SECDE-İ SEHV GEREKMEYEN HALLER

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Efendim;

Son rekatta, Ettehıyyatü’den sonra birkaç dua okumak secde-i sehvi gerektirmez.

Ettehıyyatü veya Sübhaneke’den önce unutup Besmele çekmek secde-i sehvi gerektirmez.

Farz namazların 3. ve 4. rekatlarında Fatiha’dan önce, yanlışlıkla herhangi bir dua okumak secde-i sehvi gerektirmez.

Namazda unutup estagfirullah, elhamdülillah, Allahümmağfirli demek secde-i sehvi gerektirmez.

Sübhaneke’den sonra, Ettehıyyatü’yü, sonra da Fatiha’yı okumak secde-i sehvi gerektirmez.

Birinci rekâtta okuduğu zammı sureyi, unutup ikinci rekâtta tekrar okumak secde-i sehvi gerektirmez. Unuttuğu için mekruh da olmaz.

Zammı sure okurken bir veya birkaç âyet atlamak secde-i sehvi gerektirmez.

Başka bir namazı kılıp kılmadığını veya dünya işlerini düşünen, bir rüknün gecikmesine sebep olsa secde-i sehv gerekmez.

Namaz içinde secde-i sehv gerekip gerekmediğini düşününce secde-i sehv yapmak gerekmez.

Hiç lüzum yokken ihtiyaten secde-i sehv yapılmaz. (Mesela, kıraatte bir hata yapılması veya tadil-i erkanın tam yerine getirilmemesi gibi şüpheleri gidermek için...) Şüphe üzerine secde-i sehv olmaz. Kıraatte hata için yapılmaz. Kıraatte bir kelimeyi yanlış okuyunca veya bir harf sessiz çıkınca tekrar düzgün olarak okunduğunda, secde-i sehv gerekmez.

Namazda unutarak ikinci rekatta, önceki rekatta okuduğu zammı surenin evvelindekini okumak veya bir sure atlayarak okumak mekruh olur mu ve secde-i sehv gerekmez, unutarak bir önceki sureyi ve bir atlayarak okumak da mekruh değildir. Bunlar unutmadan da yapılsa secde-i sehv gerekmez.

Sehv secdesi yaparken sadece tehıyyatı okumak okumak yeterlidir. Evla olanı salli barikleri de okumaktır.

Namazda secde-i sehv yaparken secde bir defa yapılmaz, iki defa secde yapmak şarttır.

Secde-i sehvde Ettehıyyatü’yü okumak vacipdir.

Secde-i sehv unutulursa namazı tekrar kılmak gerekmez. Unutmak özürdür.

İmam, zammı surede yanıldı veya yanlışlıkla başka âyetlere atlayıp okumaya devam etmiş ise, bir şey yapmak gerekmez. Öyle yapılır. Secde-i sehv de gerekmez. Devam eder. Bilmeden müdahale etmemelidir.

İmama uyup cemaatle namaz kılarken, şaşıran kimse secde-i sehv yapmaz.

Namaz kılması haram olan üç vakitte, secde-i sehv caiz değildir.

Namazda zamm-ı sureden sonra yanlışlıkla, sadakallahülazim deyince secde-i sehv gerekmez.

Namazda, Sübhaneke’den önce veya sonra Ettehıyyatüyü okumak yahut Sübhanekeyi veya Salli Barik’leri ikişer defa okumak, Rabbena’dan başka, beş on dua daha okumak secde-i sehvi gerektirmez. Sübhaneke okunacak yer dua mahallidir. Orada başka dualar da okunsa yine secde-i sehvi gerektirmez. Yanılarak iki veya üç kere Sübhaneke okunsa, yine secde-i sehvi gerektirmez. Salli barikten sonra, Rabbena ile başlayan birçok âyeti kerimeyi dua niyetiyle okumak veya hadis-i şerif ile bildirilen duaları okumak selamı geciktirmek sayılmaz, secde-i sehv de gerekmez. Çünkü orası dua mahallidir.

Şafii ve Malikide selam verilince namazdan çıkılıyor. O halde, Hanefi bir imam sehiv secdesi yaparsa, Şafii veya Maliki onlar da selam verir. Çünkü secde-i sehv olduğunu biliyorlar. Namazdan çıkmaya niyet etmek farzdır. Burada secde-i sehv için selam verilince namazdan çıkmış olmuyorlar.

Secde-i sehvden sonra

İmam secde-i sehv yaparken veya yaptıktan sonra cemaate uyan, cemaat sevabına kavuşur.

Üç rekâtlık namazda, üçüncü rekâtta oturmayı unutarak, dördüncü rekâta kalkan kimse, secdeyi de, yaptıktan sonra hatırlasa, teşehhüte oturmadığı için, beşe tamamlamaz, dörde tamamlayıp selam verir. Namaz nâfileye döndüğü için, farzı tekrar kılmak gerekir. Eğer üçüncü rekâtta oturmuş olsaydı, unutup dördüncü rekâta kalkıp beşinci rekâtın da secdesini yapsaydı, o zaman beşe tamamlardı. Secde-i sehvle namazı da sahih olurdu. Son ikisi de nâfile olurdu.

