NAMAZDAN SONRA EDİLECEK DUALARDAN BİRKAÇI

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Efendim; 

Namazdan sonra edilecek dua çoktur. Bir tanesini bildirelim. 

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

“Yâ Muaz, vallahi seni seviyorum, her namazdan sonra, şu duayı bırakmadan oku: Allahümme e’ınnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike.” [Nesai]

“Ya Rabbi, seni zikretmeyi, sana şükredip güzel ibadet etmeyi bana nasip eyle” mealindedir.

Taberani’de bildirilen, “Günde 25 kere, erkek ve kadın müminlere dua eden, kendisi için dünyaya rızık ihsan edilen ve duası kabul olanlardan olur” Hadis-i Şerifindeki müjdeye kavuşabilmek için aşağıda bildirilen duayı okumalıdır:

“Günde 25 defa ‘Allahümmağfir li ve li-valideyye ve li-üstaziyye ve lil müminine vel müminat vel müslimine vel müslimat el ahya-i minhüm vel emvat bi-rahmetike ya erhamerrahimin’ okuyan, abidlerden olur. Allahü Teâlâ, bu kimsenin kalbinden kin ve hasedi çıkarır. Ona, bütün müminler adedince, sevap yazılır. Kıyamette, bütün müminler: Ya Rabbi, bu kulun bizim için, istiğfar okurdu. Sen de onu af eyle derler..” [Miftah-ün-Necat]

İçinde bulunduğumuz hâle de şükretmek gerekir. Mesela şöyle demelidir:

El-hamdülillahi alâ külli hâl sivel küfri ved-dalâl = küfür ve dalalet hariç her halimize hamd olsun.

Şöyle bir ifade de var: “El-hamdülillahi alâ külli hâl ve E'uzü billâhi min hâl-i ehlinnâr” = Her hâlükârda Allahü Teâlâ’ya hamd olsun. Cehennem ehlinin halinden Allahü Teâlâ’ya sığınırım.

Dua ederken, avuçlar, yüze karşı değil, semaya karşı açık ve göğüs hizasında olmalıdır.

Eller bitişik değil, aralıklı olmalıdır. (Fetva-i Hindiyye, Dürr-ül Muhtar)

Kadın, dua ederken ellerini ileri uzatmaz, yüzüne karşı eğik tutar. Şimdi birçok erkek, böyle kadınlar gibi dua ediyor.

Namazdan sonra dua, tesbihler çekildikten sonra yapılır.

Farz, vacip, sünnet ve nafileden yani her namazdan sonra, selamı müteakip "Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zelcelali vel ikram" denir. Son sünnet kılındıktan veya en son namaz kılındıktan sonra, üç kere “Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh” denir. Ondan sonra Âyet-el Kürsi okunup tesbihler çekilir ve dua edilir. Dua ederken, "Ya Allah ya Allah ya hayyü ya kayyumü ya zelcelali vel ikram, eselüke en tuhyiye kalbi bi nuri marifetike ebeden ya Allah ya Allah" okumak çok iyi olur.

Namazdan sonra, Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahü ekber diye tesbih çekmek sünnettir.

İcma ile de sabit olmuş müekked bir sünnettir. Tesbihleri parmakla saymak ve tesbih kullanmak caizdir. Resulullah Efendimiz, bir kadının tesbihleri, çekirdeklerle saydığını görmüş, fakat yasaklamamıştır. Bu da, tesbihleri, taşla, çekirdekle ve tesbihle çekmenin caiz olduğunu göstermektedir. (Redd-ül-Muhtar)

Kur’an-ı Kerim’de, Bâkıyat-üs-Sâlihât [sürekli kalan iyi işler] geçmektedir. 

Resulullah Efendimiz buyurdu ki:

“Bâkıyat-üs-Sâlihâtı, çok söyleyin. Bunlar; tesbih, tehlil, tahmid, tekbir ve temciddir.” [Taberani]

[Tesbih Sübhanallah, Tehlil Lâ ilâhe illallah, Tahmid Elhamdülillah, Tekbir Allahü ekber, Temcid, Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demektir.]

