İnsan, öyle aciz öyle basit bir şekildedir ki kendini o kadar abartması hayrete düşürücüdür.
Topraktan dünyaya gelmesi bir damla spermden şekil alması var olduktan sonra kan, su ve kemikten oluşması!
Abartılmayacak bir profildedir. Şu mana da abartılmamalıdır: bir sivrisinek tarafından bile canından olabilir. Bu kudret ehli Allah'ın insanı müthiş ve kendi kudretini hatırlatıp kendini bir halt zannetmemesi için insana verdiği mesajdır. Anlayan ve tefekkür edene.
Konumuz başlıktan da anlaşılacağı üzere son dönemlerde daha doğrusu pandemi sürecinden sonra ciddi şekilde artış göstermeye başlayan kanser ve kalp krizi vakalarıdır.
Evet, insan hastalanabilir, güçsüz düşebilir, büyük hastalıklara düçar olabilir ancak kanser tıp dilinde yaygınlaşmasının aksine tıbbın kanser için birçok tedavide kemoterapi olarak akrep zehri ile tedavi etmeye çalışması, fayda gören muhakkak olmuştur ancak birçok hastada da yeni problemleri beraberinde meydana getirmiş olduğunu hatırlatmakta fayda vardır.
Kalp krizlerindeyse tüketmiş olduğumuz katkı maddeli gıdalar, kalitesiz ekmekler!
Kalp krizlerinde etkili olan kalp kapakçık tıkanması sigara ve hamur tüketimin fazla olmasından kaynaklıdır. Oysa Anadolu'nun buğdayının değiştirilmeden önce kara ve insana fayda sağlayan bir sembolizeden oluşmuş olması günümüzdeyse tam aksine bir durumun var olması bizleri düşündürmelidir.
Beyaz ekmek ve bu ekmeğin içine daha çok tüketmemiz adına birçok işletme aracılığıyla Çin tuzu eklenmesi bizlerin sağlık açısından büyük bir işgale uğradığımızı göstermektedir.
Covid döneminden sonra kalp krizlerinin artış göstermesinin en büyük etkeni de kuşkusuz vurmuş olduğumuz aşılardır. Vurduğumuz aşıların oluşturmuş olduğu kanımızın pıhtılaşmasından kaynaklı kalp damarlarımız daralıp tıkanmaya maruz kalmasından vakitli vakitsiz yaşlı genç demeden kalp krizlerine şahit olmamız kaçınılmaz olmuştur.
İnsan sağlığı bu kadar ucuz olmamalıydı. Evet, birilerinin tuzağına düştük ama bu onların tuzaklarına boyun eğeceğimiz anlamına da gelmemelidir. Ne yapacağız?
Öncelikle bir hekim olmamakla beraber yaptığım araştırmalar neticesinde varmış olduğum ve vermiş olduğum bilgiler kendimin uyguladığı eylemlerden ibarettir.
Kalp krizi riskini azaltmak için düzenli spor yapıp özellikle ekmek tüketimi ve organik beslenmeye özen göstereceğiz.
Yılda en az üç defa hacamat yapacağız. Çörek otu, kaya tuzu, hindiba kökü, zerdeçal ve limon tüketimini artıracağız.
Hacamata gelince kalp krizi riskini azalttığı gibi vurduğumuz Covid aşılarının oluşturmuş olduğu kandaki pıhtılaşmayı en büyük ölçekte önleyecek tıbbi müdahaledir. Tabi ki bir hekimin ve bilgi sahibi birisinin tavsiye ve tedavisi ile yapmanız daha faydalı olacaktır.
Başta Peygamberimizin sünnetlerinden birisi olduğunu hatırlatıp İbn-i Sina’nında , "El Kanun-i Fit Tip" adlı "Tıbbın Kanunu" eserinde hacamatın faydalarından sıkça bahsetmiş olup yapılmasını tavsiye etmesi bizler için daha da önem atfetmektedir.
Kanser konusunda yine tıbbın piri İbn-i Sina, çeşitli tedavi şekillerinden bahsederken bizler için en çok tavsiye ettiği şeyse çok düşünülmemesidir. Çok düşünülmemesinden maksat yaşanmış kötü ve olumsuz durumları, kaygı, kuruntu ve strese çok dalınmamasını bizlere ifade ederek kanserin oluşmasının sebeplerinden birisi olarak üzüntüyü belirtmiştir.
Kanser hastalığı yüce Allah'ın kudretini biz aciz insanlara gösteren en şeffaf örnektir. Bizlerin kendimizi bir şey zannetmememizi ve kibirli bir hayat yaşamamamızı hatırlatmaya çalışmaktadır.
Rabbim cümlemizi çaresiz hastalıklara düçar olmaktan muhafaza eylesin. Geçirmiş olduğumuz tüm hastalıklarımızı da bizlere kefaret eylesin. Vesselam.