ÖZEL HABER I Şanlıurfa’da yaz sıcaklıkları yalnızca fiziksel sağlığı değil, ruhsal sağlığı da olumsuz etkiliyor.
Günlerce devam eden yüksek sıcaklıklar; uyku düzeninden günlük enerji seviyesine, dikkat ve tahammül sınırından duygu durumuna kadar birçok alanda olumsuzluklara yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle sıcak havalarda artan öfke, kaygı, huzursuzluk ve sabırsızlığın göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Şanlıurfa’da ağustos ayıyla birlikte etkisini artıran kavurucu sıcaklar, vatandaşların günlük yaşamını da zorlaştırıyor. Gün içinde uzun süre yüksek sıcaklığa maruz kalmak, kişilerin kendisini daha yorgun ve huzursuz hissetmesine neden olurken, gece saatlerinde yeterince serinlenememek ise uyku kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.
Nev Hospital Hastanesi Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülben Saraçoğlu, sıcak hava dalgalarının ruhsal sağlık üzerinde de belirgin etkileri olabileceğini söyledi.
Saraçoğlu, yüksek sıcaklıkların dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk, tahammül eşiğinde azalma ve uyku kalitesinde bozulmaya neden olabildiğini ifade etti.
“HERKES DIŞARIDA EĞLENİYOR, BEN DE SÜREKLİ AKTİF OLMALIYIM”
Herkes dışarıda eğleniyor, ben de sürekli aktif olmalıyım” düşüncesinin kişiyi baskı altında bırakabileceğini belirten Saraçoğlu,
“Yaz depresyonu, sıcaklıkların artması, günlerin uzaması ve uyku düzeninin değişmesiyle ortaya çıkabilen mevsimsel bir duygu durum bozukluğu olarak tanımlanıyor. Yaz depresyonunun nedenleri arasında yüksek sıcaklık ve yoğun güneş ışığının, uyku hormonu olarak bilinen melatonin salgısını baskılayarak vücudun biyolojik ritmini bozması öne çıkıyor. Bunun yanı sıra sosyal medyada sürekli tatil yapan ve eğlenen insanlara maruz kalmak da kişilerde yetersizlik hissini tetikleyebiliyor. “Herkes dışarıda eğleniyor, ben de sürekli aktif olmalıyım” düşüncesi, kişilerin kendilerini baskı altında hissetmesine ve yaz döneminde yaşanan stresin artmasına neden olabiliyor.” dedi.
“BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”
Yaz depresyonunun kış depresyonundan farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Saraçoğlu, şunları kaydetti:
“Kış depresyonundan farklı olarak yaz depresyonu, daha çok ruhsal ve fiziksel ajitasyon şeklinde kendini gösterebiliyor. Sürekli endişe ve kaygı hali, uykuya dalmakta veya uykuyu sürdürmekte güçlük, iştahsızlık ve istemsiz kilo kaybı, çevredeki insanlara karşı tahammülsüzlük ve sinirlilik, sosyal ortamlardan uzaklaşma ve içe kapanma belirtiler arasında yer alıyor. Uzmanlar, yaz depresyonuyla başa çıkmak için öncelikle günlük rutinin korunmasını ve serin bir ortamda bulunulmasını öneriyor. Günün en sıcak saatlerinde dışarıda vakit geçirmek yerine kapalı ve loş ortamlarda bulunmak, uyku saatlerini mümkün olduğunca sabitlemek önem taşıyor.”
“TEKRARLANMASI DURUMUNDA BİR PSİKİYATRİ UZMANINA BAŞVURULMASI ÖNERİLİYOR”
Her yıl aynı dönemlerde tekrarlaması ve kişinin günlük yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi halinde ise bir psikiyatri uzmanına başvurulması önerisinde bulunan Saraçoğlu şu ifadelere yer verdi:
“Sosyal medya kullanımında da kişiyi yetersiz hissettiren paylaşımlardan ve hesaplardan uzak durulması öneriliyor. Yaz aylarının mutlaka yoğun aktiviteler ve tatillerle geçirilmesi gerekmediğinin hatırlanması, kişinin kendisini başkalarıyla kıyaslamaktan kaçınması ve küçük hobilerine zaman ayırması da süreci daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olabiliyor. Belirtilerin her yıl aynı dönemlerde tekrarlaması ve kişinin günlük yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi halinde ise bir psikiyatri uzmanına başvurulması öneriliyor.”


0 Yorum