Bütün günahları affolur

Hadis-i Şeriflerde buyuruldu ki:

“Her namazdan sonra 33 Sübhanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahü ekber sonra, “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir” diyenin deniz köpüğü kadar günahı olsa da affedilir.” [Müslim]

“Parmak uçları ile sayarak tesbihe ve tehlile devam edin. Kıyamette her âzadan sual edilir ve parmaklar için ‘tesbihte kullandı’ derler. Gafil olan rahmetten uzak kalır.” [Hakim]

“Tekbiri, tahmidi, tesbihi ve tehlili sebebiyle Müslüman olarak yaşlanandan iyisi yoktur.” [İ. Ahmed]

Fakirler, “Ya Resulallah; zenginler derece ve nimet bakımından bizi geçtiler. Biz namaz kılıyoruz, onlar da kılıyorlar; biz oruç tutuyoruz, onlar da tutuyorlar; fakat onlar, zekât, sadaka veriyor, köle azat ediyor, biz edemiyoruz” dedikleri zaman, Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

“Sizden üstün olanlara yetişebileceğiniz, sizden aşağı olanları geçebileceğiniz ve sizin yaptığınız gibi yapanlar hariç, sizden başka kimsenin üstün olamayacağı bir şey öğreteyim. Her namazın sonunda 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahü ekber, bir kere de ‘La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadir’ söyleyin. Fakirler, ‘Zenginler de bizim gibi tesbih çekip, yine bizi geçiyorlar’ dediklerinde, Resulullah Efendimiz buyurdu ki: ‘Bu, Allahü Teâlâ’nın fazlıdır, dilediği kimselere verir.’ ” [Ebu Davud]

İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:

Namaz kılan, Rabbine yalvarmakta ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka her şeyin hiç olduğunu görmektedir. Namazdaki kusurlar, çekilen Tesbih ile örtülür, layık ve tam ibadet yapılamadığı bildirilir. Tahmid ile, namaz kılmakla şereflenmenin, Onun yardımı ile olduğu bilinerek, bu büyük nimete hamd edilir. Tekbir ile de, Ondan başka ibadete layık kimse olmadığı bildirilir. (m. 304)

Günah işleyen bir kimse, bu emirlerin ve yasakların sahibinin azametini ve kibriyasını düşünmüş olsaydı, Onun emirlerine karşı gelemezdi. Günahları yapması, Onun emirlerine ve yasaklarına kıymet vermediğini göstermektedir. Böyle şeyden, Allahü Teâlâ’ya sığınırız. Tenzih kelimesini, [yani yukarıda yazılı olan tesbihi] çok okumakla, bu kusur affolunur.

İstiğfar etmek, günahların örtülmesini istemektir. Tenzih kelimesini okumak ise, günahların yok olmasını istemektir. O nerede, bu nerede?

Sübhanallah şaşılacak bir kelimedir. Söylemesi çok kısadır. Manaları ve faydaları ise pek çoktur.

Tahmid [elhamdülillah] kelimesini çok okumakla, Allahü Teâlâ’ya şükür edilmiş olur. Onun verdiği nimetlerin şükrü yapılmış olur.

Tekbir [Allahü Ekber] kelimesi, Allahü Teâlâ’nın, kulların yaptığı şükürlerden çok yüksek olduğunu, O’na yakışan şükür yapılamayacağını göstermektedir. Çünkü O’na yapılan istiğfarlar, af dilemekler için de, çok istiğfar etmek gerekir.

Hak Teâlâ’ya yakışan hamd, ancak Onun tarafından yapılabilir. Bunun içindir ki kendisi, Saffat suresinin sonunda, “Sübhane Rabbike...” buyurmuştur. Kendini hesaba çekmek isteyen, bu Âyet-i Kerime’yi çok okumalıdır. Böylece istigfar ve şükür etmiş olur. İstigfar ve şükredemediğini de ve kusurlarını da bildirmiş olur. (Mektubat-ı Rabbani c.1, m.309)

Namazdan sonraki tesbihleri okurken 33’e dikkat etmek gerekir. Dinin emirlerinde, çeşitli hikmetler vardır. Bu adetler, ilacın miktarı gibidir. Ziyade veya noksan olursa, istenilen fayda hasıl olmaz. Hazine 33’tedir. Bir metre ileri, bir metre geri gidilirse, hazine bulunamaz. Tesbihleri 33 yerine, çok sevap olsun diye 40 defa veya daha fazla çekmek bid’at olur. Hiç tesbih çekilmeden gidilse günah olmaz. Fakat sünnet sevabından mahrum kalınmış olunur.

Allahü Teâlâ cümlemizi sevdiği kullarla haşreylesin, büyüklerin nasihatlerini dinleyen ve uyan Salih kullarından eylesin, kendisine layık Kul, Habibine layım Ümmet eylesin. (Amin)

NAMAZDAN SONRA EDİLECEK DUALARDAN BİRKAÇI

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Efendim; 

Namazdan sonra edilecek dua çoktur. Bir tanesini bildirelim. 

