Muhterem Kardeşlerim…
Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlâs Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz.
Efendim;
Abdestliyken ölen şehit oluyor. Oruçluyken ölmek de çok iyidir.
Bir Hadis-i Şerifte, “Oruçluyken ölen Cennete girer” buyuruldu. (Bezzar)
Ramazan ayı, yaza ve kışa gelebiliyor. Kışın kısa günlerde oruç tutulması daha kolay, yazın uzun günlerde sıcakta tutmaksa çok zordur.
Zorluklar içinde yapılan ibadetin sevabı daha çoktur. “Ecir meşakkate göredir” buyuruluyor.
İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
Maniler karşısında, ibadeti yapmak güçlüğü, sıkıntısı, o ibadetlerin, şanını, şerefini göklere çıkarır. Mani olmayarak, kolay yapılan ibadetler, aşağıda kalır. (3/35)
Ramazan-ı Şerif kışa da gelse, Farz ibadet olduğu için sevabı çoktur.
İki Hadis-i Şerif meali şöyledir:
“Kışın Oruç tutmak, meşakkatsiz elde edilen bir ganimettir.” [Tirmizi]
“Kış Müminin baharıdır. Gündüzleri kısa olur, oruç tutar. Geceleri de uzun olur, kalkıp ibadet eder.” [Beyheki]
Şehr-i Ramazan
Şehr, ay demektir. Türkçe’de Şehr-i Ramazan denince Ramazan ayı anlaşılır. Yâ diye başlayınca üstünlü olur, yani şehre olur. Mesela Abdullah kelimesi yâ ile başlayınca, “Yâ Abdellah” denir. Yâ ile başlayanlar genelde hep böyledir. Resulullah kelimesi yâ ile başlayınca “Yâ Resulallah” olur. Ömer kelimesi yâ ile başlasa da değişmez, yine “Yâ Ömer” denir. Namazda sûre okurken böyle irap hataları Namazı bozmaz.
Oruçluya Şeytanın vesvese veremeyeceği, ona yaklaşamayacağı doğrudur.
İmam-ı Şa’rânî hazretleri buyuruyor ki: Orucun birçok faydasından biri, bedenimize Şeytanın gireceği bütün yolları tıkamasıdır. (Uhud-ül-Kübra)
Ramazan ayının üstünlüğü, fazileti
İslâm’ın beş şartından dördüncüsü, mübarek Ramazan ayında, her gün oruç tutmaktır. Oruç, Hicretten 18 ay sonra, Şaban ayının onuncu günü, Bedir Gazasından bir ay evvel Farz oldu. Ramazan, yanmak demektir. Çünkü bu ayda Oruç tutan ve tevbe edenlerin günahları yanar, yok olur.
Selmân-ı Fârisî hazretleri, Resûlullah Efendimizin Şaban ayının son günü hutbede şöyle buyurduğunu bildirmektedir:
“Ey Müslümanlar. Üzerinize öyle büyük bir ay gölge vermek üzeredir ki, bu aydaki bir gece ki Kadir gecesi, bin aydan daha faydalıdır. Allahü Teâlâ, bu ayda, her gün oruç tutulmasını emretti. Bu ayda, geceleri Teravih Namazı kılmak da Sünnettir. Bu ayda, Allah için ufak bir iyilik yapmak, başka aylarda, Farz yapmış gibidir. Bu ayda, bir Farz yapmak, başka ayda yetmiş Farz yapmak gibidir. Bu ay, sabır ayıdır. Sabredenin gideceği yer Cennet’tir. Bu ay, iyi geçinmek ayıdır. Bu ayda müminlerin rızkı artar. Bir kimse, bu ayda, bir oruçluya İftar verirse, günahları affolur. Hak Teâlâ, onu Cehennem ateşinden azad eder. O oruçlunun sevabı kadar, ona sevap verilir.”
