İNSAN MEDENİYETİ

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Medeniyet bir yaşama biçimi, medeniyet bir hayat görüşü, medeniyet bir birlikte yaşama ahlakıdır. Medeniyet bir hukuk oluşturma süreci, medeniyet bir iktisat anlayışıdır. Daha başka nedir medeniyet; bazen mekân tasavvuru, bazen sadece mimari, bazen büsbütün şehir, bazen kültür ve tekniktir. Evet, aydınlarımızın medeniyete dair görüşlerini incelediğimizde çok farklı medeniyet tarifleri ile karşılaşabiliyoruz. Bazen sanatla birleşir medeniyet, estetiğe bürünür; bazen geleneğe yaslanır, tarihte var olur. Bazen kökü inançtır, gövdesi adalet, dalları ahlaktır medeniyetin. Bazen kozmosta birlikle ahenk olur; mikro kozmosla makro kozmos arasında muhteşem bir uyuma dönüşür medeniyet.  Bazen dinsiz, seküler “medeniyet”in karşısında hepten dindir, dinledir medeniyet. İnsan ve âlem arasında ahenktir, insanla doğa arasında ahenktir ve nihayet insanla Allah arasında ahenktir medeniyet. 

Medeniyete ait tüm bu tariflerin üzerinde insandır medeniyet. İnsan içindir, insan olmak içindir. Zira insan olmak üzere geldiği bu dünyada, insan olarak kalabilmek ve dahi insan olarak ölebilmek için bir imkân sunmalıdır medeniyet. Medeniyet ancak insanla var olacaktır, insanı var kılarak, insanın varlığını, değerini anlamla buluşturarak, inşa ederek insanı, imar edecektir dünyayı. İşte o zaman medeniyet olacaktır… Medeniyet; insanı erdeme ulaştırmalıdır. Değere, hikmete, adalete, ahenge dayanmalıdır. Huzura imkân sunmalıdır, umuda ulaştırmalıdır. Yoldur, yöndür, yöntemdir medeniyet. Yol olmalıdır, yol bulmalıdır, her şeyi yolunda kılmalıdır medeniyet...

Eşrefi mahlûkattır insan madem, varlıktan var oluşa, beşerden insana, bireyden şahsiyete yürümelidir. Bedenden ruha, maddeden manaya bir yolda olmalıdır insan. İnsan medeniyetle, olma yolunda, var ol/acaktır. Medeniyet insanla, insana hayatı güzelleştirmekle, insanı mamur olmuş bir dünyaya ulaştırmakla var olacaktır. Ve insan medeniyetle inşa olacaktır, ihya olacaktır, medeniyetle “esfel’i safilinden”, “eşrefi mahlûkata” ulaşacaktır. Ve medeniyetle insan olacaktır. İnsandan topluma varacaktır, fazıl topluma insanla ulaşacaktır medeniyet…

İnsanı çıkarınca medeniyetten geriye ne kalacaktır ya da medeniyeti unutmuş insanlık nereye varacaktır? İnsan sorusu kadardır, sorunu kadardır. Zira insan sorudur ama hepsinden öte cevaptır. Medeniyet en temelde hayatın karşımıza çıkarmış olduğu durumlar karşısında bir teklifi barındırması itibariyle bir cevaptır esasen. Bu bağlamda yanıtı insan olmayan her sorunun varacağı yer başlı başına bir sorundur. Onun için cevabında insan olmayan, insana çözüm sunmayan, insanın ve insanlığın meselelerine şifa olmayan fikrin de düşüncenin de ideolojinin de dinin de hiçbir anlamı olmayacaktır.   

Evet, insanla olmalıdır medeniyet, insani olmalıdır, insana hayatı yaşanılır kılmalıdır, insanı iyiye, güzelliğe, doğruya ulaştırmalıdır. Düştüğü cehennemi çukurdan insanı ve insanlığı ve dünyayı kurtaracak olan ancak böyle bir medeniyet anlayışıdır. Değilse tek dişi kalmış canavara dönüşen vahşi uygarlığın, insanlığı götüreceği yer; insanın düşüşü olacaktır. İyinin güzellin, düşüşü olacaktır. Kötülüğün ve çirkinliğin iktidarı olacaktır. İnsanlığın düşüşü, doğanın düşüşü, dünyanın düşüşü olacaktır. Böyle bir dünyada savaşlar, kan ve gözyaşı hiç eksik olmayacak, ölümler ölümlere ulanacaktır. Dünyanın bir kısmının daha fazla büyümesi, daha fazla irileşmesi, daha fazla barbarlaşması için; dünyanın diğer yarısı açlığa mahkûm olacaktır, savaşlara, yokluğa, yoksulluğa mahkûm olacaktır. 

“İnsanı dikkate almayan, bırakın insana zarar vermeyi insanı rencide eden hiçbir çözüm, çözüm değildir; çözümsüzlüktür. Çünkü tüm çözümler ister dinî ister siyasî ister iktisadî ister felsefî ister ideolojik, tüm çözümler insan içindir; insan için var olmalıdır. İnsanı yok eden, insanı tırnak içine alan, insana zarar veren ve insanı rencide eden hiçbir çözüm, çözüm olarak anlamlandırılamaz…” (İhsan FAZLIOĞLU; Sözün Eşiğinde)

Evet, insan diyoruz, insan medeniyeti diyoruz, insan içindir medeniyet diyoruz. Onun için odağında insan olmayan hiçbir fikri, düşünceyi; adına ne denirse densin kale almıyoruz. Onun için medeniyet diyorsak esasen insandır meramımız, medeniyet insandır, insan medeniyettir. Ve medeniyet insanın ve insanlığın irtifa kaynağıdır.   Bir insan medeniyeti gerekli, insan için, insanlık için, tüm dünya için; insanı ve insanlığı ve dünyayı girdiği çıkmazdan kurtaracak bir insan medeniyeti gerekli…

İNSAN MEDENİYETİ

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.