ANLAMI KARIŞTIRILAN KELİME- DOST’LUK

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir tek dost vardır. Bilirim o da Yüce Allah’tır.

Bir tek sırdaş vardır, bilirim o da El Semi ve Basir olan Allah’tır.

Söze Allah’ın adıyla başlamak ne güzel.

Anlamı karıştırılan o kadar kelimemiz var ki ciltlerce yazılıp önümüze koyulabilir. Ancak bir kelime vardır ki bunun anlamının karıştırılması hem dünyamız hem de ahiretimizi ciddi oranda etkilemektedir. 

Dost kavramı! 

Dost nedir? 

Dostluk nedir? 

Dost kime denir? 

Gerçek dostluk nedir?

Çağdaş bir terimden ziyade ilk çağdan kalmış bir kafa olarak düşünebilirsiniz. Ancak dost demek kan bağının olmasına gerek duyulmadan meydana gelen kardeşliktir. İnsanın bir tane dostu olduysa binlerce akraba ve tanıdığına bedeldir. 

Günümüzde dost kavramı içi boşaltılmış bir kavram olmak gibi zalimce bir hakka reva görülmüştür. İnsan, eşya gibi birbirini kullanıp bir kenara atmakla meşhur olduğu bir çağda dostluk kavramını derinden sarılırcasına anlamaya çalışmakta büyük oranda acı verici olmaktadır.

Farklı bir bakış açısı olarak en büyük dost Allah’tır. Ve dostun kavramını tam manasıyla avuçlayamadığımızdan Allah’ın da varlık manasını kapsamlı olarak anlamlandıramamaktayız. 

Günümüz toplumlarında içi boşaltılmış dostluk kavramı tabiri ve düşüncesi insanı üzen manalarla bağdaşmaya başlamıştır. Özellikle menfi duygular ve çıkar üzerine oturtulmuş iletişimlerin, dostluk kavramını ortadan kaldıracağı gibi insanın münferit takılmasına sebep olmasıyla yalnızlaşmasına da ön ayak olmaktadır. 

Dost zor günde, dost iyi günde, dost her günde insanın yanında olandır. 

İnsanlar; para, makam, mevki ve güçten kaynaklı günümüzde iletişimin içini menfaate dayandırdığından ne arkadaşlıklarda ne de dostluklarda anlam ifade eden elle tutulacak bir hikmet kalmıştır. 

Herkes kendi derdine düşmeyi bahane ederek başkasının derdine kulak tıkayıp özellikle yakınlarının ki yakın demek insanın yakınması ve sakınması gerektiği kişiler demektir. Ve bunları dahi modern çağın zehirli oklarına hedef olduklarından umursamaz bir vesayete tabi olmuşlardır. 

Tarihimizde öyle destansı dostluklar vardır ki anlatmakla bitmemektedir. Günümüzdeyse nasıl ki tarihimizi bize unutturup ortadan kaldırmaya çalıştılarsa dostluğun içini de boşaltıp herkesi bireysel ve kendi krallığının oluşumuna ittiler. Özellikle makam ve para birçok dostluğu bir çırpıda silip bir köşeye atmıştır. Hiçbir zaman dostluk ve dost kavramı buna indirgenmemişti. Asrı Saadet döneminde peygamber efendimiz fakir bir çoban olmasına rağmen etrafındakiler makam ve cebine bakmadan onun davasını sırtlayıp yalnız bırakmadılar. 

Dostluk öyle bir şeydir ki bazen gözünüzü bile kör edebilir. Siz yalnızca onu dost olarak varsayıp size iyi geldiğini hissetmişsinizdir. Ve bazen kötü sonuçların doğmasına dahi sebep olunan farkında olmadığımız yakınlaşmalarımız vardır. Yalnızca kendi duygusal yakınlığımızdan dolayı gözlerimiz kör olup her şeyimizi açıp bir sığınak misali kendimizi karşıdakinin avuçlarına bırakabiliriz. 