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

“Yâ Muaz, vallahi seni seviyorum, her namazdan sonra, şu duayı bırakmadan oku: Allahümme e’ınnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike.” [Nesai]

“Ya Rabbi, seni zikretmeyi, sana şükredip güzel ibadet etmeyi bana nasip eyle” mealindedir.

Taberani’de bildirilen, “Günde 25 kere, erkek ve kadın müminlere dua eden, kendisi için dünyaya rızık ihsan edilen ve duası kabul olanlardan olur” Hadis-i Şerifindeki müjdeye kavuşabilmek için aşağıda bildirilen duayı okumalıdır:

“Günde 25 defa ‘Allahümmağfir li ve li-valideyye ve li-üstaziyye ve lil müminine vel müminat vel müslimine vel müslimat el ahya-i minhüm vel emvat bi-rahmetike ya erhamerrahimin’ okuyan, abidlerden olur. Allahü Teâlâ, bu kimsenin kalbinden kin ve hasedi çıkarır. Ona, bütün müminler adedince, sevap yazılır. Kıyamette, bütün müminler: Ya Rabbi, bu kulun bizim için, istiğfar okurdu. Sen de onu af eyle derler..” [Miftah-ün-Necat]

İçinde bulunduğumuz hâle de şükretmek gerekir. Mesela şöyle demelidir:

El-hamdülillahi alâ külli hâl sivel küfri ved-dalâl = küfür ve dalalet hariç her halimize hamd olsun.

Şöyle bir ifade de var: “El-hamdülillahi alâ külli hâl ve E'uzü billâhi min hâl-i ehlinnâr” = Her hâlükârda Allahü Teâlâ’ya hamd olsun. Cehennem ehlinin halinden Allahü Teâlâ’ya sığınırım.

Dua ederken, avuçlar, yüze karşı değil, semaya karşı açık ve göğüs hizasında olmalıdır.

Eller bitişik değil, aralıklı olmalıdır. (Fetva-i Hindiyye, Dürr-ül Muhtar)

Kadın, dua ederken ellerini ileri uzatmaz, yüzüne karşı eğik tutar. Şimdi birçok erkek, böyle kadınlar gibi dua ediyor.

Namazdan sonra dua, tesbihler çekildikten sonra yapılır.

Farz, vacip, sünnet ve nafileden yani her namazdan sonra, selamı müteakip "Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zelcelali vel ikram" denir. Son sünnet kılındıktan veya en son namaz kılındıktan sonra, üç kere “Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh” denir. Ondan sonra Âyet-el Kürsi okunup tesbihler çekilir ve dua edilir. Dua ederken, "Ya Allah ya Allah ya hayyü ya kayyumü ya zelcelali vel ikram, eselüke en tuhyiye kalbi bi nuri marifetike ebeden ya Allah ya Allah" okumak çok iyi olur.

Namazdan sonra, Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahü ekber diye tesbih çekmek sünnettir.

İcma ile de sabit olmuş müekked bir sünnettir. Tesbihleri parmakla saymak ve tesbih kullanmak caizdir. Resulullah Efendimiz, bir kadının tesbihleri, çekirdeklerle saydığını görmüş, fakat yasaklamamıştır. Bu da, tesbihleri, taşla, çekirdekle ve tesbihle çekmenin caiz olduğunu göstermektedir. (Redd-ül-Muhtar)

Kur’an-ı Kerim’de, Bâkıyat-üs-Sâlihât [sürekli kalan iyi işler] geçmektedir. 

Resulullah Efendimiz buyurdu ki:

“Bâkıyat-üs-Sâlihâtı, çok söyleyin. Bunlar; tesbih, tehlil, tahmid, tekbir ve temciddir.” [Taberani]

[Tesbih Sübhanallah, Tehlil Lâ ilâhe illallah, Tahmid Elhamdülillah, Tekbir Allahü ekber, Temcid, Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demektir.]