Ettehıyyatü’den sonra az bir şey okuyarak, üçüncü rekâtı geciktirene, secde-i sehv gerekiyor. Burada az bir şey, yani (Allahümme) dese, yahut sadece (Al...) bile dese, secde-i sehv gerekir. 

Rükudan doğrulurken (Semiallahü limen hamideh) yerine, yanılıp (Allahü ekber) dense, secde-i sehv secde-i sehv gerekmez.

Namazda, secde-i sehvi gerektirmeyen bir duayı okumak mekruhtur. Çünkü, Namazda secde-i sehv gerekmese de bazı işler mekruhtur. Mesela namazda Kâfirun suresinden sonra, Nasr suresini okumak yerine Kevser suresi okunsa, secde-i sehv gerekmez, ama mekruh olur. Unutularak okunursa mekruh olmaz. Sübhaneke’den önce Besmele çekmek, başka dua okumak, mesela Ettehıyyatü’yü okumak gibi şeyler secde-i sehvi gerektirmese de, bunları bilerek yapmak caiz olmaz.

Farzların veya kaza namazının 3. ve 4. rekâtlarında kasten veya unutarak, Fatiha’dan sonra, zamm-ı sure okumak veya besmele çekmek, secde-i sehvi gerektirmez.

Sabah namazı kılınırken, sehv secdesi yapması gerekse, fakat secde-i sehv yapınca güneş doğacaksa, İkindiyi kılarken mekruh vakit girecekse, secde-i sehv yapılmaz, namaz mekruh da olmaz, vaktin darlığı sebebiyle secde-i sehvi sakıt olur. (Hindiyye) [Sakıt olmak: Düşmek, geçersiz hâle gelmek demektir.]

Secde-i sehv gerektiği halde, şüphelenip secde-i sehv yapmayanın da namazı sahih olur.

Namaz kılarken, sûre içinde bir âyet atlansa sehiv secdesi gerekmez.

Unutarak farzı tekrar eden, mesela üç secde yapan, secde-i sehv yapıyor. Secde-i sehv yanılma secdesidir. Yanılınca secde-i sehv yapılır. Kasten yapılınca Hanefî’de secde-i sehv kurtarmaz. Günah işlemiş olur. Günah işleyenin de, tevbe etmesi ve bir daha işlememesi gerekir.

Son iki rekâtta, Fatiha okumayı unutanın, Farz ve kaza namazlarında, secde-i sehv yapması gerekmez, çünkü farzların son iki rekâtında Fatiha okumak vacib değil, sünnettir. Nâfilelerde, sünnetlerde veya vitirde ise, her rekâtta Fatiha okumak vacib olup, biri unutulursa secde-i sehv gerekir. (Hindiyye)

Mâlikî ve Şâfiî’de, her rekâtta Fatiha okumak farzdır. Bir ihtiyaçtan dolayı bu iki mezhepten birini taklit edenin, okuması farzdır. Okumazsa namaz sahih olmaz. Secde-i sehvle de kurtulmaz.

İmam, akşamın farzının üçüncü rekâtında, yatsının farzının üçüncü veya dördüncü rekâtında, sessiz okuması gerekirken sesli okursa, secde-i sehv gerekir.

Namazda esnerken okumaya devam etmezsek, bir rükün geçeceği için secde-i sehv gerekmez. Esnemek elimizde değildir. Esneme bitene kadar ağzımızı kapatırız. Secde-i sehv de gerekmez.

Bir kimse, unutarak önce zamm-ı sûreyi, sonra Fâtiha’yı okusa, yerleri değiştiği için secde-i sehv gerekir. Fatiha’yı, zamm-ı sûreden sonra okuyana, secde-i sehv gerekir. Fakat Fâtiha'yı okuyup zammı sûreden sonra tekrar okursa, secde-i sehv gerekmez. (Hindiyye)

Birinci veya ikinci rekâtta Fâtiha'yı okumayı unutup zamm-ı sûre okuyan ve sonra Fâtiha’yı okumadığını rükûa gitmeden önce hatırlayan kimse Fâtiha'yı, sonra zammı sûreyi okur. Secde-i sehv de yapar. (Hindiyye)

Secde-i sehv yaparken yanılınca, tekrar secde-i sehv gerekmez. Bir namazda ancak bir kere secde-i sehv yapılır. (Hindiyye)

Birinci rekâtta, Euzü Besmele'yi veya Sübhaneke’yi unutana, Vacib olmayıp sünnet olduğu için secde-i sehv gerekmez. (Hindiyye)

Secdeye giderken, secdeden kalkarken veya rükûa inerken Allahü ekber demeyi unutana secde-i sehv gerekmez. Bunlara intikal [geçiş] tekbirleri denir. Sünnet olan bu tekbirleri unutana secde-i sehv gerekmez.

Unutarak teşehhüdün bir kısmı terk edilse, secde-i sehv gerekir. (Hindiyye)

Namazda bir sûre veya âyet okurken yanılıp okuyamadığı için başka bir sûreye geçenin, secde-i sehv yapması gerekmez. (Hindiyye)

Dalgınlıkla Fâtiha'dan önce Ettehıyyatü veya salli barik okunursa secde-i sehv gerekmez, fakat Fâtiha'dan sonra okunursa secde-i sehv gerekir. (Hindiyye)

Allahu Teâlâ cümlemizi Kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)

SECDE-İ SEHV GEREKMEYEN HALLER

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.