KUR’AN AY'I

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yüce Allah, daha çok kendini rahmet ve merhametiyle tanıtmıştır. Kitabının ve her suresinin başında söylediği besmele kutsi cümlesinde “Rahman ve Rahim” isimlerini ön plana çıkararak merhametini ilan etmiştir. “yaratması, terbiye etmesi, rızık vermesi, yol göstermesi...” gibi sıfatları yine O’nun merhametini gösterdiğinden dolayı Halık, Rezzak, Rab, Hâdî isimleri de rahmetini ifade eden isimlerdir. Bu itibarla Allah’ın esma-i Hüsna’sındaki isimlerinin çoğunluğunda rahmet ve merhamet anlamı vardır. 

Cenab-ı Hak, bütün yarattıklarına merhamet etmektedir, dünya hayatında rahmetiyle tecelli etmektedir. İnsanlar için en büyük rahmeti, onlara Kur’an’ı göndermesi, yani yeryüzüne indirmesidir. Allah’ın insana tenezzül etmesi olan bu indirme, aynı zamanda insanlar için erişilmez ilahi bir onurlandırmadır.

 Kâinatın mana ve önemini anlatan Kur’an, insanlık için kurtuluşun ve ebedi mutluluğun anahtarlarını sunuyor. Kur’an’ın verdiği yol haritasına uyulduğu taktirde, dünya hayatı bir nevi cennet hayatına dönüşecek, ahirette de ebedi cennete kavuşulacaktır. Kur’an, dünya ve ahretin nurudur. Kur’an’ın yeryüzüne inmesi bu açıdan tüm insanlık için çok önemli bir inkılaptır. İnsanlığın ebedi hayatını ilgilendiren bu olay Ramazan-ı Şerif’te gerçekleşmiştir.

Aslında yaratılmış olması bakımından hiçbir zamanın diğer bir zamandan farkı yoktur; ancak Yaratan’ın ayrı bir değer vermesiyle değerlenir, farklı bir mahiyet kazanır. İşte bu bakımdan Ramazan ayı, diğer zamanlardan farklı olarak kutsî bir mahiyete bürünmüş ve büyük bir değer kazanmıştır. Yüce Allah, kelamının insanlarla buluşmasını önemsediği için,  kelamının sunulduğu zamanına da büyük önem vermektedir. Öylesine ilahi bir öneme sahiptir ki, yine diğer zamanlardan farklı olarak yıldönümü bile aslı gibi değerlidir. Bu itibarla Kur’an’ın ilk kez nazil olduğu ilk Ramazan gibi her yılki Ramazan’da ilahi bir program uygulanır. Melekler ve Cebrail (AS) yeryüzüne inerler. Allah’ın rahmeti, bereketi ve mağfireti yağar. 

Kur’an’ın Ramazan’da nazil olduğunu yine Kur’an söylüyor: “Ramazan ayı ki, o ayda Kur'an, insanlara yol gösterici, doğru yola iletici, eğri ile doğruyu birbirinden ayırt edici olarak indirildi. İçinizden kim bu aya yetişirse onu oruçla geçirsin. Kim hasta ya da yolcu olursa tutmadığı günler sayısınca sonraki günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bu sayılı günleri tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdi diye kendisini tekbir etmenizi ister, ola ki, O'na şükredersiniz.” (Bakara, 185)

Kur’an’ın inmesiyle gerçekleşen ilahî tenezzül, aynı zamanda bir Rububiyyet olayıdır. İnsanların bu müthiş inkılaba dikkatlerini çekmek, bu kutsi zaman içinde nefislerin sınır konulmamış şehvani duygularla taşkınlıklarını önlemek, bu kutsiyete ve nezih vaziyete halel getirilmemesini sağlamak hikmetiyle bu ay boyunca oruç emredilmiştir. İşte Ramazan orucunun birçok hikmetlerinden biri de budur.

Bir hükümdar, bütün halkını ilgilendiren ve çok önem verdiği bir icraatının yıldönümünde tüm halkını davet ettiği bir program hazırlar; çeşitli şenlik ve merasimler düzenler ve katılan halkına bolca ihsanlar dağıtır. Aynen bunun gibi, Ramazan-ı Şerif de Kâinat Sultanı’nın “Rabbu’l-Alemîn” sıfatıyla kelamını insanlara sunduğu rububiyet icraatında tarifinden aciz olduğumuz çeşitli ilahi şenlik ve merasimlerin düzenlendiği ve ihsanların hesapsız dağıtıldığı mübarek bir aydır. Bu ilahi resmigeçit sürecinde şeytanlar derdest edilip zincire vurulur; nefisler oruç emriyle tutulur ve bağlanır. Ramazan orucuyla nefislerin tasallutundan bir derece kurtulmuş, arınmış, duru bir nezihlik elde etmiş ve meleklik vasfına bürünmüş olan tüm ruhlar Allah’ın huzurunda O’nun hoşnut olduğu bir duruş sergilerler.

Saldırgan ve hırçın köpekleri bulunan bir eve davet edilen çok saygın ve değerli bir misafirin zarar görmemesi, onunla yapılacak sohbet ve hasbi-i hali zedelememesi için ev sahibi, köpekleri bağlar veya oradan uzaklaştırır; aynı şekilde manevi köpek durumundaki nefs-i emare, tenezzülat-ı ilahideki kutsiliği tanımadığından Ramazan-ı Şerifte oruçla bağlanır ve o ortamdan uzaklaştırılır.

Altın, elmas ve değerli mücevheratla süslenmiş, nakışlanmış bir kılıfın içindekinin çok daha değerli ve paha biçilmez olduğu gayet açıktır. Aynı şekilde çok değerli ilahi tezyinat ve mücevheratla süslenen Ramazan, Kur’an’ın kılıfı durumundadır. Kılıfı bu kadar değerli ise, Kur’an’ın kendisi paha biçilmez bir değerdedir. İşte Ramazan orucunun bir sırrı da Kur’an’ın bu değerine dikkat çekmektir. (Ramazan Orucunun Hikmetleri için bkz. Bediüzzaman, Ramazan Risalesi.) 

İnşallah önümüzdeki Perşembe günü orucuna başlayacağımız Ramazan-ı Şerif'in cümlemize hayırlar getirmesini niyaz ederim.

KUR’AN AY'I

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.