Bütün günahları affolur

Hadis-i Şeriflerde buyuruldu ki:

“Her namazdan sonra 33 Sübhanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahü ekber sonra, “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir” diyenin deniz köpüğü kadar günahı olsa da affedilir.” [Müslim]

“Parmak uçları ile sayarak tesbihe ve tehlile devam edin. Kıyamette her âzadan sual edilir ve parmaklar için ‘tesbihte kullandı’ derler. Gafil olan rahmetten uzak kalır.” [Hakim]

“Tekbiri, tahmidi, tesbihi ve tehlili sebebiyle Müslüman olarak yaşlanandan iyisi yoktur.” [İ. Ahmed]

Fakirler, “Ya Resulallah; zenginler derece ve nimet bakımından bizi geçtiler. Biz namaz kılıyoruz, onlar da kılıyorlar; biz oruç tutuyoruz, onlar da tutuyorlar; fakat onlar, zekât, sadaka veriyor, köle azat ediyor, biz edemiyoruz” dedikleri zaman, Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

“Sizden üstün olanlara yetişebileceğiniz, sizden aşağı olanları geçebileceğiniz ve sizin yaptığınız gibi yapanlar hariç, sizden başka kimsenin üstün olamayacağı bir şey öğreteyim. Her namazın sonunda 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahü ekber, bir kere de ‘La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadir’ söyleyin. Fakirler, ‘Zenginler de bizim gibi tesbih çekip, yine bizi geçiyorlar’ dediklerinde, Resulullah Efendimiz buyurdu ki: ‘Bu, Allahü Teâlâ’nın fazlıdır, dilediği kimselere verir.’ ” [Ebu Davud]

İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:

Namaz kılan, Rabbine yalvarmakta ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka her şeyin hiç olduğunu görmektedir. Namazdaki kusurlar, çekilen Tesbih ile örtülür, layık ve tam ibadet yapılamadığı bildirilir. Tahmid ile, namaz kılmakla şereflenmenin, Onun yardımı ile olduğu bilinerek, bu büyük nimete hamd edilir. Tekbir ile de, Ondan başka ibadete layık kimse olmadığı bildirilir. (m. 304)

Günah işleyen bir kimse, bu emirlerin ve yasakların sahibinin azametini ve kibriyasını düşünmüş olsaydı, Onun emirlerine karşı gelemezdi. Günahları yapması, Onun emirlerine ve yasaklarına kıymet vermediğini göstermektedir. Böyle şeyden, Allahü Teâlâ’ya sığınırız. Tenzih kelimesini, [yani yukarıda yazılı olan tesbihi] çok okumakla, bu kusur affolunur.

İstiğfar etmek, günahların örtülmesini istemektir. Tenzih kelimesini okumak ise, günahların yok olmasını istemektir. O nerede, bu nerede?

Sübhanallah şaşılacak bir kelimedir. Söylemesi çok kısadır. Manaları ve faydaları ise pek çoktur.

Tahmid [elhamdülillah] kelimesini çok okumakla, Allahü Teâlâ’ya şükür edilmiş olur. Onun verdiği nimetlerin şükrü yapılmış olur.

Tekbir [Allahü Ekber] kelimesi, Allahü Teâlâ’nın, kulların yaptığı şükürlerden çok yüksek olduğunu, O’na yakışan şükür yapılamayacağını göstermektedir. Çünkü O’na yapılan istiğfarlar, af dilemekler için de, çok istiğfar etmek gerekir.

Hak Teâlâ’ya yakışan hamd, ancak Onun tarafından yapılabilir. Bunun içindir ki kendisi, Saffat suresinin sonunda, “Sübhane Rabbike...” buyurmuştur. Kendini hesaba çekmek isteyen, bu Âyet-i Kerime’yi çok okumalıdır. Böylece istigfar ve şükür etmiş olur. İstigfar ve şükredemediğini de ve kusurlarını da bildirmiş olur. (Mektubat-ı Rabbani c.1, m.309)

Namazdan sonraki tesbihleri okurken 33’e dikkat etmek gerekir. Dinin emirlerinde, çeşitli hikmetler vardır. Bu adetler, ilacın miktarı gibidir. Ziyade veya noksan olursa, istenilen fayda hasıl olmaz. Hazine 33’tedir. Bir metre ileri, bir metre geri gidilirse, hazine bulunamaz. Tesbihleri 33 yerine, çok sevap olsun diye 40 defa veya daha fazla çekmek bid’at olur. Hiç tesbih çekilmeden gidilse günah olmaz. Fakat sünnet sevabından mahrum kalınmış olunur.

Allahü Teâlâ cümlemizi sevdiği kullarla haşreylesin, büyüklerin nasihatlerini dinleyen ve uyan Salih kullarından eylesin, kendisine layık Kul, Habibine layım Ümmet eylesin. (Amin)

NAMAZDAN SONRA EDİLECEK DUALARDAN BİRKAÇI

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.