BATININ “UYGARLIK” MASKESİ

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Bunu hiç unutma evlat!

Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı; 

devam edegelen sömürgeciliği, döktüğü kan, 

akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.."

Aliya İzetbegoviç 

Epstein! ABD'li, Yahudi kökenli, MOSSAD bağlantılı Jeffrey Epstein denilen ahlaksız adamla ilgili açıklanan 3 milyon belge, öyle iğrenç ki anlatmaya kelimeler yetmiyor. Evet yanlış değil, milyonlarca belge. Akla hayale gelmeyecek bir sürü suç. Yüzbinlerce ifşa, resim video… Çocukların istismarı, insan üzerinde uygulanan ağza alınamayacak bir sürü ahlaksızlık. Devlet adamı, siyasetçi iş adamı sanatçı, kimler yok ki... İnsanlık bu kadar düşebilir mi sorusunu sormadan edemiyor insan. Düşüyor insan ve insanlık. Çürüme, kokuşmuşluk, çukurluk ne denilirse az kalacak. Daha fazla uzatıp sayfayı kirletmeyelim!

Bu skandal, Batının uygarlık maskesini bir kez daha yerle buz etmiştir. Yüzyıllardır bütün dünyanın uyutulduğu, ‘Batı medeniyeti dayatması’nin çürümüşlüğü daha nasıl izah edilebilir ki. Gandhi’ye atfedilen bir soru var: İngiliz gazeteci, "Batı Medeniyeti hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye soruyor. Gandhi’nin cevabı tam da yaşadığımız durumu özetler nitelikte: "Aslında iyi bir fikir. Olsaydı iyi olurdu..!” Olsaydı. Ama olmadı hiçbir zaman olmadı aslında.  Batı uygarlığı, bütün zenginliğini, refahını; ötekini, kendisinin dışındaki bütün dünyayı aşağılama, sömürme ve üzerine bina etmiştir. Ahlaksızlığı ve kötülüğü üzerine inşa etmiştir. 

Batı uyarlığı denilen yalan batının işlevsel bir maskesidir. Ve bugün çok net bir şekilde görülüyor ki bu maske düşmüştür. “Dünyadaki binlerce erkek ve kadın, inançları ne olursa olsun, geleceği seviyorlarsa, bilmelidirler ki: Batı medeniyeti iflâs etmiştir. Şayet Batı’nın bu savrulmalarına ve bu sapmalarına kendimizi bırakıverirsek Batı medeniyeti bizi gezegen çapında toplu bir intihara sürükleyecektir." Böyle der Garaudy ve devam eder. "Bu mesaja (İslam mesajına) duyulan ihtiyaç bugün batının manevi iflası ile iyice hissedilir hale gelmiştir. Dünyadaki binlerce erkek ve kadın, inançları ne olursa olsun, geleceği seviyorlarsa, bilmelidirler ki: Batı medeniyeti iflâs etmiştir. Şayet Batı’nın bu savrulmalarına ve bu sapmalarına kendimizi bırakıverirsek Batı medeniyeti bizi gezegen çapında toplu bir intihara sürükleyecektir." 

Batı uygarlığı “Tarihin Sonu”na doğru bir çöküşe doğru sürüklenmektedir. Aklı ve gönlü kendi medeniyetinin değerlerinden uzaklaşanlar için bu yargımız fazla hayalci gelebilir. Ancak çok açık bir şekilde görülüyor ki; vahşi batı uygarlığının (batı uygarlığından kastımızın coğrafik bir durum olmadığını, zihinsel bir duruma işaret ettiğini belirmeye gerek yok sanırım) dili şiddetin dilidir, kanın dilidir, soykırımın dilidir, ahlaksızlığın dilidir. 

“Medeniyetin değeri, onun bütün insanları birleştirecek, barış ve adaleti kuracak bir inanç ve ahlak nizamı olmasındadır. Batı medeniyetinin ruhu bu değeri taşıyamayacak biçimde çarpılmıştır...  Düştüğü bu trajik durumdan insanlığı kurtaracak ve insanları bütünüyle ve gerçekten medenileştirecek İslamiyetten başka bir hakikat kaynağı var mıdır? …Medeniyetimizin üstünlüğü bizi, medeniyetimizin inanç ve ahlak nizamına yaraşacak biçimde çok çalışmaya ve iyi insan olmaya yöneltmelidir.” Bir medeniyet teorisyeni, Yılmaz Özakpınar’ın batı medeniyetine dair söyledikleri ve aslından batı medeniyetinin karşısında, biz Müslümanlara yüklediği misyon dikkate değer. 

Evet, katliamlar, savaşlar, ahlaksızlıklar, insanın ve insanlığın çöküşüne doğru gidiş… Teoman Duralı’nın ifadesiyle;  “Din Dışı Çağdaş Küresel İngiliz-Yahudi Medeniyeti” denilen küresel kaos ve bunalım aracı bütün çıplaklığıyla ortada. Batı uygarlığının maskesi düşmüştür. dünyayı cehennemi bir çukura doğru sürüklemektedir. Bugün batı uygarlığının insanlığı ve dünyayı getirdiği noktada, imar etmediği, mamur kılamadığı, ahengin ve uyumun yerine kaosu hâkim kıldığı açık. Her türlü cilalama ve şirin gösterme çabalarına rağmen batı uygarlığı, insan adına, insanlık adına, “bütün değer yargılarını “ayaklar altına alarak yerle bir etmekten çekinmemiştir. Bunda şüphe yok. Ancak üzerinde durulması gereken husus, tam da gelinen noktada batı uygarlığının karşısında bir medeniyet teklifi ortaya koyabilecek, insanın ve insanlığın ve dünyanın ihtiyaç duyduğu medeniyetin müntesipleri olarak İslam milletinin bu konuda ne durumda olduğudur. 

“Mevcut medeniyet kadehi ağzına kadar inkârla dolu/ Ama sakinin elinde inkârı inkâr edecek ölçek yoktur.” Muhammed İkbal durumumuzu ne de güzel ortaya koyuyordu. Mevcut medeniyet bütün değerlerini kaybetmiştir. Ama soru ve de sorun batı uygarlığına karşı insanlığa bir yeni bir medeniyet teklifi ortaya konulabilecek mi? Bu konuda ne durumdayız? Bu sorular insanlığın geleceği açısından önemli ve hayati. Ama öncelikle zihni duvarlarımızı yıkabilmek adına, kendi medeniyetimizin bütün insanlığa ömür sunacak, imar edecek, mamur kılacak yaklaşımının imkânına olan umudu taşımamız gerekiyor. Belki buradan dünyayı ve insanlığı olduracak bir yola ulaşarak, yok olmaktan kurtulabiliriz. Yoksa insanlık “Epstein” gibi daha bir çok ahlaksızlığa seyirci kalmaya devam edecek. İnsan da insanlık da kaybedecek…

BATININ “UYGARLIK” MASKESİ

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.