. ayeti uyarınca ateşin suya, odunların balığa dönüşerek Hz. İbrahim’in esenlikle bir gül bahçesine düşmesine kadar yaşanan süreç detaylarıyla yer almaktadır. Yapının tarihi geçmişi M.S. 504 yılına kadar dayanmaktadır. Rahip Urbisyus tarafından Hz. İsa’nın annesi Hz. Meryem adına inşa ettirilen Meryem Ana Kilisesi, Abbasi Halifesi Me'mun döneminde (813-833) camiye çevrilmiştir. Yapının minaresi 1211–1212 yıllarında Selahaddin Eyyubi'nin yeğeni El Melik'ül Eşref Muzafferüddin Musa tarafından onarılmış, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1520-1566) restore edilmiş ve 1810 yılında kapsamlı bir bakımdan geçmiştir. Ünlü seyyah Evliya Çelebi de Seyahatname’sinde bu yapıdan "İbrahim Halil Tekkesi" olarak bahsetmiştir.

SELÇUKLU MOTİFLERİ VE MİMARİ ZERAFET

Kesme taştan yapılmış ve Selçuklu motifleriyle işlenmiş dikdörtgen planlı ibadet mekanının merkezinde, dört payenin taşıdığı görkemli bir kubbe yer almaktadır. Sekiz çapraz tonozlu mihrap duvarına paralel bir mimari plana sahip olan caminin iç mekanı ise oldukça sade tutulmuş, yalnızca kireçle sıvanarak herhangi bir süslemeye yer verilmemiştir.

ŞİFALI SUYA VE TARİHE YOĞUN İLGİ

Hz. İbrahim’in ateşe atıldığında düştüğü yer olması nedeniyle kutsal sayılan ve bünyesindeki doğal su kaynağının şifalı olduğuna inanılan Halil-ür Rahman Camii, her dönemde ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmektedir. Görkemli tarihi ve eşsiz atmosferiyle cami, Şanlıurfa'da mutlaka görülmesi gereken eserlerin başında gelmektedir.

 

Şanlıurfa’daki dünyada eşi benzeri olmayan cami! Tabanındaki detay görenleri büyülüyor
reklam alanı

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.