kaynak olarak ekleyin
Selahattin Demirtaş hakkında verilen AİHM kararlarının uygulanmamasıyla Osman Kavala dosyasında ortaya çıkan tutumun, hukukun siyasal tercihler karşısındaki durumunu yeniden gündeme getirdiği ifade edildi.
AİHM kararlarının kişilere ve siyasi konjonktüre göre uygulanamayacağı vurgulanan açıklamada, bu yaklaşımın bireysel özgürlüklerin yanı sıra yargıya duyulan güveni ve hukuk devletinin temelini de zedelediği kaydedildi.
ŞANLIURFA BAROSU’NDAN AİHM KARARLARININ UYGULANMAMASINA TEPKİ
Baronun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, AİHM Büyük Dairesinin Osman Kavala hakkında verdiği ihlal kararına rağmen yeniden yargılama, tahliye ve infazın durdurulması taleplerini reddetmesi, hukuk üstünlüğü ilkesinin açıkça göz ardı edilmesidir. AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026 tarihli kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin altı maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiş, Kavala'nın gecikmeksizin serbest bırakılmasını ve mahkumiyetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını istemiştir. Buna rağmen verilen ret kararı, Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleri ve Anayasa'nın 90. ve 138. maddeleri bakımından ciddi bir hukuki sorun oluşturmaktadır. Selahattin Demirtaş hakkında verilen AİHM kararlarının uygulanmamasıyla Osman Kavala kararında ortaya çıkan tutum, Türkiye'de hukukun siyasal tercihler karşısında nasıl etkisiz bırakıldığını bir kez daha göstermektedir.” denildi.
“BARIŞ, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜYLE GELECEKTİR”
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“AİHM kararlarının kişilere ve siyasi konjonktüre göre uygulanıp uygulanmayacağına karar verilemez. Hukukun bağlayıcılığı, iktidarın tercihine bırakılamaz. Bu yaklaşım yalnızca bireylerin özgürlüğünü değil, yargıya duyulan güveni ve hukuk devletinin temelini de zedelemektedir. Ülkede barış ve demokratikleşme tartışmalarının yürütüldüğü bir dönemde, hukukun üstünlüğünün ve temel hakların güvence altına alınması ertelenemez. Barış, hukukun üstünlüğüyle gelecektir. AİHM kararlarının uygulanmadığı, özgürlüklerin yargı kararlarıyla güvence altına alınmadığı bir düzende toplumsal güvenin ve kalıcı barışın sağlanması mümkün değildir. Urfa Barosu İnsan Hakları Merkezi olarak Osman Kavala'nın derhal serbest bırakılmasını, AİHM kararlarının eksiksiz uygulanmasını ve hukuka aykırı mahkumiyetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz. Hukuk, siyasal tercihlere göre uygulanamaz; adalet ve özgürlük, barışın ertelenemez koşullarıdır.”


0 Yorum