Eshâb-ı Kiram;
-Ya Resûlallah. Her birimiz, bir oruçluya iftar verecek, onu doyuracak kadar zengin değiliz, deyince. Resûlullah Efendimiz;
“Bir hurma ile İftar verene de, yalnız su ile Oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de, bu sevap verilecektir. Bu ay, öyle bir aydır ki, ilk günleri rahmet, ortası af ve mağfiret ve sonu Cehennemden azad olmaktır. Bu ayda, emri altında olanların vazifesini hafifletenleri, Allahü Teâlâ affedip, Cehennem ateşinden kurtarır. Bu ayda dört şeyi çok yapınız! Bunun ikisini Allahü Teâlâ çok sever. Bunlar, Kelime-i Şehadet söylemek ve istiğfar etmektir. İkisini de, zaten her zaman yapmanız lâzımdır. Bunlar da Allahü Teâlâ’dan Cenneti istemek ve Cehennem ateşinden Ona sığınmaktır. Bu ayda, bir oruçluya su veren bir kimse, kıyamet günü susuz kalmayacaktır” buyurdu.
Ramazan ayına mahsus, Müslümanlar için bildirilen müjde
Konu ile alakalı olarak, İmâm-ı Beyhekî hazretlerinin haber verdiği Hadis-i Şerifte buyruluyor ki:
“Allahü Teâlâ benim ümmetime, Ramazan-ı Şerifte beş şey ihsan eder ki, bunları hiçbir Peygambere vermemiştir:
1- Ramazanın birinci gecesi, Allahü Teâlâ müminlere rahmet eder. Rahmet ile baktığı kuluna hiç azap etmez. 2- İftar zamanında, Oruçlunun ağzı kokusu, Allahü Teâlâ’ya, her kokudan daha güzel gelir. 3- Melekler, Ramazanın her gece ve gündüzünde, Oruç tutanların af olması için dua eder. 4- Allahü Teâlâ, oruç tutanlara, ahirette vermek için, Ramazan-ı Şerifte Cennette yer tayin eder. 5- Ramazan-ı Şerifin son günü, Oruç tutan müminlerin hepsini affeder.”
Mümin için fırsat ayı
Ramazan, kelime anlamı itibariyle yanmak demektir. Çünkü bu ayda oruç tutan ve tövbe edenlerin günahları yanar, yok olur.
Buharideki Hadis-i Şerifte;
“Bir kimse, Ramazan ayında Oruç tutmayı Farz bilir, vazife bilir ve Orucun sevabını, Allahü Teâlâ’dan beklerse, geçmiş günahları affolur” buyurulmuştur.
Ramazan ayında Oruç tutmanın, Allahü Teâlâ’nın emri olduğuna inanmalı ve sevabını da O’ndan beklemelidir. Günlerin uzun olmasından ve oruç tutmanın güç olmasından şikâyet etmemelidir. Günlerin uzun olmasını, oruç tutmayanlar arasında güçlükle oruç tutmasını fırsat ve ganimet bilmelidir. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, Nafile Namaz, Zikir, Sadaka ve bütün Nafile İbadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan Farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir Farz, başka aylarda yapılan yetmiş Farz gibidir. Bu ayda bir Oruçluya İftar verenin günahları affolur, Cehennemden azad olur. O Oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren Amirler de affolur, Cehennemden azad olur. Ramazan ayında, Resulûllah Efendimiz, esirleri azad eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasib olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer. Bu ayı fırsat bilmelidir. Elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü Teâlâ’nın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir. Bir kimse bu ayda kendini toparlarsa, bütün yılı iyi olarak geçer. Bu ayı kötülükle geçirirse, bütün senesi kötü geçer. Ramazan ayı bir kimseden razı olursa, o kimseye müjdeler olsun. Bir kimseye gücenirse, bereketlerinden ve hayırlarından pay almazsa, o kimseye yazıklar olsun! Ramazanda Kur’ân-ı kerimi hatmeden kimsenin, bereketlerine kavuşması, hayırlarından pay alması umulur.”
Ramazan ayında, hayırların ve bereketlerin hepsi toplanmıştır. Ramazan’ın günleri ve geceleri, ayrı ayrı fazilet ve kıymete haizdir. Bu sebeple Ramazan ayını fırsat, ganimet bilmelidir.
Allahu Teâlâ cümlemizi Kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)