SAİD NURSİ VE ŞÖHRET

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dün akşam bir dost meclisinde Said Nursi sunumu. Daha doğrusu sohbeti. Yaklaşık üç saat sürdü. Said Nursi'nin bilinmeyen bir tarafı kaldı mı acaba? Bazı mümeyyiz vasıflarını ifade etmeye ve kırk yıllık maceramızı hulasa etmeye çalıştım. Ne kadar ifade ettim, ne kadar hulasa ettim, hazreti ne ölçüde temessül ettim, bilmiyorum. 

Yıllardır kutsiyet halesi ile halelenmiş bir sima ne kadar objektif anlatılabilir? Hayatı, mücadelesi, davası, kişiliği, karakteri, eserleri, eserlerinin sıhhat ve tahrif sorunu... Hayati soru: Hangi Said Nursi? Ebced ve cifir meselesi her şeyin önündeki en büyük mani. Hazretin bütün ihtişamını ve azametini gölgeleyen işbu mesele. En fazla tenkit edilen ve sevenlerinin müdafaa etmekte en fazla zorlandıkları husus bu. Bir yere kadar te'ville işi idare ediyor ve kurtarıyorsun. Bir yerden sonra hiçbir tevil çare olmuyor, kar etmiyor. 

Teodise, nedensellik, kader gibi İslam kelam tarihinin en ince, en derin meselelerini büyük bir vukufiyetle işleyen ateşpare bir zeka neden böylesi batıni yollara tevessül ve tenezzül eder? Nereye gidersek gidelim aşılması imkansız bir bariyer gibi karşımıza çıkıyor ebced ve cifir meselesi. Keşke diyorum, bu gibi mevzulara hiç girmeseydi ve biz sevenlerini de bu kadar zor durumda bırakmasaydı.

Merhum Said Nursi'yi bu bariyerden ve nurcuların yıllardır çevresine ördüğü kutsallık halesinden kurtarıp objektif bir şekilde anlamak ve anlatmak mümkün mü? Acizane pek mümkün olduğu kanaatinde değilim. Onun için bugüne kadar üstadın tarafsız bir entelektüel biyografisi kaleme alınamadı henüz. 

Cemil Meriç kitabı bir aydan fazladır çıktı. Keşke çıkmasaydı! Çünkü boşluğun kucağına düştüm yine. Ne yapacağımı bilemiyorum. Yeni kitap zihnimde nemalanmaya başladı. Boşluktan kurtulmak için. Hayata tutunmak için. Henüz muhteva yok, isim yok. Yazmaya yazgılıyım sanki. Çaresiz yine denemeler veya sayıklamalar. Kurgu, roman, öykü olmadan evrenselleşmek çok zor. Türkiye'nin en iyi deneme yazarı Cemil Meriç. Buna rağmen şöhreti yurt sathının dışına çıkamadı. Türkiye ile sınırlı kaldı. 

Cemil Meriç en azından Türkiye'de yakaladı şöhreti. Ben ise Urfa'da yakalayamadım henüz. Kitle şöhretli yazarları merak ediyor ve okuyor. Şöhret okunmanın evvel ahir şartı. Her kurgu, roman, öykü yazan evrenselleşiyor mu? Talihi yaver gidenler dışında maalesef! Esas amaç şöhret değil. Şöhret okunmak için bir araç sadece. Hakikat açısından bakınca bütün şöhretlerin de akıbeti sonsuz bir bitiş, sonsuz bir unutuluş.

SAİD NURSİ VE ŞÖHRET

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.