“YALNIZ” ADAMIN TEDBİRLERİ YA DA “SEÇİLMİŞ YALNIZLIK”

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Nebati ve hayvani işlevlerin ötesine geçemeyenler, 

şan-şeref, yemek-içmek ve zenginlikle 

mutlu olduğunu düşünürler ama bunların sınırı olmadığı için 

mutsuzluk içinde kaldıklarının da bilincindedirler… 

Halkın süs ile gösterişe battığı, 

insanların aşırı dünyevileştiği cahil bir toplumda, 

yalnız insanın bilinçli bir tavırla o topluma yabancılaşması, 

kendi mutluluğu açısından zorunludur…”

(Tedbîru’l Mütevahhid, İbn Bâcce; Bireysel Yönetim Okumaları, 

Tercüme ve Telif: Mevlüt Uyanık, Aygün Akyol) 

Kötü/lük kuşatıyor her tarafımızı! Korkuyoruz, ürküyoruz! Bu kadar kötülüğün içinden iyilik çıkabilecek mi, bu kadar çirkinliğin, çürümenin ardından insan ne kadar kalacak?  Ne kadar insan kalabilecek? İnsan kötülük karşısında nasıl bir tavır ortaya koyacak? Çirkinliğin, kötülüğün ve de yanlışların birçok yönden insanı kuşattığı bir toplumda insan kendini kötülüklerden nasıl muhafaza edecek? Her soru esasen başlı başına bir soru/n/dur… Umut olsun istiyoruz. Umuda bir yol bulalım istiyoruz: İyiliği çoğaltmak demiştik; Bir virüs gibi her tarafa yayılan kötülüğü hayatlarımızdan uzaklaştırabilmenin yolunu bize sunacak olan iyiliği çoğaltmak, iyilik ekmek, iyi olmak olacaktır. Zira biliyoruz ki; kötü olan fena olandır ve fena olan fânidir. Kötülük geçicidir, aslolan iyidir, iyiliktir. Ve madem iyiler, “iyi” olmazsa, kötü olacak; o zaman tek çare hayatın her alanında “iyi” olacağız ve iyilikle olacağız, kendimize bir iyilik yaparak, iyiliğe yürümeli, iyilikle hayata tutunabilmeliyiz... 

Evet böyle demiştik, kötülükle başa çıkmaya dair bir yol önermiştik. Bu yazımızda konuya bir başka açıdan yaklaşımı ortaya koymak adına bir kitabın peşi sıra bir yol yürüyeceğiz. İbn Bâcce’nin “Tedbîrü’l-Mütevahhid” adlı ahlak ve siyasetle ilgili görüşlerin yer aldığı eseri Türkçeye çevrilirken “aydın yalnızlığı” ya da “aydının seçilmiş yalnızlığı” ya da kelime kelime çevrildiğinde “yalnız adamın tedbirleri” olarak farklı şekillerde çevirilere rastlayabiliyoruz. İbn Bâcce, bir alim, bir aydın, bir filozof, bir devlet adamı… Bu özellikleri kendinde barındıran İbn Bâcce; en genel hatlarıyla kötülüğün çoğaldığı bir toplumda aydının ya da kötülükler karşısında yalnız kalan adamın, muvahhidin nasıl hareket etmesi gerektiğine dair tedbirleri ortaya koyar. 

“Tedbîrü’l-Mütevahhid”; yalnız adamın tedbirleri der, iyiliğe dair, kötülükten sakınmaya dair toplumdaki çürümeye dair bir yol olarak, “seçilmiş yalnızlığı” önerir. Fârâbî’nin erdemli insandan başlattığı “Erdemli Toplum” ve “Erdemli Devlet” için ortaya koyduğu yaklaşımını kendi yaklaşımı ile ortaya koyarak “tedbir” veya “yönetim biçimi” olarak erdemli bir insanın bozuk bir toplumsal yapıda ve devlet sisteminde, insanların nasıl mutlu olabileceği sorusuna cevap olabilecek tedbirleri sıralar. 

Toplum bozulmuşsa, artık bozukluğa karşı bir şey yapılamıyorsa, söz artık  fayda sağlamıyorsa, paranın, makamın, hazzın ve nefsin tatmininden başka hiçbir şey “para”  etmiyorsa, değerin değil bedelin ve menfaatin geçer akçe sayıldığı bir topluma dönülmüş ise; daha fazla mücadele, daha fazla uğraş bir yerden sonra insanı ve toplumu daha fazla bozacaksa, daha fazla bozulmaya götürecekse, kötülüklere bulaşmama adına, insanın kendini kötülüklerden muhafaza etmesi adına, en azından kötülüğün yaygınlaştığı toplumdan uzaklaşarak, yalnızlaşarak, seçilmiş yalnızlığı tercih ederek bir y/ol ile erdemi yitirmeyebilecektir… 

“Nevâbit” der, “Tedbîrü’l-Mütevahhid”de İbn Bâcce: Alışılagelmiş olandan farklı düşünen ve davranan kimseleri ifade için “ayrık otları”na dikkat çeker. Erdemsiz bir toplumda iyi ve erdemli bir yaşam için yalnız adamın tedbiri olarak ayrı kalmayı salık verir. Erdemli insanın değerleri ve inançları, erdemsiz toplumda yaşayamayacağı için “nevabit” olan yalnız adam için, yalnızlık içinde yaşamak seçilmiş bir yalnızlıktır, öyle şikâyet edilecek bir husus da değildir bu durum. Her şeyin nefsi ve hazzı esas alan “tatmin”e indirgendiği bir toplumda, kalbi “mutmain” ve de insanı mut’lu kılabilme adına seçilmiş bir tercih olarak bir tekliftir aynı zamanda yalnızlık.   

“Tedbîrü’l-Mütevahhid” kitabından alıntı ile başlamıştık, yazıyı bitirirken meraklısına kitabı tavsiye edelim ve yine kitaptan alıntı ile bitirelim. “İbn Bâcce ve İbn Tufeyl'den hareketle söyleyecek olursak, "filozof erdemli devlet yerine bozuk bir devlette yaşıyorsa, asli görevi olan devleti yönetmeyi bir kenara bırakıp, topluma doğrudan yayması durumunda görüşlerinin yanlış değerlendirilmesinden dolayı hayatı dahi tehlikeye girecekse, bu durumda özü gereği yanlış olan bir itizali benimseyebilir. Bu tavrın arizi getirileri olan, toplumun kokuşmuşluğundan uzaklaşma ve muhtemel zararlarından korunma gibi faydalar da temin edilmiş olur." Bu aslında toplum içinde kalıp ama zihni olarak itizal içinde olmaktır."

“YALNIZ” ADAMIN TEDBİRLERİ YA DA “SEÇİLMİŞ YALNIZLIK”

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.