GENÇLİĞİMİZE YAZIK ETMİŞLER

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ülkelerin gelecekleri kuşkusuz yarınlarının teminatı olan nesilleri yani gençleridir. Gençliğin olmadığı ülkeler hem nüfus hem nüfuz olarak büyük eksiklikler yaşar. Somut olarak askeri alanda gençlik olmayınca savunma sanayiniz ne kadar gelişmiş olursa olsun onu kullanan beyinlerin olmaması kıymetini azaltmış olacaktır. 

Sokaklarda, parklarda, barlarda, oyun salonlarında gençliğimiz özellikle TV ve sinema sektörünün melun oyunu olan mafya, çete, şiddet temalı senaryolarıyla gençlerimizin de senaryolarını belirlemiş oluyorlar. 

RTÜK başkanı, özellikle milletin meclisi dediğimiz TBMM ve orada milleti temsil eden vekiller neden gençliğin düzeltilmesi, korunması üzerine öneriler vermeyip veya verilen önerilere neden destek olmamaktadırlar? Yazık değil mi? Ateş sizin bağrınızda yanmadığı sürece ötelemek ve ertelemek kolaydır. 

Bakın, gençliğimiz pırıl pırıl cevherlerle dolu. Suça itilmiş gençler üzerinde algı yaratmak ve o algıyla bütün suçu gençlere yüklemek geleceğimizin kaybolması konusunda kendi haklılığımızla övünmek kadar aciz bir durum yoktur. Bir ülkede gençlik özellikle kurtarılmış, kalifiyeli gençlik o ülkenin şahlanmasının öncüleridir. Gençler sokaklarda başı boş parklarda işsizce dolaştıklarında savunma mekanizmanızla “iş beğenmiyorlar” deyip asıl gerçek olan “haklarını vermiyoruz” sözlerini gizlemenizde gelecek nesle ve yarınlarımıza büyük kötülüklerden birisini de siz kendiniz yapmış olmaktasınız. 

Kollarında jilet, saçları tas şekilde tıraşlı bir genç eğer yerdeki ekmeği öpüp başına koyuyorsa bu çocuğun içindeki asıl çocuğa dokunulması gerektiğini bize gösteren en temel örnektir. 

Kötülüğü, kötü bir şekilde ortadan kaldıramayız. 

Kötülük ancak iyi bir iz ile ortadan süpürülür. 

Nüfus azalmasını sorun ettiğimiz kadar gençlerin içinde bulundukları durumların temeline inip bunu kendimize sorun etmeliyiz. 

İşini layıkıyla yapmadığını düşündüğüm RTÜK’ün tesirindeki gençlerimizin kurtarılmasına geleceğimizin teminatı için büyük dikkat vermeliyiz. 

Daha sonra adalet yani hukuk sistemimiz müthiş! 

Tabi efendim tabi!

Yersen!

Ülkenin içinin boşaltılıp işgal edildiği o kadar bariz ki sadece top, tüfekle girmemiş kimse. Psikolojik savaş ortasında hala savaşta değiliz kafasıyla yaşayan bir sistem!

Ülkelerin içini boşaltma eyleminin birinci safhası eğitim ikinci safhası hukuktur. Bir ülkede eğitim ve hukukun içi boşaltılmışsa o ülkenin geleceği muammadır. 

Hukukumuzda ceza sisteminin caydırıcı olmaması üzülerek ifade etmiş olacağım ki başta günahsız insanların sürekli zarar görmesi daha sonra gençlerimizin kötü niyetli şahısların emellerine alet olmasının önünün açılmasına ön ayak olmaktadır. 

Birinin canına kastedip kısa süre olsa da olmasa da cezaevlerinde üç öğün yemek ve paso uyumakla ceza geçirilmeye çalışılması suçun önünü kesmez aksine daha tatlı gösterip “girip yatar, çıkarım” algısını diri tutulmasına sebep olmaktadır. 

Üzülüyorum. Kendime dahi üzülüyorum. 

Ülkemizi, cennet vatanımızı ne hale getirdiler.

Tarihçi Ramazan Yetgin hocamızın ifade ettiği gibi; 

Genç kızlarımızı kasiyer, erkeklerimizin yarısını kurye diğer yarısını da tetikçi etmeye niyetlenmiş bir güruh var. Rabbim onlara fırsat vermesin. 

Bakın unutmayın ki yakın geçmişimizde vermiş olduğumuz birçok savaşın kahramanı gençlerdi. 

Çanakkale’de, İnönü’de, Sakarya’da, Büyük Taarruz’ da ve daha nice muharebelerimizde gençlerimiz hep vardı. 

Gençliğimizin neler yaptığını gören neleri başarabileceklerini kestiren bazı güruhlar, içi boşaltılmış, inançsız, işsiz güçsüz daima kaosun içerisinde kendini bulan bir nesil yetiştirerek yarınlarımızı heba etmektedirler. 

Yetkililerimizden gençlerimiz için acil çözümler bulmasını ısrarla talep ediyoruz. 

Azalan nüfustan daha önemli bir şeyde var olan nüfusun erimesi, çürümesi, içinin boşaltılmasıdır. Buna engel olmaya çaba sarf etmek nüfusun artırılması kadar önemlidir.

GENÇLİĞİMİZE YAZIK ETMİŞLER

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.