KAPİTALİZME KARŞI AHİLİK

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“De bakalım, Ahiliğin açığı kaçtır? 

-Dörttür. 

-Say gelsin! 

-Eli, yüzü, gönlü, sofrası... 

-Kapalısı kaçtır? 

-Üçtür. 

-Say gelsin! 

-Gözü, beli, dili...

Ahilik töresince söz söylemekte kaç edep vardır? 

— Dört edep vardır. 

— Say gelsin! 

— Sert söylemeye ki ağzından tükürük saçmaya... Bir kişi ile söyleşirken başka yere bakmaya... "Senben " demeye, " Sizbiz " diye... Elini kolunu sallamaya...

Şöyledir bilin ey ihvanlar, ey dostlar ve de ey mert yoldaşlar! Ahilik çok ulu kattır ve de saygılı basamaktır. Ama onu gördüm ki, bölüklerimize şeytan uğramış, yiğitlerin gönül gözlerini bağlamış. 'Bundan böyle, hiçbir yolsuzluk bize erişebilemez,' diye kibirlenmişler, çizgiden çıkmışlar, doğruluğu şuraya koyup eğriye sapmışlar. Sohbetler, yarenler bozulmuş, sofralara haram girmiş, nefisler kuduz canavar gibi azgınlaşıp gem almaktan çıkmış. Alplığın yerini yavuzluk, utanmanın yerini yüzsüzlük kapmış. Bilmekliğin uyanık ışığı sönüp bilmezliğin uykulu karanlığı yerin yüzünü sarmış. Ahiler pir kapılarını boşlayıp beyler kapısına birikmiş... Oysa bu dünyada her bir nesneye bozuntu elverir, Ahiliğe erişebilemez!                    

Ahilik ince yoldur ve de çetin yoldur ve de gayet sarp yoldur. Yüreğine, bileğine güvenmeyen girmemek gerektir...” 

Kemal Tahir’in “Devlet Ana” kitabından yaptığımız alıntının yazımıza girizgâh olmasının sebebi ahiliğe ilişkin bir meramımızı ve dahi soru/nu/muzu sözün başında ifade etme isteğimizdir. Bir toplumda yer alan kurumlar toplumun kodlarıyla uyumlu olduğu oranda, o topluma gerçek manada hizmet edebilecektir. Bu anlamda mekânın kodları doğrultusunda meydana gelmiş olan kurumların mekânı imkân sunan hale getirebileceğini söyleyebiliriz. İnsan yaşamış olduğu mekânla bir bağ kurabilirse, mekâna tutunabilirse kaybolma duygusundan uzak olacaktır. Buradaysak daha doğrusu dün ile yarın arasında bu(a)rada isek kaybolmayacağızdır. Yer tutmamızın, yere tutunmamızın yolunu ancak mekânla kurduğumuz ilişki belirleyecektir. Bizi mekin ve muhkem kılacak olan, bulunduğumuz yerde temkinle yürüyüşümüzü sağlayacak olan mekânın kodlarına uygun kurumlar olacaktır. 

Ahilik kendi içinde barındırdığı, kardeşlik, adalet, yardımseverlik, paylaşma, dayanışma, kanaat, bereket, ahlak, liyakat ve emek anlayışı ile bir değer olarak bu toprakların en has kurumlarından biridir. Daha doğru bir şekilde ifade edecek olursak yitirilmiş bir değeridir. Bugün daha çok folklorik ve nostaljik düzeye indirgenen Ahilik Haftası etkinliklerinin bu değeri yeniden diriltilebilme imkanını sunabilmesi; ahiliğin olmazsa olmazı olan yaşam, düşünce ve hayat görüşünün bilincine varmamız ile mümkün olabilecektir. Bu anlamda ahilik medeniyet anlayışımızın en önemli unsurlarından biridir. İslam şehrinin en önemli sacayaklarından olan mahalle ve cami ile birlikte çarşıda (bedesten) oluşan ahilik, sadece bir esnaf birlikteliği olmayıp bir hayat felsefesidir, bir yönetim anlayışıdır. Ahilik, ahlaki bir duruş ve tasavvur biçimi olarak şehri inşa eden en önemli etkenlerden biridir. Ahilik, toplumsal birlikteliğin, sosyo-ekonomik düzenin harcıdır. Ahilik, bize has olan, ahlakı esas alan bir iktisat zihniyeti ortaya koyar. 

