Hayatta ne yaparsanız yapın karşılığını hem bu dünyada hem ahirette misliyle göreceğinizi asla aklınızdan çıkarmayın.
Dünya tarihinde özellikle diktatörler başta olmak üzere zalimlik yapan ne kadar kişi varsa Allah’ın kudretidir ki kendinden daha zalim biri tarafından sonu gelmiş olması!
Herkes bir gün yaptığının bedelini dünya bankasına ödeyecektir. İyiliği ve kötülüğüyle bu böyle bilinmelidir.
Dünya tarihi derken aklımıza çok da uzak olmayan bir tarihte bir diktatörün yaşamı ve neticesini hatırlayarak meydana gelmiş akıbeti bizler için büyük bir ders olmalıdır.
I. Dünya savaşının sonucunda günümüzde de diriliği devam eden bazı akımlar meydana gelmişti. Bu akımlar bazı şahıslar tarafından meydana getirilmişti. Bir akım var ki bu akım zalim bir diktatör tarafından meydana getirilmiş olması ve başlığımıza da yaptıklarının neticesinden dolayı örnek olmuştur.
Benito Mussolini!
Faşizm akımının öncüsü olan Mussolini, özellikle kendi halkına yapmış olduğu baskı, şiddet ve katliamların yanında bir de Habeşistan’da günümüzde adı Etiyopya olan Mısır’ın hemen altındaki Afrika’nın bir ülkesinde yapmış olduğu katliamlarla tarihin kanlı sayfalarına ismini kanla yazan bu şahıs en sonunda akıbeti de kendi yaptıklarından farksız olmayacaktır.
Kendi halkına dahi fikirsel olarak kendisine uymayan ne kadar kişi varsa katletmiş olması ve halkı tarafından asla desteklenmek istenmemesi sonunun gelmesine de ön ayak olmuştu.
İnsan; zalimliği, güç ile övünmeyi en sonunda başka bir zalim tarafından hüsrana uğranılmasına gebe olduğunu unutmamalıdır. II. Dünya Savaşı'nda Benito Mussolini ve ailesi ülkelerinde nam, korkuya dayalı lüks ve rahatla yaşayıp giderken onlardan daha zalim olan ülkelerin işgali ile Mussolini ve ailesi bir köprüde ayaklarından asılmaları ve halkı tarafından canice öldürülmeleri tarihin zalimleri tokatlaması adındaki Yüce Allah'ın adaleti ve kudretine en büyük örneklerinden birisidir.
Çinliler yıllarca Türklere ve azınlık halinde olan ne kadar millet varsa çeşitli zulümler yapmasıyla ki günümüzde hala yapmaktadırlar. Ve zamanında yapmış oldukları zulümlerin neticesinden onlardan daha zalim bir ülke olan Japonya’yla karşılaşmaları.
Ve Japonlar tarafından büyük zulümlere duçar olmaları da zalim olan zalim olanla en sonunda cezalandırılacaktır neticesini bizlere somut bir örnekle göstermektedir.
Japonya’da bölgede yapmış olduğu büyük zulümler neticesinde kendinden daha zalim ve güçlü olan ABD tarafından üzerine atom bombası atılmasıyla büyük bir zulme maruz kalmış olması da Allah’ın kudretini ve adaletini göstermektedir. Tarihte bile gördüğünüz üzere zalimlik yapan bir başka zalim tarafından cezalandırılmıştır. Birçok devlet adamı ve yaşadığı durum var ancak konuyu çok da uzatmanın bir anlamı yoktur.
Zalimlik yapan birinin en sonunda iyi birisi tarafından cezalandırılması iyinin de kötü ve zalim olduğu kanısını düşünüp karıştırmamalıyız. Ardından devlet yöneticileri ve daha nice kötülük yapanlar en sonunda kendinden daha kötülerle bela olunup ortadan kaldırılabileceklerini unutmamalıyız.
Allah bir zalimi yok edeceği zaman azgınlığının artırmasına müsaade eder. Ve ondan daha zalim birini göndererek onu onunla cezalandırır. Allah’ın hikmeti o kadar geniştir ki akıl sır ermez. Ancak Allah iyiyi kötüyle imtihan ederken asla iyiyi kötünün belasına sürüklemez. İmtihan dışında.
Hassan Sabbah ve kurmuş olduğu sistemi o kadar cinayetler ve suikastlarla mazlum ve günahsız insanın ölmesine sebep olmasının ardından ondan daha zalim ve Anadolu’da birçok alana da zarar veren Moğol lideri Hülagü Han tarafından yok edilmesi hassas terazinin kefesini bizlere göstermiştir. Elinizdeki güç ve imkanlar sizleri zalim ve gaddar birer şahsiyete dönüştürmüşse muhtemelen yok oluşunuz ve kötü günlerin sizi beklediği uzak olmadığını ifade etmek gerekir. Güç ve imkân insana verilirken insanda kıymeti göstermiş olduğu davranışlarla ortaya çıkar. İyi birer insan olup dayanışma, yardımlaşma, hak ve hukuk çerçevesinde sosyal bir terazi içerisinde yaşamak insandaki imkân ve gücün değerini artırdığı gibi kalıcılığını da artırmaktadır. Osmanlı, 600 yıl üç kıtaya hükmetmesinin sırrı elinde güç varken zulümle değil de hoşgörü, adalet ve birlikle hükmetmesiydi.