Biraz müzik. Klasik, nostalji. Biraz video. Karışık, siyasi, edebî ve felsefi. Ciaron, Tolstoy, Camus, Schopenhauer. Anlamsızlık. Ölüme davetiye. Yaşamdan tiksinme. Halsizlik. Bakışlarda bulanıklık. Yorgunluk. Bahar yorgunluğu. Yaşamının yorgunluğu. Görüş bozukluğu. Net görememe. Gözlüğün yetersizliği. Biyolojik belirtiler. Çocukluk, gençlik, yaşlılık. Sevinç. Hayatın motivasyonu hazlarda değil, anlamdadır. Anlam biterse motivasyon biter. Hangi anlam? Fark eder mi? Hepsi eşit anlamların. Anlam da kayboluyor bazen. Anlama olan güven de. Hazlar hayatı taşıyamıyor. Anlam hiç taşıyamıyor. Yuvarlanmak. Döngünün sonsuzluğu. Şikayetin gereksizliği. Bekleyiş. Bir davet, meclis, konuşmalar, gülüşmeler, dağılmalar.
Namaz, jimnastik, kültürfizik. Beden için aynı. Tanrılar susamışlardı. Övgüye doymuyorlardı. Övgü, övgü, övgü... Mutlak kemalde ve cemalde olan bir varlık için bu kadar övgünün manası ne? Bu kadar övgüyü talep etmenin anlamı ne? Evet büyüksün, tek büyüksün, biricik büyüksün, yegane büyüksün, sonsuz büyüksün, ezeli büyüksün, ebedi büyüksün. Büyüksün, büyüksün, büyüksün... Bir defa söylemek neden yetmiyor? Binlerce yıldır milyonlarca ağızdan, milyonlarca defa söylenmesi senin büyüklüğüne ne katıyor veya senin büyüklüğünden ne alıyor? Bu kadar övgü talebi bir ihtiyacın, bir zaafın emaresi değil mi? Ve sen bütün bunlardan münezzeh olan Süphan değil misin? "Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân; İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!"
Yağışlı bir hava. Ama hafif ve yumuşak. Sel uyarısı yapıldı. Bazı caddeler sular altında kaldı. Şükür zayiat yok. Kendi Semasında Tek Yıldız Cemil Meriç kitabı nihayet ulaştı elime. Yüz adet gönderdiler. Yirmi adet yazarlık payı, diğerleri ücretli. On âdet gitti. Bin adet basıldı. İkinci, üçüncü baskı olur mu, umitliyim. Bir yıl içinde belki üçüncü baskıya ulaşır. Ümidim Cemil Meriç'ten. Onun hatırına. Kendi kitabım olsaydı, yani arada Cemil Meriç olmasaydı ümidim olmazdı. Dücane kitabından da umitliydim ama aradan beş yıl geçmesine rağmen ikinci baskıya ulaşamadı hala. Cemil Meriç, Dücane ile kıyasa bile gelmez. Zira Cemil Meriç gerçekten düşüncenin gökkuşağı. Ümit hanımın yazısı bir işaret fişeği olabilir mi, ondan da ümitliyim. Çünkü arada Cemil Meriç merhumun yaşayan tek gözdesi Ümit hanım var.
Bende keramet yok. Kendimden ümidim yok. Tek ümidim kendimin arada olmaması. Dün akşam kitabı bitirdim. Bir kitabı en çok seven ve en çok okuyan o kitabın yazarıdır. Birkaç yazım hatası var. Bir kitabın eksikleri kitap ortaya çıkmadan tam olarak görünmüyor. Gelen eleştiriler ve teklifler ikinci baskıya yön verir belki. Kitap benden çıktı artık. Takdir kıymetli okuyucuların. Gönlümü boşaltıp denize attığım şişeyi kumsalda oynayan çocuklar açarlar mı? Bekleyelim ve görelim. Savaş durdu gibi. Kim kazandı, meçhul. Ülke şiddet sarmalı içinde kıvranıyor. Okulda çocuk cinayetleri. Bu ülkede hiçbir şey çözüme kavuşmaz. Günlerce konuşulur ve sonra ebediyyen unutulur.