Ahi kardeş demek, cömertlik demek, yiğitlik demek, hak demektir. Ahilik ekmeğini elinin emeğiyle kazanmak demektir. Ahilik şehri ile mahallesi ile pazarı ile vardır. O yüzden Kentleşmeden medet uman esnaf ahi olamayacaktır. Ahilik, kanaat zenginliğidir; “Dükkân kapısı hak kapusu, hakkına yalvar/ Çeşmim gibidir çeşmeleri, akmasa da damlar.” “Müşterilerimiz velinimet yaranımız yârimiz/ziyadesi zarar verir kanaattir kârımız.” “Elini, sofranı, kapını açık tut. Gözünü dilini belini bağlı tut.” 

“Ahi ustaları çıraklarının patronu değil mürşidi, abisi, öğretmeni, hamisi idi. Şehir halkının çoğunluğunu esnaf ve sanatkârlardan oluşan meslek grupları meydana getirmekteydi. Esnaf- sanatkârların arasındaki dayanışma ve yardımlaşma dini inanç ve değerlerde birleştiği için, bu şehirlerin dini sınıfları ile ticaret kesimleri arasında bir ayrışma yoktu. Hiçbir ahi ticaretle burjuva olamayacağı için mesleğe dâhil olanı kardeş bilmekteydi… Kapitalizmin acentesi işyerlerine mahkûm olmayan mahalleler kurmak zorundayız. Müslümanlar modern yüzyıllardaki mahalleyi, esnafı ve bunları inşa eden ahlaki değerlerini yeniden düşünmeye başlamalıdırlar.” (Lütfi BERGEN; Kenti Durduran Şehir.)

Ahilik, kapitalizme karşı onun anlamayacağı, anlayamayacağı klas bir duruştur. Kapitalizmin ekonomik adamının; daha çok kazan, daha fazla büyü anlayışı ile insanı insanın kurdu olarak gören anlayışını yerle bir eden bir anlayışı vardır ahiliğin.  Doğru, sabırlı ve dayanıklı ol. Yalan söyleme. Kanaatkâr ol. Dünya malına tamah etme. Kimseyi kandırma. Harama bakma, haram yeme, haram içme. Yanlış ölçme, eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumda iken affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil. Kendin muhtaç iken başkalarına verecek kadar cömert ol. Ah, sadece esnaf değil, toplumun tüm fertleri olarak bu değerlerden uzaklaşmadık mı?

“Hak ile sabır dileyip, bize gelen bizdendir. 

Akıl ve ahlak ile çalışıp, bizi geçen bizdendir.” 

Ahi Evran-ı Veli

Ahilik ilkeleri ile donanmış ahinin, kapitalizmin bireyi ile sorunu vardır ve olmalıdır da. Bugün toplumun tamamında baş gösteren güven duygusunun yitirilmesi; özellikle ve çok acı bir şekilde alışveriş ilişkilerinde de çok fazla yaygın olması medeniyet normlarımıza uygun ahiliğin parayla ilişkisine dair bir yaklaşımı ortaya koymaya ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu göstermektedir. Ahiliğin; iktisadı ahlak ile birleştiren emek anlayışı ile ancak kapitalizmin doymak bilmeyen ve kazancı için her şeyi meşru gören bireyinin karşısında durabiliriz.  Unutulmamalıdır ki; para kazanmak için her yolu mubah gören “kapitalist esnaf” ile ahiliğe ulaşılamayacaktır. Zira kapitalist sistemde ahiliği aramak ahiliği kapitalizme kurban etmekten öteye bir anlam ifade etmeyecektir. Ve yine çok iyi idrak edilmelidir ki; kapitalizmin olduğu yerde ahilik, ahiliğin olduğu yerde kapitalizm olmayacaktır. Biri için diğerinden kesinlikle vazgeçebilmek gerekiyor. Sizce hangisinden vazgeçtik acaba?                   

KAPİTALİZME KARŞI AHİLİK

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.