Tarihte özellikle bu bakış açısına en büyük örnek II. Abdülhamid Han’ın yıllarca dostum dediği Vambery, yıllar sonra bir İngiliz ajanı olduğunun ortaya çıkmasıyla her şeyin dost denilen kişilere bile anlatılmaması gerektiğini bizlere çarpıcı bir şekilde göstermiştir. 

Bakınız birçok tartışmanın öncesinde çok samimi muhabbetler yatmaktadır. Çünkü insan en çok kıymet verdiği şeyden sınanır. Ve en çok okşadığı şeyi kırmakla imtihan olur. 

İnsanoğlu hiçbir zaman iletişimlerinde ve davranışlarında sınırı kollayamadığı gibi dostluk manasında da sınırı çizemeyip ya tam ortadan kaldırmış ya da suistimal edilmesine ön ayak olmuştur. 

İnsana en çok koyan ve insanı en çok acıtan yabancıların, düşmanların yaptığı kötülükler değildir. Bilhassa dostların ihaneti, dost dediklerinin yarı yolda bırakması ve dostları tarafından terk edilmesidir. Bu süreç insana hem ciddi hasarlar verirken hem de büyük tamiratların öncüsü olmaktadır. Kişi bu durumdan sonra halk diliyle gözü açılmış olmaktadır. Ancak unuttuğu en önemli şeyse insan olduğudur.

Bir süre sonra aynı şekilde olmasa da benzer bir durumdan sorun yaşamaktadır. Çünkü insan hep bir dostun sırrına, dostun yakınlığına ve muhabbetine muhtaç olmuştur. 

Pir Sultan Abdal, Hızır Paşa tarafından recm kararı verildiği esnada herkesin kendisini taşlamasını umursamayıp kalabalık arasında bulunan geceleri sabahlara kadar dertleştiği dostu Ali’nin canının korkusundan Pir Sultan Abdal’a attığı gülü, kendisine değen taşlardan daha acı verici olduğunu ifade etmesi bizlere dostun attığı gül yabancının kayasından daha acı verici olduğunun açık örneği olmuştur. 

Dost kavramını anlamak için ilk başta İslam’ı, Peygamber efendimizi ve Allah’ı iyi tanımış olmamız gereklidir. Çünkü İslam kişilere vefasızlığı değil ahde vefayı, her müminin kardeş olması evrenselliğini ele alarak dostluk manasını da pekiştirmiştir. Bakın kıymetli dostlar!

Evet, kıymetli dostlar hitabında bile kıymet verilen manasıyla ele alınmış bir cümle oluşturulmuştur. Dilimiz bile dostun kıymetli olduğunu ifade etmektedir. Gelin hep beraber dostluklarımızı göz önüne getirerek dost zannettiklerimizle iletişimimizi düzeltip dost olmayanlarla iletişimizi kısıtlayıp gerçek mana da bize karşı hiçbir çıkar ve menfaat beslemeyip yalnızca bizi biz olduğumuz için değerli sayan kişilerle muhabbetimizi arttıralım. Çünkü gerçek dostluklar hiç edilirse kötü arkadaşlıklar türer ve kötü arkadaşlıklarda kötülüğün sayısını artırır. 

Gerçek dost, dostunun kötü yola gitmesine müsaade etmeyendir. Gerçek dost, dostunun ahiretini düşünendir. Gerçek dost, dostunun sevinci ile sevinip üzüntüsüyle üzülerek ona çözüm üretmeye gayret edendir. Gerçek dost, dostunun derdini anlatmasına ihtiyaç duymadan halinden anlayandır. Gerçek dost dünyadaki en büyük hazinedir. 

Rabbim hepimizi Hz. Ebubekir’e benzemeyi gayret eden kullarından eylesin. Dostlarımızın eksikliğini vermesin.

ANLAMI KARIŞTIRILAN KELİME- DOST’LUK

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.