PSİKOLOJİ ÜZERİNE KÜRESEL GÜÇ- FREUD VE ADLER

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsan var olduğu ilk günden öleceği son güne kadar fiziksel ve ruhsal bir eylemin içinde yaşadığı hepimiz tarafından malumdur. Yaşanan olaylar ve olgular insanda fiziksel tepkimeleri meydana getirdiği gibi bu meydana gelen fiziksel tepkilerin ana kaynağında zihinsel yani ruhsal frekansların etkileri çok büyüktür. 
Sigmund Freud ve Alfred Adler adında bilinen iki büyük psikoloji yazarının üzerinden zihinsel ve fiziksel tepkilerin kaynağına değinip üstüne hangisinin tavsiye ettiği yöntemlerin daha iyi olacağı üzerinde duralım.
Batı medeniyeti ve küresel güçler her yere el attığı gibi toplumda psikoloji gibi omurga görevi gören insanın zihinsel yapısının belirlenmesine de el atmıştır. Sigmund Freud’da birçok ülkenin eğitim kurumunda bunun gerçekleştiğinin açık örneğidir. Peki, Sigmund Freud ne demiştir? Alfred Adler ne demiştir? Hangi psikolog günümüzde bizlere daha fazla katkıda bulunmuştur? 
Sigmund Freud, psikolojinin insanın yaşamı boyunca davranışlarını etkilediğini savunurken bu davranışlarını kısıtlayan veyahut etkileyen temel etkininse geçmişte yaşadığı travmalar olduğunu bizlere yansıtmıştır. Çocukluğumuzda yaşadığımız travmalar olgunluk dönemimizde bile önümüze çıkıp davranışlarımızı etkiler vaziyettedir. Burada Freud, yanlış bir şey söylememektedir. Ancak batı zihniyeti ve küresel güç mantığı para kazanma arzusuyla insanın psikoloji eylemi içerisinde hep geçmişin izini öne atarak seanslara yönlendirip paso para getirisi olacak yöntemleri meydana getirmek isterken Sigmund’un birçok kuramını kullanmıştır. Sigmund yanlış fikir sunuyor demek doğru olmayacağı gibi günümüzün dijital çağında kalabalık dünya nüfusu içerisinde Freud yöntemi insanın yalnızlık teorisinden çıkmasına bir türlü müsaade etmemektedir. Ve insanlar yaşadıkları sorunları psikologlara anlatırken birçok psikolog para getiren aynı yöntemi ele alarak insanların yalnızca çektiği acıları geciktirmeye çalışırlar. Bu da küresel gücün insan psikolojisine bile etki ettiğini gözler önüne sermektedir. Okullarımızda Freud’un eğitim ve gelişim üzerine birçok kuramı bizlere öğretilip yansıtılırken farkında olunmadan bizlerin acılarımızı keşfetmemize yardımcı olup yalnızca acıyı keşifle yetinmemize etki etmektedir. 
Oysa dönemin yazarlarından ve psikologlarından olan Alfred Adler ise Freud’dan farklı olarak psikoloji üzerine çok etkileyici yöntemler ve açıklamalar sunarak günümüzde yaşanan psikolojik olayların ve sorunların ortadan kaldırılmasına büyük etki etmektedir. 
Alfred, psikolojide insanın geçmişte yaşadığı hiçbir şeyin etkisinde kalmayacağı güce sahip olduğunu insan dilerse bütün zorlukları aşabileceğini bizlere ifade etmektedir. Günümüzde birçok olayın kaynağı Freud’un bahsettiği gibi geçmişte yaşanan travmalardan meydana gelmektedir. Ancak bu olaylar Alfred’e göre mantıklı ve doğru olmayıp haklılık gösterilmemesi gerektiğini bize göstermektedir. 
İnsan ciddi manada geçmişinin geleceğe etkisinin kendi elinde olduğu bilincine vardığı an yaşadığı olayların davranışsal bakımdan olumlu ve olumsuz etkilerini de belirleyebilir. Birçok ülkede Alfred’in yöntemi çok kullanılmadığını görebiliriz. Sebepse Adler yöntemi acının kökten kaldırılmasına etki ettiğine rastlamamız görünmesinden küresel güçlerin buna müsaade etmeyerek Adler yöntemini çok popüler etmemeleri gayet doğal görünmektedir. Adler yöntemi insanların geçmişte takılı kalmasını önlerken gelecekte yapacakları davranışlarını geçmişten ders çıkararak meydana getirmelerine yardımcı olmaktadır. 
Düşünün psikolojik sorun yaşayan insanlar psikoloğa gidip Adler yöntemi ile tedavi edilirse birinci bilemediniz ikinci tedavide iyileşme gösterebileceği için bu da para kazancını azaltacağından çok tercih edilmemesi de gayet doğal görülmektedir. Doğal yaşamın içine kadar girip insanın eylemlerini yaşamadan fayda sağlayacak sonuçları meydana getiren Adler yöntemi Freud kadar kullanılmamasının nedeni Freud’un yöntemleri acının ve travmaların bitmeyeceğini hayatın sonuna kadar devam edeceğini bildirmesi bu nedenle de psikolog desteğinin devamlı olmasını sağlaması küresel gücün seçiminin Freud olmasının gayet doğal olduğu yine gözler önüne serilmiştir. 
Adler yöntemi de bahsettiğimiz gibi geçici değil kalıcı çözüm sunması para getirisini kısıtlayacağından çok seçilmemesi de elzemdir. Adler’in en çok etkilendiğim terapi yöntemiyse MIŞ GİBİ YAPMA terapisidir.

PSİKOLOJİ ÜZERİNE KÜRESEL GÜÇ- FREUD VE ADLER

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.