Küresel iklim değişikliği ve bölgede artan kuraklık tehlikesine karşı su istemeyen alternatif ürünlerin önemine değinen Yılmaz, Şanlıurfa’nın taşlık ve çorak arazilerinde kendiliğinden yetişen kaparinin büyük bir fırsat sunduğunu belirtti.
İşte Yılmaz’ın köşesinin ilgili kısmı:
“Güneydoğu Anadolu'nun kıraç tepelerinde, taşlık yamaçlarında, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen bir bitki vardır. Kimi ona keber, kimi şebellah, kimi ise kapari der. Bilimsel adı Capparis spinosa olan bu bitki, aslında bölgenin iklimine en uygun tarımsal ürünlerden biridir. Ne bol su ister, ne verimli toprak, ne de yoğun bakım. Adeta yokluğa meydan okuyarak yaşar. Ancak ne yazık ki, bu kadar dayanıklı ve ekonomik değeri yüksek bir bitkiye gereken önem hâlâ verilmemektedir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi son yıllarda kuraklığın etkilerini daha fazla hissetmektedir. Yer altı su seviyeleri düşüyor, barajlardaki doluluk oranları zaman zaman endişe verici seviyelere iniyor. Buna rağmen yüksek miktarda su tüketen ürünler ekilmeye devam ediyor. Oysa iklim değişikliğinin giderek etkisini artırdığı günümüzde, suyu ekonomik kullanan alternatif ürünlere yönelmek artık bir tercih değil, zorunluluktur.
İşte kapari tam da bu noktada büyük bir fırsat sunmaktadır. Çünkü kapari, kurak iklimin bitkisidir. Taşlı, eğimli ve tarıma elverişsiz görülen arazilerde bile yetişebilir. Böylece bugüne kadar değerlendirilemeyen alanlar ekonomiye kazandırılabilir. Üstelik güçlü kök yapısıyla toprağı tutarak erozyonun önlenmesine de katkı sağlar.
Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Batman ve Siirt gibi illerde doğal olarak yetişen kapari, aslında bölgenin kendi genetik zenginliğidir. Bugün ithal edilen ya da başka bölgelerde üretilen birçok ürün için harcanan emek ve kaynak, neden bu coğrafyanın kendi hazinesine yönelmesin?”
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ…
Kaynak: RIDVAN DERİN


0 Yorum