NECİS KARIŞIMLARI KULLANMAK

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak, sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Efendim; 

“Alkol, kan ve necis şeylerin karışmış olduğu bir terkibi, mesela kolonya gibi, böyle karışımları kullanmakta dinen bir mahzur var mıdır? konusu ile alakalı olarak Dürr-ül-Muhtârda deniyor ki:

“Toprak ve sudan biri temiz ise, karışımları olan çamur temiz olur. Fetva da böyledir.” Eşbâhda da böyle yazılıdır. 

İbni Âbidîn, Dürr-ül-Muhtârı açıklarken diyor ki:

“Âlimlerin çoğunun böyle söylediği Feth-ul-Kadîrde yazılıdır. Böyle fetva verildiği, Bezzâziyyede yazılıdır. İmam-ı Muhammed Şeybânî böyle buyurdu. Bu çamur necis olur diyenler de vardır. Fakat bunlara göre de temiz toprak ile gübre karışımı temiz kabul edilir. Çünkü bunda ihtiyaç vardır.” 

Tergîb-üs-Salât'ta deniyor ki:

“Bazı âlimlere göre gübre karışık sıva, temiz su ile yapılmış ve gübresi çamurdan az ise, temiz kabul edilir.”

İhtiyaç olduğu için hazırlanan karışımlardaki iki maddeden biri temiz ise ve necis olanın yerine temizini kullanmakta haraç varsa, birinci kavle göre karışımın da temiz olacağı anlaşılmaktadır. İspirtolu ilaçlar, kolonya, mürekkep, vernikler ve boyalar böyledir. Şafii mezhebinde, necis sıvıların, ilaç ve ıtriyat ıslahı için kullanılan miktarlarının affedildikleri, El-fıkh-ü alel-mezâhib-il-erbe'ada ve Molla Halîl Si'ridînin El-Ma'füvât kitâbının Süleyman bin Abdullah Si'ridî şerhinde yazılıdır. 

Haraç olduğu zaman, zayıf olan kavle uymak caiz olduğu, bu iki kitapta yazılıdır. Bunun için, zor durumda kalınca, Hanefi ve Şafii mezhebinde olanın, böyle karışımların çok miktarı ile birlikte namaz kılmaları caiz olmaktadır. Temiz kabul edilen ilacın, zaruret olmadan içilemeyeceği, kitaplarda yazılıdır.

Necis su ile inşa edilmiş, yapılmış fırında ekmek pişirilebilir. Necis toprakla yapılan küp, testi gibi şeyler, fırından çıkınca temiz olur.

Yemede, içmede, giyim kuşamda, ev içinde ve dışında kullanılacak eşyalarda, binek vasıtalarında iyi, güzel olanları yemek, içmek, giymek ve kullanmak gibi dinen haram işlemek veya kullanmak, yalnız zaruret miktarı caiz olur. Mubah olan şeyleri, farzları yapabilecek kadar kullanmak zarurettir ve farzdır. İhtiyacı karşılamak için kullanmak ise, sünnettir. İhtiyaçtan fazla olan şeyin menfaati varsa, menfaati için kullanmak caiz olur. Menfaati olmadığı zaman, zararı da yoksa ziynet olur. Vakar, hürmet, sevgi hasıl etmek ve çok şükretmek niyeti ile ziynet eşyasını kullanmanın Müstehab olduğu, İbni Âbidîn ve Bahr kitaplarında yazılıdır.

Hadîkada deniyor ki:

“Mubahlarda, şehrin âdetine uymamak şöhret olur. Bu ise, tahrimen mekruhtur. Saç, sakal boyamak böyledir.” 

Ziynet eşyasını kullanmak da böyledir. Gayrimüslimlerin yaşadıkları memleketlerde, İslâm’ın vakarını, şerefini korumak ve şöhretten, fitneden sakınmak vaciptir. Zararlı olan şeye fudul, abes ve mâlâyani denir. Bunu kullanmak tahrimen mekruh, farza mani olursa, haram, yani büyük günah olur.

Bahr-ür-Râıkda deniyor ki:

“Erkeğin tedavi için sürme çekmesi caizdir. Ziynet için çekmesi caiz değildir. Cemal ve Ziynet kelimelerini birbirleri ile karıştırmamalıdır. Cemal, çirkinliği gidermek, vakar sahibi olmak ve şükretmek için, nimeti göstermek demektir. Gösteriş, öğünmek için, nimeti göstermek, cemal olmaz, kibir olur. Nefsin zayıf, azgın olduğunu gösterir. Cemal ise, nefsin terbiye edilmiş, olgun olduğunu gösterir. ‘Allahü Teâlâ cemildir. Cemal sahiplerini sever’ Hadis-i Şerifi, cemal sahibi olmayı övmektedir. Cemal için yapılan bir şey, ziynete de sebep olursa, zarar vermez. Cemal için, temiz, güzel giyinmek mubahtır. Kibir için giyinmek ise, haramdır. Böyle giyinince, hâlinde, başkalarına karşı davranışında bir değişiklik olması, kibir alameti olur.”

Görülüyor ki, cemal, çirkinliğe, başkalarının iğrenmelerine, hakaret etmelerine sebep olacak şeyleri yapmamak, bunları izale etmek, gidermektir. Ziynet, başkalarını imrendirecek, onlara üstünlük sağlayacak, tepeden bakacak, öğünecek şeyleri yapmaktır. Cemal için, bulunduğu yerde âdet olan şeylerden, haram olmayan en iyilerini kullanmalıdır.

Bir kimsenin, bahçesinin veya arsasının içine istediği derinlikte kuyu, istediği yükseklikte bina yapmasında, dinen bir mahzur olup olmadığı konusunda Mecelle’nin 1194. Maddesinde deniliyor ki:

“Bir arsaya sahip olan, üstündeki boşluğa ve toprağın içine de malik olur. İstediği kadar yüksek bina ve derin kuyu yapabilir.”

Peygamber Efendimizin, saçlarını taramak için tarak kullanıp kullanmadığı konusunda da Mevâhib-i Ledünniyye’de deniyor ki:

“Resulullah Efendimiz misvakını ve tarağını yanından ayırmazdı. Mübarek saçını ve sakalını tararken aynaya nazar eyler, bakardı. Geceleri mübarek gözlerine sürme çekerdi.”

Allahü Teâlâ cümlemizi sevdiği kullarla haşreylesin, büyüklerin nasihatlerini dinleyen ve uyan Salih kullarından eylesin. (Amin)

NECİS KARIŞIMLARI KULLANMAK

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.