ŞEHR-İ URFA VE TEKE TEK BİLİM

 

Ruhumun Masalı Şehr-i Urfa geçen akşam Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek Bilim'in konusuydu. Program Harran da yapıldı. Konu: Özelde Harran, genelde bütün Şehr-i Urfa. Konuklar: Profesör Ahmet Arslan, profesör Celal Şengör, Profesör Mehmet Önal. Biri felsefeci, biri jeolog, biri arkeolog.

 

Ahmet Arslan Urfalı felsefe profesörü. Şehr-i Urfa'nın yüz akı. Çok naif ve mütevazi bir insan. Kendisi gibi düşünceleri de çok doğal. Düşüncelerimiz ve düşünce biçimlerimiz ekseriyetle paralel. Düşünsel olarak ateist, kültürel olarak müslüman kendisi. Düşünerek ulaştığı son menzil bu. Ama katı ve soğuk değil, her düşünceye açık ve saygılı biri ateizm. Felsefe, sanat, musiki, siyaset, ilahiyat gibi istediğiniz alanda sohbet edebiliyorsunuz. Sadece melankolisinin birazcık eksik olduğunu gördüm. Ama bu onda pozitif bir tesir yapmış. Melankolisi olsaydı böyle net ve doğal düşünemezdi belki de. Arslan'ın en büyük başarısı derin ve girift felsefî meseleleri avamın seviyesine göre ve bazen avamca anlatabilmesi. Bu konuda ülkede eşi benzeri yok dense mübalağa olmaz sanırım. Programdan bir gün sonra Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde görüştüğümüzde zamanında kendisi hakkında yazdığımız yazılardan dolayı özellikle teşekkür etti.

 

Jeoloji profesörü Celal Şengör bir bilim adamından çok bir komedyen. Müthiş kitap okuyan ve kafası zehir gibi çalışan biri. “İnsanın kendi dışkısını yemesi normaldir, ben yedim tadı çok güzeldi” diyebilecek kadar garip biri. Şengör de bir ateist ama çok katı, itici ve sevimsiz bir ateizm. Eğer Türkiye Ateizm Derneği’nin üyesi ise kesinlikle uyarılmalı. Hz. İbrahim ve Hz. Musa'nın tarihsel olarak yaşamadığını, sadece üç kutsal kitapta bunların geçtiğini söyledi. Bu zatların peygamber olmadığına inanmak normal ama yaşamadıklarına yani mitolojik birer kişilik olduklarına inanmak normal değil. Çünkü bunlardan bahseden kutsal metinler bunların ete kemiğe bürünmüş birer insan olduklarını söylüyor. Kutsal kitaplar kutsal olmaları yanısıra tarihsel birer vesika değeri taşırlar. Peygamberler tarihi ve dinler tarihi için birinci elden kaynaklardır kutsal kitaplar. Üslupsuzluk, laubalilik, üstencilik bazı mümeyyiz vasıfları. Kemalizm, şovenizm, ateizm ve darwinizm’den mürekkep düşünce dünyası şalgam çorbası gibi.

 

Arkeoloji profesörü Mehmet Önal hoca Şehr-i Urfa'nın başka bir yüz akı. Çok mütevazi, bilgili, çalışkan, alanına hakim, akademiye ve bilime saygılı bir insan. Harran kazı başkanı ve şu an sanat tarihçisi olarak görev yapmakta olduğum Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun tek profesör üyesi aynı zamanda. Elinden geldiğince Urfa'yı, Harran'ı ve kazıları anlatmaya çalıştı. Şehr-i Urfa'nın önemine dikkatleri çekti. Ev sahibi olması hasebiyle konukların 'uçuk' denilebilecek bazı sözlerine ve kanaatlerine pek müdahale etmedi. Bu hususta yorum yapmaktan özenle kaçındı. Programı renklendiren hiç şüphesiz ki Celal Şengör'ün ilginç çıkışları ve Ahmet Arslan'ın kendine has renkli yorumları oldu. Her şeye rağmen Ruhumun Masalı Şehr-i Urfa arkeoloji, jeoloji ve felsefe karışımı güzel bir programa ev sahipliği yaptı, o akşam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şahin Doğan - Mesaj Gönder

# urfa

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.