Şanlıurfa Barosu, 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sokakta yaşayan hayvanlara yönelik uygulamalara dikkat çekti.
Baro, son dönemde izlenen politikaların hayvan hakları açısından kaygı verici bir noktaya geldiğini vurguladı.
Açıklamada, sokak hayvanlarına yönelik politikaların koruma ve yaşatma anlayışından uzaklaştığı ifade edilirken, özellikle toplama odaklı uygulamaların ön plana çıktığına dikkat çekildi.
Barınakların yetersizliği, bakım koşulları ve denetim eksikliklerinin kamuoyunda ciddi endişe oluşturduğu belirtilirken, sorunun temelinde kısırlaştırma ve denetim eksikliğinin yattığına işaret edildi.
Şanlıurfa Barosu sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“YAŞATMA İLKESİ GERİ PLANDA BIRAKILIYOR”
“4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü, sokakta yaşayan hayvanların yaşam hakkını, korunma gerekliliğini ve insan sorumluluğunu yeniden hatırlatan önemli bir gündür. Ancak ülkemizde son dönemde izlenen uygulamalar, hayvan haklarının korunmasına yönelik bütüncül yaklaşımın zayıfladığını ve kaygı verici bir yön değişikliğine gidildiğini göstermektedir.
Sokakta yaşayan hayvanlara ilişkin politikaların, koruma ve yaşatma ilkesi yerine toplama odaklı bir anlayışa indirgenmesi; hukukun öngördüğü bakım, tedavi, rehabilitasyon ve doğal yaşam alanlarının oluşturulması yükümlülüklerinin geri planda bırakılması kabul edilemez. Oysa mevzuat, yalnızca toplama işlemini değil; hayvanların sağlıklı, güvenli ve insana yakışır koşullarda yaşamlarını sürdürebilecekleri bir sistemin kurulmasını zorunlu kılmaktadır.
“BARINAK KOŞULLARI VE ŞEFFAFLIK TARTIŞMA KONUSU”
Bugün gelinen noktada; barınakların yetersizliği, mevcut alanların fiziki koşulları, bakım ve beslenme eksiklikleri ile şeffaflıktan uzak uygulamalar, kamuoyunda ciddi endişelere yol açmaktadır. Toplanan hayvanların nerede, hangi koşullarda tutulduğu ve akıbetlerinin ne olduğu soruları ise hâlâ yeterince açık ve denetlenebilir biçimde yanıtlanmamaktadır.
Sorunun kaynağı, sokakta yaşayan hayvanların varlığı değildir. Asıl sorun; yıllardır etkin şekilde yürütülmeyen kısırlaştırma politikaları, denetimsiz üretim, hayvan terklerinin önlenememesi ve yerel yönetimlerin yerine getirmesi gereken yükümlülüklerdeki eksikliklerdir. Bu eksikliklerin bedelinin hayvanların yaşam alanlarından koparılması ve yaşam haklarının ihlali ile ödetilmeye çalışılması, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Unutulmamalıdır ki hukuk, yalnızca insanı değil, yaşamın bütününü koruma sorumluluğu taşır. Sokakta yaşayan hayvanların yaşam hakkı, idarenin takdirine bırakılabilecek bir alan değildir. Bu canlıların korunması, hem hukuki hem de vicdani bir yükümlülüktür.
Şanlıurfa Barosu Hayvan Hakları Komisyonu olarak; sokakta yaşayan hayvanların yaşam hakkının tartışma konusu yapılamayacağını, koruma ilkesinden uzaklaşan her türlü uygulamanın karşısında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Kalıcı ve insani çözüm; kısırlaştırma seferberliği, etkin denetim, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin güçlendirilmesi, sorumlu sahiplendirme ve hayvanların bulundukları ortamda yaşatılmasını esas alan politikaların hayata geçirilmesidir.
Bu vesileyle bir kez daha vurguluyoruz: Sokakta yaşayan hayvanların yaşam hakkını zedeleyen her türlü işlem ve ihmale karşı hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

0 Yorum